İştirak edilen şirketin % 50 hissesinin dar mükellef kuruma devredilmesinden elde edilen hasılatın iştirakin sermaye artışında kullanılması durumunda
İştirak edilen şirketin % 50 hissesinin dar mükellef kuruma
devredilmesinden elde edilen hasılatın iştirakin sermaye
artışında kullanılması durumunda KVK 5/1-e istisnasının
uygulanıp uygulanamayacağı hk.
Sayı:
93767041-125[5-2016-9]-85
Tarih:
11/11/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
Sayı : 93767041-125[5-2016-9]-85 11.11.2016
Konu : İştirak edilen şirketin % 50
hissesinin dar mükellef kuruma
devredilmesinden elde edilen
hasılatın iştirakin sermaye artışında
kullanılması durumunda KVK 5/1-e
istisnasının uygulanıp
uygulanamayacağı hk.
İlgide kayıtlı özelge talebiniz ile, şirketinizin Türk Ticaret Kanununa göre esas gayesi başka
işletmelere iştirak olan holding şirketi olduğu, … A.Ş.'ye ait hisse senetlerinin 04/11/1975 tarihinde
tescil edilmesinden itibaren şirketinizin aktifinde kayıtlı bulunduğu ve defterinizin "24- Mali Duran
Varlıklar" grubundaki hesaplarda izlendiği, … A.Ş. hisselerinin %50'sinin Türkiye'de uzun vadeli
yatırım planlayan dar mükellef kurumsal bir yatırımcıya devredileceği, hisse satış işlemi
tamamlandıktan sonra alıcı şirket ile imzalanan satış sözleşmesi gereği … A.Ş.'de nakdi sermaye
artışı yapılacağı belirtilerek, bu satış işleminden elde edilen kazancın … A.Ş.'ye nakdi sermaye artışı
olarak kullanılması durumunda elde edilecek kazanca 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca istisna uygulanıp uygulanmayacağı hususunda
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde;
kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı
süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan
kazançların %75'lik kısmının anılan bentte sayılan şartlar dahilinde kurumlar vergisinden istisna
olduğu, istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka
bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılacağı, aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve
bölünmeler hariç) halinde de bu hükmün uygulanacağı ve menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve
kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından eldeettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.
Konuya ilişkin açıklamalar 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 seri
no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri,
intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası" başlıklı bölümünde yapılmış olup, söz
konusu Tebliğin "5.6.2.3.2. Satış kazancının fon hesabında tutulması " başlıklı bölümünde;
"…
Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde başka bir hesaba
nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da
kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergiler,
vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
…"
açıklamalarına yer verilmiş, "5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ile
uğraşılmaması" başlıklı bölümünde ise;
"Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna
kapsamı dışındadır.
İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu
menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve
ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları
mümkün değildir.
Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu
değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da
geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis
ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz
ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı
ise istisnaya konu edilmeyecektir.
..."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Öte yandan mezkur tebliğin "5.6.2.3.4.2. Holding Şirketlerin Durumu" başlıklı bölümünde,
"Türk Ticaret Kanununa göre, gayesi esas itibarıyla başka işletmelere iştirakten ibaret olan
holding şirketlerin (aktiflerinde iştirak amacıyla iktisap edildiği ve elde tutulduğu ispat ve tevsik
edilen iştirak hisseleri hariç olmak üzere) iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar için istisna
uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Bu çerçevede, şirketlerin iktisap ettikleri diğer şirketlere ait hisse senetlerini veya ortaklık
paylarını, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca "11-Menkul Kıymetler" veya "24-Mali
Duran Varlıklar" gruplarındaki hesaplarda izlemeleri gerekmektedir. Kısa vadeli fiyat
değişimlerinden yararlanarak kâr elde etmek amacıyla, geçici bir süre elde tutulmak üzere alınan
hisse senetleri veya ortaklık payları "11-Menkul Kıymetler" grubundaki hesaplarda izlenmektedir.
Holding şirketlerin söz konusu hesapta izlenmesi gereken hisse senetleri veya ortaklık paylarının
bulunması halinde, bunların satışından doğan kazançlar, istisnadan yararlandırılmayacaktır. Ancak,
holding şirketlerin "24-Mali Duran Varlıklar" grubundaki hesaplarda izlemesi gereken iştirak
hisselerinin satışından doğan kazançların ise diğer şartların da sağlanmış olması halinde, sözü
edilen istisnadan yararlanabileceği tabiidir.
Ancak, holding şirketlerin esas faaliyeti taşınmaz ticareti olmadığından bu şirketlerin aktifinde
yer alan taşınmazların satışından elde edilen kazançları dolayısıyla istisnadan yararlandırılmaları
gerekmektedir."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun madde gerekçesinde;
"Aynı şekilde, elden çıkarılan taşınmaz veya iştirak hissesinden sağlanan likiditenin yine atıl
hale dönüşmesine neden olacak şekilde fonksiyonel olarak benzer sabit kıymetlere kanalize
edilmesi durumu, istisna uygulaması ile sağlanması öngörülen amaca uygun düşmeyecektir.
Örneğin, şehrin bir bölgesindeki kullanılmayan bir arazinin satılıp başka bir bölgesinden bir süre
sonra rant sağlamak amacıyla yeni bir arazi alınması durumunda, firmanın faaliyetleri açısından
sağlanmış ekonomik katkı söz konusu olmayacağından, istisnanın amacına ters düşmektedir. Diğer
taraftan, şehrin kenar mahallesinde bulunan bir binanın satılarak, şehir merkezinde faaliyet
göstermek amacıyla merkezde bir bina alınması durumunda ise, firma faaliyetleri açısından açık bir
ekonomik katkı söz konusu olduğundan istisna uygulamasının amacına uygun bulunmaktadır."
ifadelerine yer verilmiştir.Bu istisnayla, kurumların bağlı değerlerinin nakde çevrilerek, işletmelerin sağlam mali
kaynaklara kavuşturulması ve maddenin gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere işletmelerin bağlı
değerlerinin nakde dönüştürülmesi yoluyla aktif bir şekilde ekonomiye katılması, finansman
sıkıntılarının giderilmesi, faaliyetlerinin öz kaynaklarla devam ettirilebilmesi ve mali yapılarının
güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Bir işletmenin bağlı değerlerinin satılarak sağlanan hasılatın aynı
veya başkaca bağlı değerler alınması amacıyla kullanılması halinde kanun koyucunun bu istisnayla
gerçekleştirmeye çalıştığı amaç sağlanamayacaktır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, iştirak amacıyla elde tutulan iştirak
hisselerinin satışından elde edilen kazançlarla ilgili olarak, şartların sağlanması kaydıyla, Kurumlar
Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen istisnadan
yararlanılması mümkündür. Ancak iştirak hissesi satışından elde edilen hasılatın, iştirak hisselerini
sattığınız iştirakinizin sermaye artışında kullanılması durumunda, hasılatın sermaye artışında
kullanılan kısmıyla ilgili olarak bu iştirak hissesi satışından doğan kazanç için anılan istisnadan
yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.