15 yıl süre ile Petrol Ofisi A.Ş. lehine bedelsiz tesis edilen İntifa hakkından İlişik Kesme Belgesinin aranıp aranmayacağı hk.
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-860
Özelge Tarihi
19.09.2012
15 yıl süre ile Petrol Ofisi A.Ş. lehine bedelsiz tesis edilen
İntifa hakkından İlişik Kesme Belgesinin aranıp
aranmayacağı hk.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı :B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-860 19/09/2012
Konu:15 yıl süre ile Petrol Ofisi A.Ş. lehine bedelsiz tesis edilen İntifa
hakkından İlişik Kesme Belgesinin aranıp aranmayacığı
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekinde; ... ve ... adına ½'er hisselerle kayıtlı ...
mahallesi 1 pafta 791 parsel nolu 69,508 m2 miktarındaki Kargir 105 ambar, 1
kahvehane, 2 idare binası, 1 benzin istasyonu ve bahçesi vasıflı taşınmaz mal üzerindeki
R Blok 1 nolu taşınmaz üzerine 15/12/2001 tarih ve 7946 yevmiye ile ... . adına bedelsiz
intifa hakkı tesis edildiği belirtilerek, adı geçen şirketin intifa hakkından feragat etmesi
nedeniyle 2001 yılında kurulan bedelsiz intifa hakkından veraset ilişiğinin aranıp
1
aranılmayacağı hususundaki Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Özelge talep formunun ekinde yer alan intifa hakkına ilişkin tapu kayıtlarının
incelenmesinden, sözü edilen taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesisi için ... lehine 130.000.-
TL tutarında ipotek tesis ettirildiği, dolayısıyla taşınmazın şirket kullanımına bedelsiz
olarak bırakılmadığı; ayrıca nakten ödeme yapılmamış olsa dahi taşınmaz üzerindeki
tesislerin yenilenmesi veya yeni tesisler inşa edilerek kira süresi sonunda bunların
taşınmaz sahiplerine bırakılması şeklinde ayni olarak menfaat sağlanmış olması da
ihtimal dahilinde olduğu anlaşılmıştır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların
veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan
diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, (d) bendinde de ivazsız
intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği
hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, ... ve ... sahibi oldukları gayrimenkul üzerinde ... adına 2001 yılında
bedel karşılığı kurulduğu anlaşılan intifa hakkının ivazlı bir intikal olması nedeniyle bu
intikalin veraset ve intikal vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinde; kurumlar vergisinin
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç
hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve
"tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve
mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül
etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya
borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir
veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk
etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun,
özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet veya tutar itibarıyla kesinleştiği dönem
kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İntifa Hakkı ve Diğer İrtifak
Hakları" başlıklı bölümünde intifa hakkının; taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal
varlığı üzerinde kurulabileceği, intifa hakkının sahibinin hakkın konusu olan malı
zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahip
olduğu belirtilmektedir.
Buna göre, üçüncü kişi lehine intifa hakkı kuran taşınmaz malikinin mülkiyet
hakkının devam etmesi (bu kapsamda taşınmazı devredebilmesi, rehin edebilmesi
2
veya satabilmesi); malikin yükümlülüğünün sadece, intifa hakkı sahibinin söz konusu
taşınmazdan, bu hakkın tanıdığı süreler dahilinde yönetme, kullanma ve
yararlanmasına rıza göstermekten ibaret olması hususları dikkate alındığında, intifa
hakkı suretiyle taşınmazın kullandırılması işleminin kiralama olarak değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Diğer bir deyişle, intifa hakkı tesisinde satım akdinin en önemli unsuru olan
"mülkiyetin nakli" söz konusu olmamakta sadece ilgili taşınmazı zilyetliğinde
bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkileri belli süreyle sınırlı
olarak kiracıya devredilmektedir.
Dolayısıyla; kira akdi, kiralayanın kiracının ödediği veya ödeyeceği bir bedel
mukabilinde bir şeyin veya bir hakkın kullanılmasını belli bir süre için kiracıya terk
etmeyi taahhüt ve iltizam etmesi olarak tarif edilebileceğinden intifa hakkı tesisi
işleminin de kiralama niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70'inci maddesinde, mal ve hakların sahipleri,
mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya
verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme
bağlanmıştır.
Mezkûr Kanun'un 94'üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerin, bentler
halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben
yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya
mecbur oldukları hükme bağlanmış olup söz konusu fıkranın (5/a) bendi uyarınca,
70'inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerde tevkifat
oranı % 20 olarak belirlenmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, ... . tarafından intifa hakkının süresi
dolmadan, haktan feragat edilmesi ve kalan süreye isabet eden ödemenin geri
alınmaması durumunda, taşınmazın sahibi olan şahıslar tarafından, kalan süreye
isabet eden ödemenin veya sağlanan menfaatin gayrimenkul sermaye iradı olarak,
aynı Kanun'un 86'ncı maddesine göre yıllık beyanname ile beyan edilmesi
gerekmektedir.
Bu itibarla, ... ve ... sahibi oldukları gayrimenkul üzerinde ... adına 2001 yılında
bedel karşılığı kurulduğu anlaşılan intifa hakkının ivazlı bir intikal olması nedeniyle söz
konusu gayrimenkullerle ilgili veraset ve intikal vergisi yönünden ilişik kesme belgesinin
aranılmaması gerekir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
3
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.