1997 de teslim alınan ancak 2009 tarihinde vefa hakkı tesis edilmek suretiyle devredilen gayrımenkulün elden çıkarılmasında iktisap tarihinin ne olaca
Özelge: 1997 de teslim alınan ancak 2009 tarihinde vefa
hakkı tesis edilmek suretiyle devredilen gayrımenkulün
elden çıkarılmasında iktisap tarihinin ne olacağı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK mük.80-738
Tarih:
13/06/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK mük.80-738 13/06/2011
Konu : 1997 de teslim alınan ancak 2009 tarihinde vefa hakkı
tesis edilmek suretiyle devredilen gayrımenkulün elden
çıkarılmasında iktisap tarihinin ne olacağı.
İlgi tarihli özelge talep formunuzda; .....Vergi Dairesinin ..... vergi kimlik numaralı mükellefi
olduğunuzu, ortağı bulunduğunuz .......A.Ş ve holding bünyesindeki şirketlerin .....Bankası A.Ş'ye
olan kredi borçlarından dolayı tasfiyesine ve kredi borçlarının tasfiyesi için anılan bankaya, adınıza
tescilli taşınmazı vefa hakkı karşılığı devretmeniz halinde, taşınmazın iktisap ediş tarihinin
belirlenmesinde sözleşmede belirlenen vefa hakkının ....Bankası A.Ş'den geri alındığı tarihin mi
yoksa gayrimenkulü ilk iktisap ettiğiniz tarihin mi dikkate alınacağı hakkında bilgi talep edildiği
anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Değer artışı kazançları" başlıklı mükerrer 80"inci maddesinde;
hangi mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olacağı
belirtilmiş ve bunların neler olduğu da bentler halinde sıralanmıştır.
Öte yandan, söz konusu maddenin (6) numaralı bendinde, "6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız
olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı
bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları
gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından
doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri
tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)
Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz
karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret
şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Bir takvim yılında elde edilen değer artış kazancının menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 Yeni Türk Lirası (278 seri no.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2011 tarihinden itibaren 8.000 TL.) gelir vergisinden
müstesnadır." hükmü yer almıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "2. Sözleşmeden doğan önalım hakkı" ve "3.Alım ve geri alım
hakları" başlıklı 735 ve 736'ncı maddelerinde;
"Sözleşmeden doğan önalım hakkı
MADDE 735- Tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden doğan önalım hakkı, şerhte belirtilen sürede
ve belirtilen koşullara göre her malike karşı kullanılabilir. Kütükte koşullar belirtilmemişse
taşınmazın üçüncü kişiye satışındaki koşullar esas alınır.Şerhin etkisi her durumda, şerhin verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer. Yasal
önalım hakkının kullanılmasına ve vazgeçmeye ilişkin hükümler sözleşmeden doğan önalım
hakkında da uygulanır.
3.Alım ve geri alım hakları
MADDE 736.- Tapu kütüğüne şerh verilen alım ve geri alım hakları, şerhde belirtilen süre içinde
her malike karşı kullanılabilir.
Şerhin etkisi, her durumda, şerhin verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer." hükmü
yer almıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tapuda vefa hakkı şerhi konularak yapılan satış
neticesinde, söz konusu gayrimenkulün alan tarafından satılması halinde Türk Medeni Kanununda
belirtilen süre dahilinde sadece vefa hakkı tesis edilen kişiye öncelik tanınmasıdır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; Haziran 1997 tarihinde iktisap ettiğiniz ve 2009 yılında lehinize
vefa hakkı tesis edilmek suretiyle ....Bankası A.Ş'ye devrettiğiniz gayrimenkulü adınıza tesis edilmiş
bu hakkı kullanarak yeniden devir almanız halinde her bir devir işlemi tapuda yeni bir tescil
gerektirmektedir.
Bu nedenle, söz konusu gayrimenkul üzerine lehinize vefa hakkı tesisi suretiyle yaptığınız devir
işleminin elden çıkarma olarak, anılan gayrimenkul üzerinde lehinize tesis edilmiş vefa hakkının
kullanılması suretiyle devir alınması işleminin de yeni bir iktisap olarak değerlendirilmesi
gerekmekte olup, anılan gayrimenkulün iktisap tarihi olarak vefa hakkı kullanılmak suretiyle
devralınarak tapuda adınıza tescil edildiği tarihin dikkate alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, bu şekilde iktisap ettiğiniz gayrimenkulü iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde elden
çıkarmanız halinde elde edeceğiniz kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi
gerekeceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.