5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlık tutarlarının sermayeye ilave edilirken ticaret siciline tescil ettirilip ettirilmeyeceği hk.
Özelge: 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlık
tutarlarının sermayeye ilave edilirken ticaret siciline tescil
ettirilip ettirilmeyeceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-17-573
Tarih:
15/09/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-17-573 15/09/2010
Konu : 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilen varlık
tutarlarının sermayeye ilave edilirken ticaret siciline tescil
ettirilip ettirilmeyeceği
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile ... Vergi Dairesinin ... vergi numarasında kayıtlı mükellefi
olduğunuzu, bilanço esasına göre defter tuttuğunuzu, 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye
Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında ... tarihinde 300.000,00 -TL beyanda bulunduğunuzu
belirterek, 22.06.2010 tarihine kadar sermayeye ekleyeceğiniz bu tutarı yine aynı tarihe kadar ...
Ticaret Siciline tescil ettirme zorunluluğunuzun olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan görüş
talep etmektesiniz
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanununun 5917 sayılı
Kanunla değişik 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince
sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 01.06.2009 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında
işletmenin öz kaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçları ile taşınmazlar, 30.09.2009 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi
dairelerine beyan edilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre
213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı
kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açacaklar. Bu fon
hesabı, sermayenin cüz'ü addolunur ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave
olunur." hükmü yer almaktadır.
Aynı maddenin yedinci fıkrasında ise ikinci fıkra uyarınca beyanda bulunulduğu halde bilânço
esasına göre defter tutan mükelleflerce süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması halinde
beşinci fıkra hükmünden yararlanılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bildirim ve beyan süreleri 30.09.2009 tarih ve 27362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2009/15456
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 31.12.2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
Konu ile ilgili olarak 1 seri no.lu 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması
Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliğin "3.5.2.1. Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce
yapılacak işlemler" başlıklı bölümünde; bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin taşınmazlar
dışındaki varlıklarını, öncelikle banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırmaları gerektiği, bu
şekilde banka veya aracı kurumlara yatırılarak varlığı ispatlanan varlıkların, bu tutarlar üzerinden
yasal defterlere kaydedilmesinin mümkün olacağı, Kanun hükümlerine göre yasal defterlere
kaydedilen varlıklar için pasifte özel fon hesabı açılacağı, bu fon hesabının, sermayenin cüz'ü
addolunacağı ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edileceği açıklamasına yer
verilmiştir. Dolayısıyla fon hesabının altı ay içinde sermayeye ilave edilmemesi halinde Kanunun 3
üncü maddesinin beşinci fıkra hükmünden yararlanılamayacaktır. Buna göre, 5811 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmü çerçevesinde mahsup
imkanından faydalanılabilmesi için, anılan Kanun kapsamında beyan edilen varlıkların yasal
defterlere kaydedilip pasifte özel bir fon hesabına alınması ve fon hesabına alınan söz konusu varlık
tutarlarının ticaret siciline tescil ettirilmeksizin beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye
ilave edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü V.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.