5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilip tescilinin yapılarak sermayeye ilave edilen arsanın satışında Kurumlar Vergisi Kanunu ve KDV uygulaması hk.
Özelge: 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilip
tescilinin yapılarak sermayeye ilave edilen arsanın satışında
Kurumlar Vergisi Kanunu ve KDV uygulaması hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17-377
Tarih:
31/01/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17-377 31/01/2012
Konu : 5811 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen ve sermayeye
eklenen taşınmazın satışının Kurumlar Vergisi Kanunu ve
Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumu
İlgide kayıtlı özelge talep formu ile firmanızın ortaklarından ......'a ait arsanın 5811 sayılı
Kanun kapsamında firmanız adına beyan edilip tescilinin yapılarak sermayeye ilave edilmesinden
sonra satışının Kurumlar Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu karşısındaki
durumu hakkında görüş sorulmaktadır.
I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
22/11/2008 tarihli ve 27062 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5811 sayılı
Kanunun 5917 sayılı Kanunla değişik 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 01/06/2009 tarihi itibarıyla kanuni defter
kayıtlarında işletmenin öz kaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 31/12/2009 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden
rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilmesi gerektiği, bilanço esasına göre defter tutan
mükelleflerin, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine,
taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle
kaydederek pasifte özel fon hesabı açmaları gerektiği, bu fon hesabının, sermayenin cüz'ü
addolunacağı ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunması gerektiği
hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin altıncı fıkrasında, beyan edilen varlıklarla ilgili olarak
213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, bu varlıkların elden
çıkarılmasından doğan zararların, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya
indirim olarak kabul edilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre, 5811 sayılı Kanun uyarınca aktife alınarak sermayeye eklenen
taşınmazların satışına yönelik olarak anılan Kanunda kısıtlayıcı herhangi bir hükmün yer almaması
nedeniyle, söz konusu Şirketçe 5811 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen taşınmazın Şirket
ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla satılmasında anılan Kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, anılan taşınmazın satışından zarar doğması halinde doğacak zararın söz
konusu şirketin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim konusu yapılması
mümkün bulunmamaktadır. Ancak, bu satıştan kar elde edilmesi durumunda ise söz konusu satış
karının kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
KDV Kanununun; 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
17/4-r maddesinde; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin
mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık
taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve
teslimlerinin vergiden istisna olduğu,
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamında yer almadığı,
İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı
döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin teslimin yapıldığı hesap
dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı
hükme bağlanmıştır.
Buna göre, Şirketinizin söz konusu taşınmazın ticaretini yapmaması ve taşınmazın en az 2
tam yıl süreyle Şirketiniz aktifinde bulunması halinde, bu taşınmazın satışı KDV Kanununun 17/4-r
maddesine göre KDVden istisnası olacaktır. Aksi halde bu satış işlemi genel hükümlere göre KDV ye
tabi tutulacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.