5811 sayılı Kanun kapsamında tarhiyat yapıldıktan sonra beyanda bulunan mükelleflerin mahsup uygulaması hk.

Özelge: 5811 sayılı Kanun kapsamında tarhiyat yapıldıktan
sonra beyanda bulunan mükelleflerin mahsup uygulaması
hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-7-286
Tarih: 
20/04/2010
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-5811-7-286 20/04/2010
Konu : 5811 sayılı Kanun kapsamında  tarhiyat yapıldıktan sonra  
beyanda bulunan mükelleflerin mahsup uygulaması
 
İlgide kayıtlı dilekçenizde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasında kayıtlı kurumlar
vergisi mükellefi olduğunuz, 29/12/2009 tarihinde 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye
Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında beyanda bulunduğunuz, Milli Emlak Denetmenleri
Başkanlığı'nın 07/04/2009 tarihli ve 1/36 sayılı yazı ve ekindeki listeye ilişkin, ... Lisesi ile 2005,
2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında yapılan sözleşmelere istinaden damga vergisi beyannameleri
ile sorumlu sıfatıyla KDV beyannamelerini vermediğinizin anlaşılması üzerine, vergi dairesince ilgili
yıllara ait Vergi/Ceza ihbarnamesi ile tarhiyat yapıldığı ve söz konusu tarhiyatların 11/12/2009
tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup yapılan tarhiyatlara ait matrah farklarından 5811 sayılı
Kanun uyarınca beyan edilen tutarların mahsup edilip edilmeyeceği hakkında Başkanlığımız
görüşünü sormaktasınız.
5811 sayılı Kanunun 5917 sayılı Kanunla değişik 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında; gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak 1/6/2009 tarihi
itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin öz kaynakları arasında yer almayan para, altın,
döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 30/09/2009 tarihine
kadar  Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Bildirim ve beyan süreleri, 30/09/2009 tarih ve 27362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
2009/15456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 31/12/2009 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatılmıştır.
Aynı maddenin beşinci fıkrasında da "Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan
edilen varlıklar nedeniyle 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi
incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra başlayan 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu
gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu kanun
kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi
koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin
mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki,
indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah
tutarı, % 18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanuna 5917 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 4'üncü maddede ise, bu Kanunda yapılan
değişiklik ve süre uzatımı sonucu beyanda bulunanlardan 19/6/2009 tarihinden önce haklarında
vergi incelemelerine başlanmış olanların, bu incelemelerle ilgili olarak Kanunun 3' ncü maddesinin
beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmiştir.
Buna göre, 19/6/2009 tarihinden önce incelemesi başlamış olan dönemler Kanun kapsamındaolmayıp,  bu tarihten sonra incelemesine başlanılan dönemler ile ilgili olarak ise,  sürdürülen
inceleme henüz tamamlanmadan ve vergi dairesince gerekli tarhiyatlar yapılmadan Kanun
kapsamında beyanda bulunulması halinde, beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat
yapılacaktır.
Konuya ilişkin olarak adı geçen vergi dairesi müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde alınan yazı
ve eklerinden; ... Lisesi ile 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında yapmış olduğunuz
sözleşmelere istinaden; damga vergisi ve sorumlu sıfatı ile KDV beyannamelerini vermediğinizin
anlaşılması üzerine sözleşmelerde belirtilen miktarlar üzerinden ilgili yıllarda şirketiniz adına
09/12/2009 tarihli vergi/ceza ihbarnameleri ile cezalı tarhiyatlar yapıldığı, 29/12/2009 tarihinde ise
5811 sayılı Kanun Kapsamında Türkiye' de Sahip Olunan Varlıklara ilişkin Vergi Beyannamesi ile
beyanda bulunduğunuz anlaşılmıştır.
Buna göre, şirketiniz hakkında bir vergi incelemesi yapılmaksızın vergi dairesinin tespiti üzerine
Vergi Usul Kanunu' nun 30'ncu maddesine istinaden 09.12.2009 tarihinde re'sen tarhiyat  yapılması
ve şirketinizce 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun
kapsamında 29/12/2009 tarihinde beyanda bulunulması nedeniyle,  anılan Kanun kapsamında beyan
edilen tutarların sorumlu sıfatıyla verilmeyen KDV beyannamelerine ilişkin yapılan tarhiyattan
mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, şirketiniz hakkında 19/06/2009 tarihinden sonra 01/01/2008 tarihinden önceki
dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi incelemesine başlanılması halinde  5811 sayılı Kanun
kapsamında beyanda bulunduğunuz tutarları, inceleme sonucu bulunacak matrah farklarından
yasada öngörülen şartlar dahilinde mahsup etme hakkınız bulunmaktadır.
Bununla birlikte, Kanun kapsamında bildirim veya beyan dışındaki herhangi bir nedenle, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi yapılması halinde, bu
incelemeler sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah
farklarından Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlar mahsup edilebilecektir.
Ayrıca, damga vergisi 5811 sayılı Kanun kapsamında mahsup edilebilecek vergiler arasına
girmediğinden,  bu  vergilere  ilişkin  tarhiyatların  mahsup  konusu  yapılabilmesi  mümkün
bulunmamaktadır. Damga vergisi istisnasına ilişkin açıklamalar ise 1 Seri No.lu 5811 Sayılı Bazı
Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna ilişkin Genel Tebliğin 3.7. bölümünde
yapılmıştır. 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
  Vergi Dairesi Başkanı a.
Gelir İdaresi Grup Müdürü
V.
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.