5811 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen ve sermayeye eklenen taşınmazın satışı hk.
Özelge: 5811 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen ve
sermayeye eklenen taşınmazın satışı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17.4-2025
Tarih:
17/11/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17.4-2025 17/11/2011
Konu : 5811 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen ve sermayeye
eklenen taşınmazın satışı
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; aktifinize kayıtlı gayrimenkulün nakit ihtiyacı gereği
satılarak sermayeye eklenmesinin mümkün olup olmadığı; mümkünse uygulanması gereken KDV
oranının ve yapılacak işlemlerin bildirilmesi talep edilmektedir.
- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 3 üncü
maddesinin ikinci fıkrasına göre; gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve
Türkiye'de bulunan ancak 1/6/2009 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin öz
kaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçları ile taşınmazlar, 30/9/2009 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi
dairelerine beyan edilir.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun
uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki
hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin
cüz'ü addolunur ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunur.
Aynı maddenin altıncı fıkrasında da beyan edilen bu varlıkların elden çıkarılmasından
doğan zararların, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak
kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
1 seri No.lu 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna
İlişkin Genel Tebliğde beyan, kayıt, sermayeye ilave ve mahsuba ilişkin ayrıntılı açıklamalar
yapılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz tarafından 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan
edilen taşınmazların tapuda şirket adına tescil edilmesi, fon hesabına alınarak 6 ay içerisinde
sermayeye ilave edilmesi, fon hesabına alınan tutarlara ilişkin olarak tahakkuk eden verginin
vadesinde ödenmesi gerekmektedir.
5811 sayılı Kanun uyarınca şirket adına tescil edilerek aktife alınan taşınmazların satışına
yönelik olarak anılan Kanunda kısıtlayıcı herhangi bir hükmün yer almaması nedeniyle, söz konusu
taşınmazın Şirketinizin nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla satılmasında anılan Kanuna aykırılık
bulunmamaktadır. Ancak, anılan taşınmazın elden çıkarılmasından zarar doğması halinde ise bu
zararın gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmeyeceği tabiidir.
Öte yandan, 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendinde;
"Kurumların, en az iki tam yılsüreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri
ileaynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından
doğan kazançların %75 lik kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır.
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan
kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur.
Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi
şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğratılmış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka
bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler
hariç) halinde de bu hüküm uygulanır. ...
Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır."
hükmü yer almaktadır.
Bununla beraber, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6. Taşınmazlar ve
iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası"
başlıklı bölümünde konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmektedir.
Bu çerçevede, 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilerek aktife kaydedilen taşınmazın
aktifte iki yıl tutulduktan sonra satılması halinde, satıştan doğan kazancın %75'inin 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 5 incimaddesi birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlarla
istisnadan faydalanması mümkün bulunmaktadır.
-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesinde;
- kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl
süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile
bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin
(müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin vergiden istisna
olduğu,
- istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamında yer almadığı;
istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme
kadar indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı,
hükme bağlanmıştır.
Buna göre, söz konusu gayrimenkulün 2 yıl şirket aktifinde kaldıktan sonra satışı,
şirketinizin taşınmaz ticareti ve kiralamasıyla uğraşmaması ve söz konusu taşınmazı bu amaçla
aktifinde bulundurmaması kaydıya KDV den istisna olacak, aksi takdirde bu satış işlemi genel
esaslar çerçevesinde KDV ye tabi tutulacaktır.
Öte yandan, KDV oranlarının belirlendiği 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine
ekli I sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m2' ye kadar konut teslimlerinde KDV oranı %1
olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla, söz konusu taşınmaz tesliminin Kanunun 17/4-r maddesine göre KDV den istisna
olmaması halinde, taşınmaz konut mahiyetinde ve 150 m2' nin altında ise %1, 150 m2' nin üzerinde
veya arsa, arazi, işyeri vb. mahiyette ise genel oranda (%18) KDV hesaplanacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.