Acentenin bireysel emeklilik sigorta sözleşmelerine ilişkin komisyon gelirinin kurum kazancına dahil edileceği dönem, iptal edilen komisyon tutarının

Acentenin bireysel emeklilik sigorta sözleşmelerine ilişkin
komisyon gelirinin kurum kazancına dahil edileceği dönem,
iptal edilen komisyon tutarının durumu hk.
Sayı: 
11395140-105[VUK1-19771]-1050064
Tarih: 
22/11/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
Sayı :11395140-105[VUK1-19771]-1050064 22.11.2018
Konu :Tahakkuk ettirilen komisyon tutarının 
vergi mevzuatı açısından durumu.
  
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin sigorta acentesi olarak faaliyet gösterdiğini,
bireysel emeklilik şirketinden her bireysel emeklilik sözleşmesi için yıllık gelir tutarı esas alınarak
sözleşme şartlarına ve komisyon oranına göre avans komisyonu adı altında komisyon elde edildiği,
şirket ile yapılan sözleşme gereği tahakkuk ettirilen tutarların hak edilebilmesi için her müşterinin
48 ay boyunca sistemde kalması gerektiğini, bu süre içerisinde müşterinin herhangi bir zaman
diliminde bireysel emeklilik sigorta sisteminden çıkmak istemesi halinde acentenin sözleşme
başlangıcında tahakkuk ettirilen komisyon geliri tutarının 48 aylık süre şartına göre kalan kısmı
kadar iptal komisyonu olarak kesildiğini, müşterinin 48 ay sistemde kalması halinde komisyon
tutarının tamamını hak ettiklerini belirterek, bu durumda alınan komisyon bedelinin dönemsellik
ilkesine göre değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımızdan görüş talep
edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum
kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
belirtilmektedir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari kazancın tarifi" başlıklı 37 nci maddesinin birinci
fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş
olup ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 38 inci maddesinde bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin
hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında
sahip ve sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen
değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul
Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile anılan kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine
uyulacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke
geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş
olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden
kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik
ilkesi gereğince işletmenin sürekli kabul edilen ömrü belli dönemlere bölünür ve her dönemin
faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanır. Gelir ve giderler tahakkuk esasına
göre muhasebeleştirilerek hasılat, gelir ve karlar aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarlakarşılaştırılır.
Tahakkuk, gelir ve giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Tahakkuk
esasında, geliri doğuran muamelelerin eksiksiz olarak tekemmül etmiş olması, gelirin elde edilmiş
sayılması için yeterlidir. Diğer bir ifade ile tahakkuk esasında vergilendirme yapılabilmesi için,
alacak hakkının doğmuş olması gerekir. Gerek hasılat gerekse giderlerin hangi hesap dönemine
ilişkin olduğunun tespiti açısından hasılatın tahsil edilip edilmediğinin, giderlerin ise ödenmiş olup
olmadığının bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, sigorta şirketi ile şirketiniz arasındaki sözleşme kapsamında
düzenlediğiniz bireysel emeklilik sigorta sözleşmelerine ilişkin komisyon geliri söz konusu sigorta
sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibarıyla miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş yani tahakkuk
etmiş olacağından, söz konusu tutarların, bu tarih itibarıyla kurum kazancına dahil edilmesi
gerekmektedir.
Öte yandan, bireysel emeklilik sigortası sözleşmesi yapan müşterilerin 48 aylık süre içerisinde
sistemden ayrılması halinde ise 48 aylık sürenin kalan kısmına isabet eden ve yapılan sözleşmeye
istinaden iptal edilen komisyon tutarlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
  
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.