Aktif nitelikli geçici hesabın enflasyon düzeltmesine tabi olup olmadığ hk.

Aktif nitelikli geçici hesabın enflasyon düzeltmesine tabi

 olup olmadığ hk.

 Sayı:

E-64597866-105-11574

 Tarih:

03/06/2024

 T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

 Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 Sayı : E-64597866-105-11574

 Konu : Aktif nitelikli geçici hesabın enflasyon

 düzeltmesine tabi olup olmadığı.

 03.06.2024

 İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; likit petrol gazının (LPG) tüplere

 doldurularak abonelere teslimi, taşınması, muhtelif gaz tüpleri, LPG tüpü, tank, dedantör, LPG soba

 üretimi ve pazarlama faaliyetleriyle iştigal eden şirketinizin 2 yıldan uzun süreyle bilânçosunda yer

 alan iştirak hisselerini mevcut bir şirkete 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci

 maddeleri kapsamında kısmi bölünme ile devrettiği, kısmi bölünmede devredilen iştirak hisselerine

 karşılık edinilen devralan şirket hisselerinin şirketinize kalmayıp doğrudan ortaklarınıza verildiği,

 her ne kadar bölünmeye konu olan varlıklar kayıtlı değerleri üzerinden devralan şirkete intikal

 ettirilse de halka açık şirketinizin Sermaye Piyasası Kanunu ve düzenlemeleri gereği beher hisse

 fiyatının değişmemesi için azaltılacak sermaye tutarının şirketinizin ve bölünmeye konu iştirak

 hisselerinin gerçek değeri dikkate alınarak belirlendiği, bölünmeye konu iştirak hisselerinin

 aktifteki değeri ile azaltılan sermaye arasındaki farkın, bilançonun aktif ve pasifini eşitlemek için

 gerçek bir aktif varlığı temsil etmeyen, geçici nitelikteki denkleştirme hesabına kaydedildiği,

 şirketinizin bilançosunda yer alan söz konusu denkleştirme hesabının 213 sayılı Vergi Usul

 Kanununun geçici 33 üncü maddesi ve mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası uyarınca enflasyon

 düzeltmesine tabi tutulup tutulmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği

 anlaşılmaktadır.

 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin;- Üçüncü fıkrasının (b) bendinde, "Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya

 sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin

 bilânçosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları

 üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak

 mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun

 uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde,

 işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin

 tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan

 şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir.

 İştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin

 ortaklarına verilmesi halinde, devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.",

- Dördüncü fıkrasında. "Bu maddeye göre yapılacak bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici

 hesaplar ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur."

 hükümlerine yer verilmiştir.

 Aynı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise bu Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü

 fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan kârların hesaplanmayacağı ve

 vergilendirilmeyeceği ile 19 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre gerçekleştirilen

 kısmi bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek

 vergi borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumların, devraldıkları varlıkların

 emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.

 Konu ile ilgili olarak 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin;- "19.2.2.3. İştirak hisselerinin ortaklara verilmesi" başlıklı bölümünde, "Kısmi bölünmede

 devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi

 doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve iştirak hisselerinin Kurumlar Vergisi

 Kanununun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre devrinde, devralan şirketin

 hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak

 hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.

 ..., devredilen kıymetlere karşılık edinilen devralan şirket hisselerinin ortaklara verilmesi halinde,

 bölünen şirkette sermaye azaltımına gidileceği tabiidir...",- "19.3.1. Alınan hisse senetlerinin durumu" başlıklı bölümünde, "Devir veya bölünme işlemine konu

 olan varlıkların kayıtlı değerleri üzerinden diğer şirketlere intikal ettirilmesi, devrolan veya bölünen

 şirketin ortaklarına ya da bölünen şirkete varlıkların kayıtlı değeri kadar hisse verilmesini

 gerektirmemektedir. Bölünen ve devralan şirketlerin karşılıklı olarak devre konu varlıkların

 değerlerini belirlemek suretiyle devrolan veya bölünen şirketin ortaklarının haklarını koruyacak bir

 değişim oranı tespit etmeleri gerekmektedir. Değişim oranının bölünen ve devralan şirketlerin

 hisselerinin gerçek değeri üzerinden belirlenebilmesi mümkündür.

 Ancak, yapılan işlemin Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılan devir veya bölünme işlemi

 sayılabilmesi için devir veya bölünmeye konu edilen varlıklara karşılık iktisap edilen hisselerin,

 varlıklarını devreden şirketin ortaklarına, devreden veya bölünen şirketteki hisselerine isabet eden

 servet değeri ile orantılı olarak dağıtılması gerekecektir..."

 açıklamalarına yer verilmiştir.

 Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (2)

 numaralı bendinde, "2. Bu maddenin uygulanmasında;

 a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,

 b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı

 kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetleri (Yabancı

 paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),

 c) Enflasyon düzeltmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak

 tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu tarihteki satın alma

 gücü cinsinden hesaplanmasını,

 ...

 j) Taşıma; malî tablolardaki parasal ve parasal olmayan tutarların, taşıma katsayısı kullanılarak ilgili

 dönemin sonundaki yeni değerlerinin hesaplanması işlemini,

 ...

İfade eder." hükümlerine yer verilmiştir.

 Ayrıca, 555 sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin,- "Bilançoda düzeltme işlemine tabi tutulacak kıymetler" başlıklı 9 uncu maddesinde, "(1) Satın

 alma gücü ile ulusal para değerindeki değişmeler arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda,

 mali tablolarda yer alan kıymetler iki gruba ayrılır:

 a) Parasal Kıymetler: Ulusal para değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kalan,

 ancak satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetler.

 b) Parasal Olmayan Kıymetler: Parasal kıymetler dışında kalan kıymetler, diğer bir ifade ile ulusal

 para değerindeki değişmelere rağmen satın alma güçleri değişmeyen kıymetler.

 ...

 Parasal kıymetler (parasal varlıklar ve parasal kaynaklar) enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

 Zira bilançoda görünen parasal kıymete ait değer, bilanço tarihi itibarıyla o kıymetin satın alma

 gücünü de göstermektedir. Ancak bilançoda görünen parasal olmayan kıymetlere (parasal olmayan

 varlıklar ve parasal olmayan kaynaklar) ait değerler, bilanço tarihi itibarıyla bu kıymetlerin satın

 alma gücünü gösteren değerler olmadığından, bilançonun enflasyonun etkilerinden arındırılmasını

 teminen parasal olmayan kıymetler enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.

 (2) Nevi itibarıyla iktisadi işletmelere dâhil bulunan kıymetlerden parasal ve parasal olmayan

 kıymetler bu Tebliğ eki listelerde (EK 1 ve EK 2) yer almaktadır. Söz konusu listelerde öz sermaye

 kalemlerine yer verilmemekle birlikte, aksine bir hüküm olmaması ve Tebliğde bir belirleme

 yapılmamış olması şartıyla, bu Tebliğ uygulamasında öz sermaye kalemleri "parasal olmayan

 kıymet" olarak addolunur.",- "Birleşme primi (Ortaklık ilişkisi içinde olunan kurumların vergisiz olarak devralınması neticesinde

 oluşan müspet veya menfi farklar)" başlıklı 25 inci maddesinde "1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi

 Kanunu Genel Tebliğinin "19.1. Devir" başlıklı bölümünde, bir kurumun kendisinde iştiraki bulunan

 veya iştirak ettiği başka bir kurumu kül halinde devralması nedeniyle kurum bünyesinde yapacağı

 sermaye artışının söz konusu iştirak paylarına isabet eden tutardan daha az gerçekleşmesinin,

 Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartların ihlali

 anlamına gelmeyeceği; iştirakler hesabında yer alan değerin, iştirak hisselerinin itibari değerine

 eşit olmaması halinde aradaki müspet veya menfi farkın kurumun vergiye tabi kazancının tespiti ile

 ilgilendirilmeksizin geçici hesaplarda izlenebileceği ve bu geçici hesapların vergiye tabi kurum

 kazancının tespiti ile ilişkilendirilmeksizin kurum kayıtlarında sona erdirilmesinin de mümkün

 olacağı belirtilmiştir.

 Bu çerçevede, vergi kanunlarına göre bir aktif veya pasif kalem olmayan birleşme primi; aktif ve

 pasifi dengeleyici, geçici bir hesap olup, hangi hesapta izlenirse izlensin bu niteliği

 değişmeyecektir. Bu nedenle Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası

 kapsamında yapılan devir işlemleri sonucu ortaya çıkan birleşme priminin enflasyon düzeltmesinde

 dikkate alınmaması gerekmektedir."

 açıklamalarına yer verilmiştir.

 Buna göre; iki (2) yıldan uzun süreyle şirketiniz bilânçosunda yer alan iştirak hisselerinin Kurumlar

 Vergisi Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında kısmi bölünme ile devredilmesi üzerine devralan

 şirket hisselerinin şirketinizin ortaklarına verilmesi ile sermaye azaltımı yapılması dolayısıyla

 bilançonun aktif ve pasifini denkleştirmek için geçici nitelikteki kullanılan hesabın enflasyon

 düzeltmesinde dikkate alınmaması gerekmektedir.

 Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise

 bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz

 dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi

 için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.