Aktifte kayıtlı gayrimenkulün üçüncü kişi lehine kefalet nedeniyle icra yoluyla satışının kvk ve kdv açısından değerlendirilmesi
Aktifte kayıtlı gayrimenkulün üçüncü kişi lehine kefalet
nedeniyle icra yoluyla satışının kvk ve kdv açısından
değerlendirilmesi
Sayı:
B.07.4.DEF.0.05.10.00-2012/KVK-5/1-e/-18
Tarih:
19/08/2013
T.C.
AMASYA VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
Sayı : 65771276-2012/KVK-5/1-e/-18 19/08/2013
Konu : Aktifte kayıtlı gayrimenkulün üçüncü
kişi lehine kefalet nedeniyle icra
yoluyla satışının kvk ve kdv açısından
değerlendirilmesi
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; şirketiniz aktifinde 137.500,00TL değerde kayıtlı
gayrimenkulün, ticari ilişkilerinizden dolayı kefil olduğunuz ... Ltd. Şti.’nin alacaklısı banka
tarafından icra yoluyla 560.000,00TL bedelle satılarak bankaca alacağına karşılık olarak tahsil
edildiği bildirilmiş olup; söz konusu gayrimenkulün aktiften ne şekilde çıkartılacağı, katma değer
vergisinin ve resmi muhasebe kayıtlarının ne şekilde olması gerektiği hususlarında
Defterdarlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
I- KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “İstisnalar” başlıklı 5/1-e maddesinde, kurumların,
en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip
oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %
75’lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu istisnanın amacı kurumların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, finansman sıkıntılarının
giderilmesi ve bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına
imkan sağlamak ve işletmelerin finansal bünyelerini güçlendirmektir.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.6.” bölümünde söz konusu istisnanın
uygulanmasına ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup Tebliğin “5.6.2.4.1” bölümünde,
"İstisna uygulanabilmesi için taşınmazlar ile iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir
kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerekmektedir. Bu
nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi
işlemler istisna kapsamına girmemektedir.
………..
Bu tür kıymetlerin mevcut borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi
işlemleri ile kamulaştırma işlemleri ise kurumların finansman olanaklarını artıracağından istisna
uygulaması kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.…..”
açıklamalarına yer verilmiştir.
Dolayısıyla, aktifinizde kayıtlı olan taşınmazın şirketiniz borçları karşılığı değil ilişkiliolduğunuz şirketin borçlarına verilen kefalet nedeniyle icra yoluyla satıldığından sözü edilen
istisnadan faydalanılması mümkün değildir.
Aynı maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde de bankalara borçları nedeniyle kanunî takibe
alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların
kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve
intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devrinden
sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamının
kurumlar vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.7.1." bölümünde,
"Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile bankalara
borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda
olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak
hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara
veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden
kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Bu istisnadan yararlanacak olan kurumların, bankalara borçları nedeniyle 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanunu hükümleri uyarınca kanuni takibe alınmış olması veya TMSF’ye borçlu durumda
olmaları gerekmektedir.
İstisnadan, banka borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSF’ye borçlu
durumda olan kurumlar ile bu kurumların, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kefilleri veya
bu kurumlar adına ipotek veren kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir.
İstisnaya konu olan kıymetler ise taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa
senetleri ile rüçhan haklarıdır.
Öte yandan, istisnadan yararlanabilecek kazanç, söz konusu kıymetlerin borçlara karşılık
olmak üzere, bankalara veya TMSF’ye satışından veya diğer şekilde devrinden sağlanan hasılatın,
bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden tutarla sınırlı olacaktır..."
açıklamaları yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin söz konusu istisna hükmünden yararlanması
sadece taşınmazınızın bankalara satışı veya devri durumunda mümkün olup üçüncü kişilere satış
yapılması halinde, satıştan elde edilen kazanç bankalara olan borçların tasfiyesinde kullanılsa dahi
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan
istisnadan yararlanılabilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, şirketinizle ilişkili şirket konumunda olan ... Ltd. Şti.’nin bankaya olan borçları
nedeniyle satılan taşınmazın aktifinizde kayıtlı olan bedelinin gider veya zarar olarak kabul edilmesi
mümkün olmayıp söz konusu taşınmazın satış bedelinin ... Ltd. Şti.’den takip edilmesi
gerekmektedir.
Ayrıca, gerek bahse konu taşınmazı kefil olduğunuz şirketten satın almanız, gerekse bu
şirkete kefil olmanız nedeniyle yapılan işlemlerin, Kurumlar Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde
düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri çerçevesinde
değerlendirilmesi gerektiği de tabiidir.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile 1/3-d
maddesinde, müzayede mahallerinde yapılan satışların vergiye tabi olduğu, 17/4-r maddesinde ise kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin
mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık
taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve
teslimlerinin vergiden istisna olduğu,
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamında yer
almadığı,
İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı
döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin teslimin yapıldığı hesap
dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı,
hükümlerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, icra yoluyla satışı yapılacak olan gayrimenkulün satış tarihi itibariyle şirket
aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunması halinde satışta istisna kapsamında işlem yapılması
mümkün bulunmaktadır. Aksi halde söz konusu taşınmazın satışının KDV den istisna edilmesi
mümkün bulunmamaktadır.
Bilgilerinize rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.