Ana faaliyet konusu; alış veriş merkezleri, ticaret ve iş merkezleri, turistik ve sportif tesisler kurmak, işletmek olan şirketin gayrimenkul satışınd
Özelge: Ana faaliyet konusu; alış veriş merkezleri, ticaret ve
iş merkezleri, turistik ve sportif tesisler kurmak, işletmek
olan şirketin gayrimenkul satışında istisnadan
yararlanamayacağı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 5-86
Tarih:
01/02/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 5-86 01/02/2011
Konu : Şirketin aktifindeki gayrımenkulü satması
Dilekçenizde; ana faaliyet konusu, alışveriş merkezleri, ticaret ve iş merkezleri, turistik ve
sportif tesisler kurmak, işletmek, her türlü taşınır ve taşınmaz malları satın almak, satmak ve
benzeri işleri yapmak olan ancak fiilen ... kiralanan arsa üzerine yap-işlet devret sözleşmesine
istinaden tarafınızdan inşa edilen ... işletmeciliği olan Şirketinizin ... ili ... İlçesinde bulunan ve
aktifinde yer alan bir arsasını satışa konu etmesi halinde bu satıştan elde edilecek kazancın
kurumlar vergisi ve katma değer vergisi istisnasına konu edilip edilemeyeceğine ilişkin
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve
iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan
haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmının maddede yer alan şartlar dahilinde
kurumlar vergisinden istisna olacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan madde uyarınca, istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanmakta olup satış
kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar
pasifte özel bir fon hesabında tutulması ve satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim
yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet
eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılmaktadır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir
hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan
kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış
sayılmakta olup aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler
hariç) halinde de bu hüküm uygulanmaktadır. Ayrıca, bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak
suretiyle itibarî değeriyle elde edilen hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski
hisse senetlerinin elde edilme tarihi esas alınmakta olup devir veya bölünme suretiyle devralınan
taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında iki
yıllık sürenin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen süreler de dikkate
alınmaktadır.
Maddeye göre, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların
bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı
dışındadır.
Konuya ilişkin olarak 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1 Seri
No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin, "5.6.2.3.4. Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ileuğraşılmaması" başlıklı bölümünde,
"Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla
ellerinde bulundurdukları istisna kapsamındaki değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna
kapsamı dışındadır.
İstisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu
menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve
ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları
mümkün değildir.
Satışa konu edilen kıymetlerin iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu
değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da
geçerlidir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis
ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz
ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı
ise istisnaya konu edilmeyecektir."
açıklamaları yer almaktadır.
Diğer taraftan,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının
(r) bendinde ise;
"Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl
süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile
bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin
(müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri,
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı
döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap
dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır."
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre ana faaliyet konusu; alış veriş merkezleri, ticaret ve iş
merkezleri, turistik ve sportif tesisler kurmak, işletmek, her türlü taşınır ve taşınmaz malları satın
almak, satmak ve benzeri işler yapmak olan şirketinizin .../.../1998 tarihinde iktisap ettiği arsayı
satması halinde, bu satıştan elde edeceğiniz kazancın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5
inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden müstesna tutulması
mümkün olmadığı gibi, söz konusu taşınmaz tesliminin katma değer vergisinden istisna edilmesi de
mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş isebu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.