Arkeolojik Sit Alanı Şerhi Bulunan Taşınmazlara İlişkin Harçlar Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu Uygulamaları Hk.
Arkeolojik Sit Alanı şŞerhi Bulunan Taşınmazlara İlişkin
Harçlar Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu ve Belediye
Gelirleri Kanunu Uygulamaları Hk.
Kanun Numarası
2464
Kanun
BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU
Özelge NO
84695066-140-27692
Özelge Tarihi
16.06.2021
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir, Kurumlar ve Diğer Vergiler Müdürlüğü
Sayı: 84695066-140-27692
Arkeolojik Sit Alanı Şerhi
Bulunan Taşınmazlara İlişkin
Konu : Harçlar Kanunu, Emlak Vergisi
Kanunu ve Belediye Gelirleri
Kanunu Uygulamaları.
16.06.2021
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, ... İli, ... İlçesi,... Beldesi, ...
Mahallesi...No.lu Parselde şirketiniz adına kayıtlı bulunan...m² yüzölçümlü
taşınmazın... Belediyesinin... tarihli ve ... sayılı, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı Kararlarına istinaden ifraz edildiği, ifraz sonucunda
oluşan yeni parsellerden içerisinde fabrika binası bulunan... No.lu Parselin tapu
kütüğü beyanlar hanesine I inci ve III üncü derece arkeolojik sit alanı, ... No.lu Parselin
tapu kütüğü beyanlar hanesine ise I inci derece arkeolojik sit alanı şerhlerinin
konulduğu belirtilerek, söz konusu taşınmazlara ilişkin emlak vergisi muafiyetinizin
hangi tarihten itibaren başlayacağı ve ifraz işleminden doğan tapu harcı ve imar
durum ücretlerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği
muafiyet kapsamında bulunup bulunmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün
sorulduğu anlaşılmaktadır.
Emlak Vergisi Kanunu Yönünden:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1 ve 12 nci maddelerinde, Türkiye sınırları içinde
bulunan bina, arazi ve arsaların bu Kanun hükümlerine göre bina ve arazi vergisine
tabi olduğu; 3 ve 13 üncü maddelerinde, bina ve arazi vergisinin bina ve arazinin
maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina ve araziye malik gibi tasarruf
edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde, bina ve arazi vergileri ile ilgili daimi
muafiyetler, 5 ve 15 inci maddelerinde de geçici muafiyetler düzenlenmiştir.
Anılan Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, "Yanan, yıkılan, tamamen
kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan
dolayı mükellefiyet, bu olayların vukubulduğu tarihi takibeden taksitten itibaren sona
erer.", 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Vergiye tabi iken muaflık şartlarını
kazanan araziden dolayı mükellefiyet, bu olayın vukubulduğu tarihi takibeden
taksitten itibaren sona erer."hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında, "Tapu kütüğüne 'korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır'
kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı
olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve
tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak,
büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen
taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde
kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamina
ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz.
Getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların
yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları
hakkında bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar yukarıdaki
fıkradaki muafiyet hükmü uygulanmaz."hükmü yer almaktadır.
Buna göre, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yer almadığı anlaşılan söz
konusu parsellerde yer alan taşınmazların arkeolojik sit alanı olmaları nedeniyle
üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş olması halinde, bu taşınmazların kültür
ve tabiat varlıkları olarak belirlendiği tarihi takibeden taksitten itibaren emlak
vergisinden muaf tutulması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, arkeolojik sit alanı bulunmakla birlikte üzerlerine kesin yapılanma
yasağı getirilmeyen taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin emlak
vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca söz konusu taşınmaz üzerinde,
getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların
yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları
bulunması halinde, bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar emlak
vergisi muafiyeti uygulanması mümkün değildir.
Belediye Gelirleri Kanunu Yönünden:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu maddesinde kayıt ve suret harcı; 80
inci maddesinde imar ile ilgili harçlar (parselasyon harcı, ifraz ve tevhit harcı, plan
ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcı ve yapı kullanma izni
harcı); 86 ila 94 üncü maddelerinde harcamalara katılma payları ve Ek 1 ila Ek 6 ncı
maddelerinde de bina inşaat harcı düzenlenmiştir.
Ayrıca, anılan Kanunun 97 nci maddesinde, "Belediyeler bu Kanunda harç veya
katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her
türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya
yetkilidir. Belediyeye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir."
hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, gerek 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde, gerekse 2863 sayılı
Kanunun 21 inci maddesinde, arkeolojik sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin
yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin
ücretten istisna olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, bu
parsellerde yer alan taşınmazlardan ilgili belediyece imar durum ücreti alınması
mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, özelge talebiniz ve eklerinden söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak
tapuda ifraza ilişkin işlemlerin yapıldığı anlaşıldığından, tapu harcının işlem anında
peşin ödenmesi gerektiği hususu gözönünde bulundurularak bu aşamada 492 sayılı
Harçlar Kanunu yönünden özelge tayini mümkün değildir.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak
verilmiştir.
(**) inceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.