Bağış ve yardım olarak dağıtılacak tutarlar üzerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.

Bağış ve yardım olarak dağıtılacak tutarlar üzerinden vergi
tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.
Sayı: 
62030549-125[10-2017/409]-248254
Tarih: 
12/03/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 62030549-125[10-2017/409]-248254 12.03.2018
Konu : Bağış ve yardım olarak dağıtılacak tutarlar  
üzerinden vergi tevkifatı yapılıp
yapılmayacağı.
İlgi :18/12/2017 tarihli ve 2209541 sayılı özelge talep formunuz.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunda;
- Şirketinizin sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında çeşitli kamu kurumları, okullar, dernekler
ve vakıflara ayni ve nakdi bağış yaptığı,
- Şirketin genel kurul toplantısında, 2016 yılına ait dönem karından kanun ve ana sözleşme gereği
yasal miktarlar ayrıldıktan sonra dağıtılabilecek net karın azami %10'unun bağış ve yardım olarak
dağıtılmasına karar verildiği,
- Bu karara göre, 2017 yılında gerçekleştirilen bağış ve yardımların bir kısmının kurum kazancı ile
ilişkilendirilmeksizin "570. Geçmiş Yıl Karları" hesabında takip edilen 2016 yılı karına mahsup
edileceği
belirtilmiş olup, 2016 yılı karından bağış ve yardım olarak dağıtılacak tutarlar üzerinden vergi
tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve yapılacaksa tevkifat oranının ne olacağı hususunda Başkanlığımız
görüşü sorulmuştur.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum
kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Bilânço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38 inci
maddesinde ise, bilânço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin
ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinde,
maddede belirtilen kişi ve kurumların bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler
dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir ve kurumlar vergilerine
mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiştir.Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi,
Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasında kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
03.02.2009 tarihli ve 2009/14592, 14593 ve 14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları uyarınca kâr
payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları %15 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, “570. Geçmiş Yıl Karları” hesabında takip edilen kar paylarının, bağış yoluyla veya her
ne adla olursa olsun işletmeden çekilmesi halinde, kar dağıtımının yapıldığı tarihteki ortaklarınızın
hukuki kişiliğine göre kar payı dağıtımına bağlı stopaja tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca bu
tutarların, kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak dikkate alınamayacağı da tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.