Bankanın aktifinde kayıtlı bulunan bina ve arsanın mülkiyeti Hazineye ait olan başka bir arsa ile trampa edilmesi işleminin vergilendirilmesi.

Bankanın aktifinde kayıtlı bulunan bina ve arsanın
mülkiyeti Hazineye ait olan başka bir arsa ile trampa
edilmesi işleminin vergilendirilmesi.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.06.17.02-175.01.02.02[2015/115]-116967
Tarih: 
16/03/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
 
Sayı  : 90792880-175.01.02.02[2015/115]- 116967                                                                               
                                                                  16/03/2018
Konu : Bankanın aktifinde kayıtlı bulunan bina
ve arsanın mülkiyeti Hazineye ait olan başka
bir arsa ile trampa edilmesi işleminin vergisel durumu.
 
……………………..
 
İlgi : …. tarih ve …. evrak sayılı özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ekinde yer alan dilekçenizde, Bankanızın aktifinde kayıtlı
olan …. İli …. İlçesinde bulunan arsaların …...TL bedel üzerinden, …. İli ….. İlçesinde bulunan
binanın …..TL bedel üzerinden olmak üzere toplam …. TL tutarındaki taşınmazlarınızın Hazineye ait
…. İli …. İlçesinde bulunan arsayla ……TL bedel üzerinden Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile …..
tarihinde trampa edildiği, gayrimenkullerin kayıtlı değerleri toplamının ….. TL olduğu, söz konusu
trampa işleminden arta kalan …..TL'nin Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile yapılan şifahi görüşmeler
sonucunda daha sonra yapılacak bir taşınmaz trampa veya takas işlemine konu olmak üzere
Bankanız alacak hesaplarında bekletildiği belirtilerek, söz konusu trampa işleminin banka ve
sigorta muameleleri vergisi (BSMV), kurumlar vergisi ve emlak vergisi yönünden nasıl
vergilendirilmesi gerektiği hususlarında görüş talep edilmekte olup, konuya ilişkin Başkanlığımız
görüşü aşağıda açıklanmıştır.  
  
1. Vergi Usul Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:
 
            - 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesinde, "Amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri
arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerleserbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider
kaydederler.
            Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan
meblağdır.
            Devir ve trampa satış hükmündedir.
            ..." hükümleri yer almaktadır.
            - 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6'ncı maddesinin
birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi
kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum
kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı
hükme bağlanmıştır.
            - 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37'nci maddesinde, her
türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, 38'inci
maddesinde ise; "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
            1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükümlerine yer
verilmiştir.
            Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası" ve "dönemsellik" olmak üzere iki ilke geçerlidir.
Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani
geliri veya gideri doğuran işlemin eksiksiz tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden
kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik
ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
            Buna göre,….. İli ….. İlçesindeki arsalar ile ….. İli ….. İlçesindeki binanın, Hazineye ait ….
İli  …..  İlçesindeki  arsayla  trampa  edilmesi  iki  ayrı  işlem  olup,  kurum  mülkiyetinden
çıkan  gayrimenkullerin  devri  satış  hükmündedir.  Bu  kapsamda,  trampaya  konu  edilen
gayrimenkullerinizin devir/satış bedeli ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri (birikmiş
amortismanlar düşüldükten sonraki net defter değerleri) arasındaki farkın, devir/satış işleminin
yapıldığı hesap döneminin kurum kazancına dahil edileceği tabiidir.
 
2. BSMV Yönünden Değerlendirme:
 
            6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesinde, "Banka ve sigorta şirketlerinin
10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak
üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine
her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri
vergisine tabidir." hükmü; 30 uncu maddesinde, BSMV mükelleflerinin banka ve bankerlerle sigorta
şirketlerinin olduğu hükmü; 31 inci maddesinde ise BSMV matrahının 28 inci maddede yazılı
paraların tutarı olacağı hükmü yer almaktadır.
            Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, bankaların her ne şekilde olursa olsun yapmış
oldukları bütün muameleler sonucu lehlerine almış oldukları her türlü paralar BSMV'ye tabidir.            Buna göre, Bankanızın aktifinde kayıtlı olan taşınmazların Hazineye ait …. İli ….. İlçesinde
bulunan arsayla Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile trampa edilmesi işlemi satış hükmünde
olduğundan, yapılan gayrimenkul satışı dolayısıyla lehe alınan paraların BSMV'ye tabi tutulması
gerekmektedir. Söz konusu satış işleminde BSMV matrahı ise Bankanız aktifinde kayıtlı olan
gayrimenkullerin satış bedellerinden birikmiş amortismanlar ve varsa enflasyon düzeltme
farklarının dikkate alınması suretiyle hesaplanacak olan kayıtlı değerleri düşülerek bulunacak
tutardır.
 
3. Emlak Vergisi Yönünden Değerlendirme:
 
            4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda  Değişiklik  Yapılması  Hakkında  Kanunun  7  nci  maddesinin  dördüncü
fıkrasında,"Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında
düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış
tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz." hükmü yer
almaktadır.
            Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 283 üncü maddesinde, "Satış sözleşmesine
ilişkin hükümler, mal değişim sözleşmesine de uygulanır; buna göre taraflardan her biri, vermeyi
üstlendiği  şey  bakımından  satıcı,  kendisine  verilmesi  üstlenilen  şey  bakımından  alıcı
durumundadır." hükmü yer almaktadır.
            Buna göre; söz konusu arsanın, 4706 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğü
ile Bankanız arasında gerçekleşen trampa (mal değişimi) işlemiyle edinilmesi durumunda,
Bankanızca malik olunduğu tarihi takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisinden muaf
tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
                   Vergi Dairesi Başkanı a.
     Gelir İdaresi Grup Müdürü V.