Bedelsiz yapılan ilk teslimlerin promosyon olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve belge düzeni.

Bedelsiz yapılan ilk teslimlerin promosyon olarak
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve belge düzeni.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.17-010.01-197557
Tarih: 
07/11/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hİzmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı :39044742-010.01-197557 07.11.2016
Konu :Bedelsiz yapılan ilk teslimlerin  
promosyon olarak değerlendirilip
değerlendirilemeyeceği ve belge
düzeni.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz tarafından satışı yapılan ürünlere olan talebi
artırmak amacıyla müşterilerinize bedelsiz olarak ilk defa teslimi yapılan yüksek tutarlı ürünlere
emsal bedeli üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesapladığınız, daha sonraki teslimler için
düzenlediğiniz faturada ilk teslime ait bedelin ilave edildiği belirtilerek, bedelsiz olarak ilk teslimi
yapılan ürünlerin promosyon olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile Vergi Usul Kanunu
kapsamında bedelsiz olarak ilk teslimi yapılan ürünlerin sevk irsaliyesi ile yapılmasının mümkün
olup olmadığının bildirilmesi istenmektedir.   
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar
tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, 230 uncu maddesinde, malın alıcıya teslim
edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın
alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için
sevk irsaliyesi düzenlemesinin ve taşıtta bulundurmasının zorunlu olduğu, 231 inci maddesinin (5)
numaralı bendinde ise, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi
gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş
sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
 
Bu hükümlere göre, fatura tahakkuka ilişkin bir belge olduğundan düzenlenmesi malın teslimine
veya hizmetin ifasına bağlıdır.
 
Bu itibarla, faturanın ödeme yapılıp yapılmamasına bakılmaksızın söz konusu malların teslim
edildiği tarihten itibaren yedi günlük süre içerisinde malların nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı
gösterilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir.
 
Öte yandan, sevk irsaliyesi ticari mal hareketinin izlenmesi için düzenlenen bir belge olup, mal
sevkiyatı yapan veya yaptıran alıcı veya satıcılar tarafından sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerektiği
tabiidir. 
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:
KDV Kanununun;
 
- 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV nin konusunu teşkil ettiği,
 
-2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun
adına hareket edenlerce, alıcı veya onun adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, ayrıca bir
malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin de teslim
hükmünde olduğu,
 
-10 uncu maddesinin (a) bendinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya
hizmetin yapılmasıyla, (b) bendinde; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura ve
benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya
benzeri belgelerin düzenlenmesiyle, (c) bendinde ise; kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması
mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım
hizmetin yapılmasıyla vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır.
 
-20 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, verginin matrahının işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel
olduğu,
 
-27 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin
mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın, işlemin mahiyetine göre
emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu; aynı maddenin 2 nci fıkrasında bedelin emsal bedeli veya
emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple
açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedel veya emsal ücretin esas alınacağı,
 
hükme bağlanmıştır.
 
Promosyon ürünlerinde KDV uygulamasının usul ve esaslarının belirlendiği mülga 50 Seri No.lu
KDV Genel Tebliğinin (A/1) ve 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/B.10)
bölümlerinde ;
 
"...
 
Ticari hayatta, ticareti yapılan mallara olan talebin artırılması amacıyla, bir takım pazarlama
teknikleri geliştirilmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bir bedel alınmaksızınverilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak ortaya çıkmaktadır. Bir malın tasarruf
hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak
tanımlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de KDV'ye
konu olmaktadır.
 
Ancak, firmaların iktisadi faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya
satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya artırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal
verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz
konusu olmaz .Zira, firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma
değer artar.
 
Nitekim piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere
verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşıdığından, bu malların alış bedelleri
gider olarak kaydedilebilir.
 
..."
açıklaması yapılmıştır.
 
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketiniz ile müşterileriniz arasında yapılan
sözleşme kapsamında bedeli sonraki satışlara ait düzenlenen faturalara dahil edilmek suretiyle
bedelsiz olarak yapılan ilk ürün teslimlerinin, promosyon olarak değerlendirilmesi mümkün
bulunmamaktadır.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.