Belediye bünyesinde çalışan sözleşmeli memur tarafından ücret karşılığı verilen ilkyardım eğitimi nedeniyle iktisadi işletme oluşup oluşmayacağı ve be

Belediye bünyesinde çalışan sözleşmeli memur tarafından
ücret karşılığı verilen ilkyardım eğitimi nedeniyle iktisadi
işletme oluşup oluşmayacağı ve belge düzeni hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.17.02-105[VUK.ÖZLG-15-22]-103
Tarih: 
29/04/2016
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef   Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
  İVEDİ
Sayı : 95462982-105[VUK.ÖZLG-15-22]-103 29/04/2016
Konu : Belediye bünyesinde çalışan  
sözleşmeli memur   tarafından ücretli
olarak verilen ilkyardım eğitimi
nedeniyle iktisadi   işletme oluşup
oluşmayacağı ve belge düzeni hk.
         
 
 
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun tetkikinden; İlkyardım Yönetmeliğine istinaden
Belediyeniz bünyesinde çalışan sözleşmeli memur tarafından vergi mükelleflerine ve kamu
kurumlarına ücret karşılığında ilkyardım eğitimi sunulduğu, tahsil edilen ücretler karşılığında
düzenlemiş olduğunuz teslimat müzekkeresi ve banka dekontlarının vergi mükellefleri tarafından
kabul edilmeyerek fatura talep edildiğinden bahisle Belediyeniz tarafından fatura düzenlenmesinin
gerekip gerekmediği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır.
            I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde,
iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine
ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi
kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin "2.4. Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler"
bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiş olup Tebliğin "Dernek veya
vakıflara ait iktisadi işletmeler" başlıklı (2.4) bölümünde iktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan
ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül
ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen
hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerektiği, aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi biriktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.
            İktisadi işletmenin belirgin özellikleri; bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai
bir mahiyet arz etmesidir. Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari faaliyetin de temel
özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal
alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir. Kanun, bu gibi halleri tek tek saymak
yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri
kapsama almıştır.
            Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet
arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem
nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla
birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık
unsurunun varlığı kabul edilir.
            Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline
kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde
kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek
bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, Belediyenizin tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi
mükellefiyeti bulunmamakla birlikte Belediyenizce söz konusu hizmetin bedel karşılığı devamlılık
arz edecek şekilde sunulması halinde, Belediyeniz nezdinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu için
kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekecektir.
            II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye
tabi olduğu hüküm altına alınmış, madde metninin devamında ise ticari, sınai, zirai faaliyet ile
serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine
göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi
makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişilikleri, Türk
tabiiyetinde bulunup bulunmamaları, ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş
merkezlerinin  Türkiye'de  olup  olmamasının  işlemlerin  mahiyetini  değiştirmeyeceği  ve
vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.
            Aynı Kanunun 19/1 inci maddesinde ise, diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna
hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve
muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle
düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
            Buna göre, Belediyeniz bünyesinde çalışan sözleşmeli memur tarafından vergi
mükelleflerine ve kamu kurumlarına bedeli mukabili verilen ilkyardım eğitimi hizmetinin ticari
faaliyet kapsamında değerlendirilmesi halinde söz konusu hizmet KDV Kanununun 1/1 inci maddesi
kapsamında  KDV'ye  tabi  olacaktır.  Söz  konusu  hizmetin  ticari  faaliyet  kapsamında
değerlendirilmemesi halinde ise bu hizmet KDV'nin konusuna girmeyecektir.
            III- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunda aksine
hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait
olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu açıklanmıştır.
            Anılan Kanunun 229 uncu maddesinde de fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından
müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin 5 numaralıbendinde de, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde
düzenleneceği, bu süre içinde düzenlenmemiş olan faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı, 232
nci maddesinde ise, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın
aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
            Buna göre, Belediyeniz bünyesinde görev yapan sözleşmeli memur tarafından ücret karşılığı
ilkyardım eğitimi verilmesinin kurumlar ya da katma değer vergilerinin herhangi birinden
mükellefiyeti gerektirmesi halinde Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma ve belge düzenleme
mecburiyetine uyulması gerekmekte olup, bu durumda verilen hizmet karşılığında fatura
düzenleneceği tabiidir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
  
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.