Belediye döner sermaye işletmesinin üyelerine konut inşa etmesinin iktisadi işletme oluşturup oluşturmayacağı

Özelge: Belediye döner sermaye işletmesinin üyelerine
konut inşa etmesinin iktisadi işletme oluşturup
oluşturmayacağı
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/3-61
Tarih: 
10/06/2011
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/3-61 10/06/2011
Konu : Belediye döner sermaye işletmesinin  üyelerine konut inşa  
etmesinin iktisadi işletme oluşturup oluşturmayacağı
 
            .... Belediyesi uhdesinde, 1997 yılında ..... Toplu Konut Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü
olarak hizmete girdiğiniz, .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... sicil numaralı mükellefi olduğunuz,
üyelerin aidatları ve TOKİ den alınan kredilerle yapılan 1120 adet konutun yapı ruhsatı ve tapu
kayıtlarının Belediyeniz adına olduğu ve söz konusu inşaatları üyeleriniz adına takip ettiğiniz,
31/12/2008 tarihinde kesin kabulü yapılan binaların tapularını ve konutları teslim ettiğiniz
belirtilerek, bu faaliyetler nedeniyle kurumlar vergisi mükellefi olup olmayacağınız konusunda
Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile
iktisadi kamu kuruluşları kurumlar vergisi mükellefiyeti kapsamına alınmışlardır. Aynı Kanunun 2
nci maddesinin altıncı fıkrasında, iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemelerinin,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının,
bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olmasının, kar edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi
niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu
kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin "2.4.
Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler" bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması
gerektiği belirtilmiştir.
            Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin
belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi
olduğu; diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden
olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı,
imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu; Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine,
dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri
kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme
olma vasfını değiştirmeyeceği belirtilmiştir.
            İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai
faaliyetten söz edilebilmesi için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle
işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olmasının
gerektiği, aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından sözedilemeyeceği tabiidir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, .... Toplu Konut Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünüzün,
söz konusu hizmetleri herhangi bir bedel alınmaksızın yerine getirmesi halinde iktisadi işletme söz
konusu olmayacaktır. Ancak, bu hizmetlerin yerine getirilmesi için yapılan masrafların hizmet
verilenlerden doğrudan ya da dolaylı olarak tahsil edilmesi veya bu hizmetler için bağış adı altında
dahi olsa bir bedel alınması durumunda, gerçekleştirmiş olduğunuz bu faaliyetler dolayısıyla oluşan
iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekecektir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.