Belediyeden tahsil edilemeyen alacak için şüpheli alacak veya değersiz alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı.
Belediyeden tahsil edilemeyen alacak için şüpheli alacak
veya değersiz alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.19.02-105[323-2015/VUK1-19381]-99327
Tarih:
01/12/2015
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ USUL GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı :11395140-105[323-2015/VUK1-19381]-99327 01/12/2015
Konu :Belediyeden tahsil edilemeyen alacak
için şüpheli alacak veya değersiz
alacak karşılığı ayrılıp
ayrılamayacağı.
İlgi özelge talep formunuz ile kurumunuzdan alınan ek bilgi ve belgelerden;
- … Belediyesi ile ... tarihinde ... - ... tarihleri arasında katı atıkların toplanması, taşınması ve
süpürülmesi işi için sözleşme imzaladığınız, sözleşme kapsamında verilen hizmetler için aylık
hakedişler ile şirketiniz tarafından faturaların düzenlendiği,
- 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete yayımlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi
ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun uyarınca ... tarihinden sonra ... Belediyesi sorumluğundaki bazı yerlerin ...
Belediyesine katıldığı,
- Şirketinizce, … Belediyesine katılan yerlerde mezkûr sözleşme kapsamında hizmetlerin
yürütüldüğü ifade edilmekle beraber, … Belediyesinin hali hazırda kendileri ile sözleşmesi bulunan
firmayla hizmetin devamı yönünde karar aldığı ve uyguladığı, konu ile ilgili olarak … Valiliği ile
Büyükşehir Belediyesi ile de yazışmalar yapıldığı,
- Katılan yerlerle ilgili olarak hakedişin … Belediyesine düzenlenmekle beraber bu
belediyece onaylanmadığı, ... tarihinde düzenlenen faturanın anılan Belediyeye gönderildiği,
- Söz konusu fatura ile ilgili olarak icra takibinde bulunulduğu, … Belediyesinin itirazı
üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirtilerek
söz konusu alacak için karşılık ayrılıp ayrılamayacağı ile değersiz alacak olarak kabul edilip
edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Şüpheli alacaklar" başlıklı 323 üncü maddesinde,
"Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından
ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
Şüpheli alacak sayılır. Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte
karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda
bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar
hesabına intikal ettirilir.",
"Değersiz alacaklar" başlıklı 322 nci maddesinde ise "Kazai bir hükme veya kanaat verici bir
vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar, değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve
mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz
alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler."
hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda verilen hükümlere göre, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi veya değersiz alacak
olarak doğrudan zarar yazılabilmesi için ortada bir alacak söz konusu olmalı ve alacak, ticari ve
zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili bulunmalıdır. Başka bir ifadeyle, alacak,
işletme faaliyetleriyle ilgili olmalı, ticari ve zirai, kazancın normal gerekleri çerçevesinde
doğmalıdır.
Diğer taraftan, borcu sona erdiren sebeplerden birisi imkânsızlıktır. Sözleşmenin kurulması
sırasında ortaya çıkan imkânsızlığa başlangıçtaki imkânsızlık; sözleşmenin kurulmasından sonra
ortaya çıkan imkânsızlığa ise sonraki imkânsızlık denir. Başlangıçtaki objektif imkânsızlık,
sözleşmenin batıl olmasına neden olur. Sonraki imkânsızlık, şayet borçlunun kusurundan ileri
geliyorsa kusurlu imkânsızlık, borçluya yükletilemeyen bir sebepten ileri geliyorsa kusursuz
imkânsızlık ismini alır. İmkânsızlık bir borcun ifasının çeşitli sebeplerle (umulmayan hâl, kaza,
zorlayıcı sebep vb.) mümkün olmamasıdır. İmkânsızlık nedeniyle asıl borç ve ona bağlı ikinci
dereceden borçlar ortadan kalkar. İmkânsızlık kısmi veya tam olabilir.
Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu karşı taraftan
almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz
kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle hasarın
alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Ancak, taraflar sözleşmede, bir
tarafın borcunun ifası kusuru bulunmaksızın imkânsızlaşsa bile diğer tarafın kendi borcunu ifa
edeceğini, önceden ifa etmişse geri alamayacağını kararlaştırabilir.
Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu,
borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden
öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona
erer.
Somut olayda, … Belediyesi ile şirketiniz arasında ... tarihinde ... - ... tarihleri arasında katı
atıkların toplanması, taşınması ve süpürülmesi işi için iki tarafa borç yükleyen sözleşme
imzalandığı, 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete yayımlanan 6360 sayılı Kanun uyarınca 30.03.2014
tarihinden sonra … Belediyesi sorumluğunda olup sözleşme kapsamındaki bazı yerlerin …
Belediyesine katıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 30.03.2014 tarihinden sonrası için …
Belediyesine katılan yerler bakımından imkânsızlık hali ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda anılan yerler
bakımından, sözleşmede ayrıksı hüküm bulunmamak şartıyla imkânsızlık nedeniyle şirketinizin
sözleşme kapsamındaki borcunun ortadan kalktığı söylenebilir. Aynı yerler bakımından hizmet
sunumu ile ilgili olarak … Belediyesi ile şirketiniz arasında akdedilmiş bir sözleşmenin olmadığı da
dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Özelge talebinize konu olayda şirketinizce … Belediyesine hizmet verildiği ve dolayısıyla bir
alacağınızın olduğu ifade edilmekle birlikte, … Belediyesi, … Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, …
Belediyesi yazışmalarında hizmet ifasının gerçekleşmesi ve kabulü yönünde bir bilgi ve belge
bulunmadığı gibi, … Belediyesi, 30.03.2014 tarih ve 24.00 itibarıyla sorumluluğuna geçen
mahallelerde şirketinizin çalışma yürütmesinin yasal olmadığını belirtmiş ve hakedişi de kabul
etmemiştir.
Buna göre; mevcut aşama itibarıyla şirketinizin faaliyetiyle ilgili bir hizmet ve/veya alacağın
varlığı hususları belirsiz olduğundan konunun Vergi Usul Kanununun alacaklarda amortisman
müessesesi (şüpheli alacak karşılığı / değersiz alacak) çerçevesinde değerlendirilebilmesi mümkün
değildir.
Bilgi edinilmesine ve gereğini rica ederim.