Belediyenin başka bir belediyeden devir aldığı taşınmaz satışında KDV istisnası hk.

Özelge: Belediyenin başka bir belediyeden devir aldığı
taşınmaz satışında KDV istisnası hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.38.15.01-KDV-20-904-13
Tarih: 
28/01/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.38.15.01-KDV-20-904-13 28/01/2012
Konu : Belediyenin başka bir belediyeden devir aldığı  
taşınmaz satışında KDV istisnası
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda,  ... İli ... İlçesi ... Kasabası ... ada ...parselde kayıtlı
bulunan gayrimenkulün 03.08.2010 tarihinde Melikgazi Belediyesince yapılan ihalede satın alındığı,
söz konusu gayrimenkulün Hazine adına kayıtlı iken 2005 yılında TOKİ'ye, 11.03.2008 tarihinde ise
TOKİ tarafından ... Belediyesine devrinin yapıldığı, Mimarsinan Belediyesinin nüfusunun azlığı
nedeniyle kapatılmasından dolayı 29.05.2009 tarihinde ... Belediyesine devredildiği belirtilerek
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesi gereğince Belediye mülkiyetinde iki tam yıl
süreyle bulunan söz konusu taşınmasızın satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimin KDV'den
istisna tutulup tutulmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c)bendinde,
iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2nci maddesinin
üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve
kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi
kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzelkişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            Anılan Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği belirtilmiştir.
             Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin
belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin,
diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel1özelliklerinden olan,
bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya
da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya
vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,
satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar
edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını
değiştirmeyeceği açıklanmıştır.             Dolayısıyla, ... Belediyesi tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla
birlikte devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetleri nedeniyle Belediye tüzelkişiliğine bağlı
oluşan iktisadi işletmelerinin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekecektir.
             Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Belediye adına kayıtlı bulunan 27 adet arsa,yapılı
benzinlik ve bakım istasyonu ile 75 adet arsanın ihale yoluyla satışı, ticari nitelik arz ettiğinden
dolayı bu faaliyetler nedeniyle anılan Belediyeye bağlı olarak oluşacak iktisadi işletme nezdinde
kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir.
 
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
            KDV Kanununun;
            -1/3-d  maddesi gereğince müzayede mahallerinde yapılan satışlar,
            -1/3-g maddesine göre de genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve
köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan
veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların ve bunlara ait veya tabi diğer
müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri, katma değer vergisine
tabidir.
            Aynı maddenin 4 üncü fıkrasında; ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin
devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda
açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve
tespit edileceği, 5 inci fıkrasında ise bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği
gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini
değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            Öte yandan, Kanunun 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel
idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı
suretiyle gerçekleşen devir ve teslimleri katma değer vergisinden istisna tutulmuş; istisna
kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları
taşınmaz ve iştirak hisseleri teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.
            Bu hüküm ve açıklamalar gereğince, Belediye adına kayıtlı bulunan 27 adet arsa, yapılı
benzinlik ve bakım istasyonu ile 75 adet arsanın ihale yoluyla satışı, ticari nitelik arz ettiğinden
Kanunun 17/4-r maddesindeki "en az iki tam yıl süreyle mülkiyette bulunan taşınmazların satışı" na
ilişkin istisna hükmünden, aynı bendin ikinci fıkrası gereğince faydalanılması mümkün değildir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.