Birden fazla gayrimenkulün bedelsiz olarak kardeşlere bırakılması durumunda vergi ve harç alınıp alınmayacağı hk.
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
B.07.1.GİB.4.34.18.01-140[57-2012/3.1.25]-2740
Özelge Tarihi
07.09.2012
Birden fazla gayrimenkulün bedelsiz olarak kardeşlere
bırakılması durumunda vergi ve harç alınıp
alınmayacağı hk.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı :B.07.1.GİB.4.34.18.01-140[57-2012/3.1.25]-2740 07/09/2012
Konu:Birden fazla gayrimenkulün bedelsiz olarak kardeşlere bırakılması
durumunda vergi ve harç alınıp alınmayacağı
İlgi'de kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçede, tapu kaydı üzerinizde olan bir
adet arsanın dört kardeş olarak ortak alındığı, arsa üzerine altı adet daire ve bir dükkan
olmak üzere bina inşa edildiği ve cins değişikliğinin 04/05/2000 tarihinde yapıldığı,
binanın bütün hukuki işlemlerinin bir elden yürütülmesi için tapu kayıtlarının şahsınız
adına düzenlendiği, tapu kaydı bulunan söz konusu gayrimenkullerin kardeşler
arasında bedelsiz olarak paylaşımının yapılacağı belirtilerek, bedelsiz olarak devredilen
1
gayrimenkullerin vergiye tabi olup olmayacağı hususunda bilgi talep edildiği
anlaşılmaktadır.
I. 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü
ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, söz
konusu maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise gayrimenkullerin alım,
satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın
ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
Ticari faaliyet bir tür emek sermaye organizasyonuna dayanmakta olup kazanç
sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından
icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir
faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle
birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte
değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya
çıkmaktadır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun değer artışı kazançlarının düzenlendiği mükerrer
80 inci maddesinde, ''Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan
kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
...
6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci
maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek
usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve
hakların, iktisap tarihinden başlayarak tarihinden geçerli olmak üzere
04.04.2007)kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri
gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.).
Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların
satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması,
devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.''
Söz konusu gayrimenkullerin aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı
tarihte veya birbirini izleyen tarihlerde satılması durumunda yapılan satışlar devamlı
olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde
edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesine göre ticari kazanç olarak
vergilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, gayrimenkullerin bir bedel karşılığı olmaksızın bağış yoluyla
kardeşlere devredilmesi halinde ise Gelir Vergisi Kanunu açısından vergilendirilme söz
konusu olmayacaktır.
2
II. 7338 SAYILI VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların
veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan
diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2'nci
maddesinin (d) fıkrasında ise ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir
tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği belirtilmiştir.
Kanunun 5'inci maddesinde; "Veraset ve İntikal Vergisinin mükellefi, veraset
tarikiyle veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıstır" denilerek veraset ve intikal
vergisinin mükellefi tarif edilmiştir. 7'nci madde de veraset tarikiyle veya sair suretle
ivazsız bir tarzda mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir beyanname ile
bildirmeye mecbur oldukları, 9'uncu maddenin 2'nci fıkrasında ise ivazsız intikallerde
malların hukuken iktisap edildiği tarihi takip eden bir ay içinde beyanname verileceği
hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun
karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi
olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir.
Bu itibarla, sahibi bulunduğunuz taşınmazdan kardeşlerinize yapacağınız
bedelsiz hisse devri ivazsız bir intikal olup veraset ve intikal vergisine tabi tutulması
gerekmektedir. Dolayısıyla söz konusu bu intikalin mükelleflerince bir beyanname ile
ilgili vergi dairesine beyan edilip veraset ve intikal vergisinin ödeneceği tabiidir.
III. 492 SAYILI HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN
492 sayılı Harçlar Kanununun 57'nci maddesinde, bu Kanuna bağlı (4) sayılı
tarifede yazılı olanların tapu kadastro harçlarına tabi olduğu; aynı tarifenin "I- Tapu
işlemleri" başlıklı bölümünün 4'üncü maddesinde ise, gayrimenkullerin ve mülkiyetten
gayri ayni hakların bağışlanmasında, kanuni mirasçılar dışında intifa hakkından, kuru
mülkiyet sahibi lehine ivazsız feragat edilmesinde ve süreli intifa haklarında süre
dolarak intifa hakkının sona ermesinde kayıtlı değer üzerinden harç alınacağı hükme
bağlanmıştır. Söz konusu harç oranı 29/12/2009 tarih ve 2009/15725 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4 sayılı tarifenin I-4
maddesi için binde 59,4 olarak belirlenmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 63'üncü maddesinde; "Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı
değer" veya "emlak vergisi değeri" deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 29'uncu
maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade eder.
Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi
değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden
hesaplanır..." hükmü yer almaktadır.
3
Buna göre, gayrimenkullerin bağışlanması ile ilgili tapu işleminde, 492 sayılı
Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I-4'üncü maddesine göre kayıtlı değer
üzerinden binde 59,4 oranında tapu harcı aranılması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.