Birliğin Damga Vergisi ve Kdv Tevkifatına Tabi Olup Olmadığı Hk.

Özelge: Birliğin Damga Vergisi ve Kdv Tevkifatına Tabi Olup
Olmadığı Hk.
Sayı: 
84695066-010.01[Dmg/1-8 Kdv/9]-10
Tarih: 
10/04/2014
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ZONGULDAK VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 84695066-010.01[Dmg/1-8 Kdv/9]-10 10/04/2014
Konu : Birliğin Damga Vergisi ve Kdv Tevkifatına Tabi Olup  
Olmadığı Hk.
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre
kurulmuş tüzel kişiliğe ve iktisadi faaliyetleriniz nedeniyle Kurumlar Vergisi mükellefiyetine haiz
birliğinizin çalıştırdığı personele ait Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiği sigorta prim bildirgeleri ile
Vergi Dairesine verdiği vergi beyannamelerine ait damga vergisinden istisna olup olmadığı,
Birliğinizin katı ve tıbbi atık toplama hizmeti karşılığı olarak kurum ve kuruluşlara kestiği fatura
bedellerinin ilgili kurum ve kuruluşlarca tarafınıza ödenmesi esnasında damga vergisi kesintisine
tabi olup olmayacağı ile 5018 sayılı kanuna bağlı cetvellerde yer alan ve 117 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde belirlenmiş alıcılar kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlar ile diğer kişi ve kurumlara
düzenlenen faturalarda KDV tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağının bildirilmesi istenmektedir.
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9/1 inci maddesi ile vergi alacağının emniyet altına
alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu
tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 01/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 117 Seri No.lu
KDV Genel Tebliğinin; (3.1.2.) bölümünde tevkifat uygulaması kapsamındaki sorumlular, (3.2.)
bölümünde tevkifat uygulanacak hizmetler, (3.3.) bölümünde ise tevkifat uygulanacak teslimler
sayılmıştır.
            Söz konusu tebliğin;
            - (3.1.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere;
            a)KDV mükellefleri,
            b)Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):
            - 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve
bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme
birlikleri,
            ...
            sorumlu tutulmuştur.
            - (3.1.4.) bölümünde, belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde
(şirketleşenler  dahil  profesyonel  spor  kulüplerince  yapılanlar  hariç),  KDV  tevkifatıuygulanmayacağı,
            - (3.4.) Kısmi Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar başlıklı bölümünün, (3.4.1.1)
ayrımında, tebliğin (3.1.2./b) ayrımında sayılanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim
ve hizmetlerinde hesaplanan KDV nin, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata tabi
tutulmayacağı, ancak bu durumun profesyonel spor kulüplerince (şirketleşenler dahil) Tebliğin
(3.1.2./b) ayrımında sayılanlara yapılan teslim ve hizmetlerde geçerli olmadığı,
            belirtilmiştir.
            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.1.2./b) ayrımında kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapma sorumluluğu
olanlar arasında yer alan Birliğinizin, KDV mükellefi olsun olmasın Tebliğin (3.1.2./b) ayrımında
sayılan belirlenmiş alıcılara yapacağı tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetler için
hesaplayacağı KDV tutarı üzerinden söz konusu alıcılar tarafından KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
            Öte yandan, Tebliğin (3.1.2./b) ayrımında tevkifat uygulaması kapsamındaki sorumlular
dışındaki KDV mükelleflerinden, Tebliğin (3.2.) ve (3.3) bölümündeki tevkifat kapsamındaki teslim
ve hizmet alımlarınıza ait KDV tutarının Birliğiniz tarafından tevkifata tabi tutulacağı tabiidir.
            DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda
yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin
kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga
vergisini kişilerin ödeyeceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel
ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı
tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
            Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün
Kanuna ekli (1) sayılı tablonun 1-a fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet
alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi
dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi
daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve
havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi; 2/b-bd fıkrasında, muhtasar beyannamelerin; 2/e
fıkrasında, sosyal güvenlik kurumlarına verilen sigorta prim bildirgelerinin maktu damga vergisine
tabi tutulacağı, damga vergisinden istisna olan kağıtların düzenlendiği Kanuna ekli (2) sayılı
tablonun "I- Resmi işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında ise, resmi daireler
arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kağıtların damga vergisinden istisna olduğu hükmü
bağlanmıştır.
            Diğer taraftan, 11/06/2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Mahalli
idare birliği: Birden fazla mahalli idarenin, yürütmekle görevli oldukları hizmetlerden bazılarını
birlikte görmek üzere kendi aralarında kurdukları kamu tüzel kişisini, ifade eder" hükmüne yer
verilmiştir.
            5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Mahallî
idare birliği: Birden fazla mahallî idarenin, yürütmekle görevli oldukları Hizmetlerden bazılarını
birlikte görmek üzere kendi aralarında kurdukları kamu tüzel kişisini ifade eder." hükmüne yer
verilmiş olup, söz konusu Kanun kapsamında kurulduğu belirtilen Birliğiniz, 488 sayılı Damga
Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında resmi daire olarak değerlendirilmektedir.
            Öte yandan, damga vergisi uygulaması bakımından Kanunda tanımı yapılan resmi dairelere
bağlı olmakla birlikte ayrı tüzel kişilik ve iktisadilik vasıflarının her ikisine birden haiz olan
kuruluşlar resmi daire olarak kabul edilmemekte, buna karşılık bu iki özellikten herhangi birisine
sahip olmayan kuruluşlar bağlı oldukları resmi dairenin damga vergisi uygulaması yönünden sahip
oldukları ayrıcalıklardan faydalanabilmektedirler.            Buna göre, Biriliğinizin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında
resmi daire olması nedeniyle Birliğiniz tarafından Sosyal Sigortalar Kurumuna verilen aylık sigorta
prim bildirgelerinin; resmi daire olan vergi dairesine verilecek vergi beyannamelerinin ve katı ve
tıbbi atık toplama hizmetiniz karşılığında resmi daire olan kurum ve kuruluşları tarafından
Birliğinize yapılan ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtların damga vergisine tabi tutulmaması
gerekmektedir.
            Diğer taraftan, Birliğinizden ayrı bir tüzel kişiliği olan iktisadi işletmeniz bulunması
durumunda, resmi daire olarak değerlendirilmeyecek söz konusu iktisadi işletme tarafından Sosyal
Sigortalar Kurumuna verilen aylık sigorta prim bildirgelerinin, vergi dairesine verilecek
beyannamelerin ve iktisadi işletmenize katı ve tıbbi atık toplama hizmeti karşılığında resmi daire
olan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtların damga
vergisine tabi tutulacağı ve verginin kişi olarak iktisadi işletmenizce ödeneceği tabiidir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.