Birlik tarafından verilen hayvanlara kulak küpesi takma hizmetinin vergi mevzuatı karşısındaki durumu hk.

Özelge: Birlik tarafından verilen hayvanlara kulak küpesi
takma hizmetinin vergi mevzuatı karşısındaki durumu hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.17.02-VUK-11-119-108
Tarih: 
06/03/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.17.02-VUK-11-119-108 06/03/2012
Konu : Birlik tarafından verilen hayvanlara kulak küpesi  
takma hizmetinin vergi mevzuatı karşısındaki
durumu
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun tetkikinden; İlimiz ..... Malmüdürlüğünün .... vergi
numarasında  kayıtlı  olduğunuz,  esas  faaliyetinizin  yanında  hayvanlara  küpe  takarak
numaralandırma işine başladığınız, bu faaliyet kapsamında Tarım İl Müdürlüğünden faturalı olarak
... TL'ye satın aldığınız kulak küpelerini köy köy dolaşarak ... TL karşılığında hayvanlara taktığınız,
bu işinizden dolayı kurumlar vergisi ile katma değer vergisinden muaf olmanız nedeniyle alınan
bedellerin belgelendirilmesi ile bu faaliyet nedeniyle vergisel durumunuzun ne olacağı konusunda
tereddüt yaşadığınızdan bahisle, konu hakkındaki Başkanlığımız görüşünün bildirilmesinin
istenildiği anlaşılmıştır.
            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre dernek ve vakıflar kurumlar
vergisi mükellefleri arasında sayılmazken, aynı maddenin (ç) bendi ile dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefiyeti kapsamına alınmışlardır. Aynı Kanunun 2 nci
maddesinin beşinci fıkrasında, dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan
ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin dernek ve
vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı fıkrasında da dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler
arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine
ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve
hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme niteliğini değiştirmeyeceği hükme
bağlanmıştır.
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerle
ilgili (2.4.) bölümünde; iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en belirgin özelliğinin
bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu diğer bir
anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir
organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı veya
hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya
vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,
satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr
edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma vasfını
değiştirmeyeceği açıklanmıştır.
            Anılan Genel Tebliğde açıkladığı üzere, iktisadi işletmenin belirlenmesinde Kurumlar Vergisi
Kanununun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirlenen koşullar dikkate alınacak olup işletmeninbelirgin özelliği bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi ve
iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona
bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı veya hizmet ifaları
gibi faaliyetlerdir.
            Bu durumda, Birliğiniz tarafından ....- TL'ye alınan kulak küpelerinin ....- TL bedel
karşılığında hayvanlara takılma faaliyetinin sürdürüldüğü anlaşıldığından, bu faaliyet nedeniyle
Birliğinize ait oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi ve
mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilmesi gerekir.
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
            1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu,
            1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler
ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki
kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile
döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve
mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu,
            17/1 inci maddesinde, tarımsal amaçlı kooperatiflerin; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı
yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden
istisna olduğu,
            hüküm altına alınmıştır.
            KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik amacı,
toprak analizleri; tarla denemeleri; zirai araştırmaların yapılması; hububat sebze ve meyve üzerine
yapılan araştırma, inceleme ve ıslah çalışması; zirai mahsullerin muayene edilmesi, fumigasyona
tabi tutulması; damızlık tohum ve hayvan yetiştirilmesi; orman yollarının yapılması; damızlık
hayvan, damızlık fide, fidan, bağ çubuğu, tohum ve faydalı böcekler gibi teslim ve hizmetleri
kapsamaktadır.
            Bu çerçevede, Birliğinizin üyelerine ait hayvanlara vereceği küpe takma hizmeti, tarımı
yaymak, ıslah ve teşvik amacı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu hizmetin genel
hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.
            VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesinde, defter tutacaklar sayılmış olup,
iktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin, defter tutma bakımından
tüccarların tabi oldukları hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.
            Aynı Kanunun 177 nci maddesinde, "Aşağıda yazılı tüccarlar I. sınıfa dahildirler.
            ...
            5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına
göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter
tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.)..." hükmü mevcuttur.
            Mezkur Kanunun 227 nci maddesinde ise; "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna
göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki
mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 uncu ve
müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.            Bu itibarla, Birliğinize ait iktisadi işletmenin I sınıfa tabi tüccar olarak bilanço esasına göre
defter tutması ve gerçekleştirdiği hizmet ifalarının Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip
maddelerinde yer alan belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.