Daire Sahibine Ödenen Kira ve Daire Sahibinden Alınan Komisyonun Gelir-Gider Kayıtlarının Vergi Kanunları Açısından Nasıl Uygulanacağı Hk.

Daire Sahibine Ödenen Kira ve Daire Sahibinden Alınan
Komisyonun Gelir-Gider Kayıtlarının Vergi Kanunları
Açısından Nasıl Uygulanacağı Hk.
Sayı: 
68509125-125[KV/2016/03]-16976
Tarih: 
03/12/2018
T.C.
BOLU VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
   
 
Sayı :68509125-125[KV/2016/03]-16976 03.12.2018
Konu :Daire Sahibine Ödenen Kira ve Daire  
Sahibinden Alınan Komisyonun Gelir-
Gider Kayıtlarının Vergi Kanunları
Açısından Nasıl Uygulanacağı
 
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin yaklaşık 200 adet 1+1 daire inşaatı yaptığı,
dairelerin büyük bir bölümünün inşaatının tamamlandığı, bir kısmının inşaatının ise devam ettiği,
daire satışı yaptığınız müşterilerinizle şirketiniz arasında yapılan sözleşmeye göre, şirketinizin
daireyi satın alan müşterilerinize satış tarihinden itibaren, daireler ister kiraya verilsin ister
verilmesin, kira ödemeyi taahhüt ettiği, şirketinizin satmış olduğu dairelerin müşteri adına kiraya
verilmesinde kira bedelini tahsil edip daire sahibine ödediği, ancak şirketinizin kira süresince aylık
50 TL komisyon alacağı belirtilerek, şirketinizin satılan dairelerin kiraya verilmediği dönemde daire
sahibine ödediği bedel ile kiraya verilen daireler için alacağı komisyonun gelir-gider kayıtlarının
vergi kanunları karşısındaki durumu hakkında Defterdarlığımız görüşü talep edilmiştir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum
kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan
kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş; 38 inci maddesinin birinci fıkrasında da,
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış
olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim
konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirim konusu
yapılabilmesi için söz konusu giderlerin kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi amacı ile
yapılmış olması, yapılan giderin karşılığında sabit kıymet iktisap edilmiş olmaması, yapılan giderin
iktisadi işletmenin maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerden olmaması gerekmektedir. Genel
olarak; kırtasiye, temizlik, ısıtma, aydınlatma, su ve telefon giderleri, işyeri, araç vb. giderleri,
yapılan işle orantılı temsil ve ağırlama giderleri, gayrimenkul ve gayrimenkul gibi değerlenen sabit
kıymetlerin normal bakım ve onarım giderleri, sigorta giderleri, finansman giderleri, pazarlama,
satış ve dağıtım giderleri, reklam giderleri, yurt dışındaki kişilere ödenen komisyonlar, ayıplı ürün
iadesi ve komisyon giderleri bu tür giderlerdendir.
Bu hükümlere göre, şirketiniz tarafından satışları artırmak amacıyla, şirketiniz ile daire satışı
yaptığınız müşterileriniz arasında yapılan garanti kira sözleşmesi gereğince, satışını yaptığınız ve
müşterilerinize ait olan dairelerin kiraya verilemediği durumlarda şirketiniz tarafından daire
sahiplerine ödenecek olan kira tutarının, ispat edici mahiyetteki belgelerle tevsik edilmesi halinde,
pazarlama ve satış gideri olarak; dairelerin kiraya verilmesi karşılığında daire sahiplerinden alınan
50 TL komisyon bedelinin de gelir olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Bu Kanunda aksine
hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait
olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü uyarınca vergi sistemimiz mükelleflerin mal teslimi,
hizmet ifası ve diğer muameleler sebebiyle bir vesika düzenlemesini benimsemiş olup, söz konusu
işlemlerin, esas itibariyle, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden
herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Aynı Kanunun;
- 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı
meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari
vesika olduğu,
- 231/5 inci maddesinde, faturanın mal teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi
gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş
sayılacağı,
- 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına,
kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve
vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura
istemek ve almak mecburiyetinde olduğu, bu sayılanlar dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 liradan (2017 yılı
için 900.-TL'yi) geçmesi veya bedeli söz konusu tutardan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı
satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğu,
- 234 üncü maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerledefter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa
yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya emtiayı
satana imza ettirecekleri gider pusulasının vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura
hükmünde olduğu
hükme bağlanmıştır.
Bunun yanı sıra, fatura tahakkuka ilişkin bir belge olduğundan düzenlenmesi bedelin ödenmesine
değil, malın teslimine veya hizmetin ifasına bağlı olup, kiralama şeklindeki hizmet ifalarında vergiyi
doğuran olay hizmetin yapılması ile meydana gelmektedir.
Buna göre;
- Şirketiniz tarafından satılan daire sahiplerine kira garantisi kapsamında ödeme yapılması
durumunda, ödeme yapılan kişinin 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde belirtilen ve fatura
düzenleme yükümlülüğü bulunanlardan olması durumunda bu kişilerce fatura düzenlenmesi,
belirtilen bu kişiler dışında kalan kişilerden olması durumunda ise şirketinizce gider pusulası
düzenlenmesi,
- Şirketinizin söz konusu dairelerin kira bedelini tahsil edip komisyon alması durumunda ise
şirketiniz tarafından kiralama işlemine aracılık hizmeti verilmekte olup komisyon bedelleri ve
fer'ileri için daire sahibi adına fatura düzenlemeniz gerekmektedir.
Öte yandan, kira bedellerinin tahsiline aracılık edilmesi durumunda, kira tahsilatları ve tahsil edilen
tutarların daire sahibine aktarılması ile ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında
herhangi bir belge düzenleme zorunluluğunuz bulunmamakla birlikte, bu işlemlere ilişkin belgelerin
(sözleşme, banka dekontu vs.) muhafaza edilmesi ve talep edilmesi halinde yetkili makam ve
memurlara ibraz edilmesi gerektiği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;
- 1/1 inci maddesine göre her türlü ticari, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan
teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olup, maddenin dördüncü fıkrasında, ticari, sınaî,
ziraî faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu
hükümlerine göre belirleneceği,
- 20 nci maddesinde verginin matrahının, teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel
olduğu, bedel deyiminin de malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılandan bu işlem karşılığı
alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen değerler
toplamını ifade ettiği,
29/1'inci maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den,
bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve
hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi
indirebilecekleri,
hükümlerine yer verilmiştir.
Bu çerçevede, müşterilerinizle imzalanan sözleşme gereğince satışını yaptığınız ve müşterilerinize
ait olan dairelerin kiraya verilmesi karşılığında müşterilerinizden aldığınız komisyon bedelinin %18
oranında katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim. 
  
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.