Defter Belge Tasdiki
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı :B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1571 12/09/2011
Konu :Defter Belge Tasdiki
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin mükelle yet türünün tam mükelle yetten .... tarih ..... sayılı yazıya
istinaden dar mükelle yet olarak değiştirildiği, bu nedenle 2011 takvim yılına ilişkin resmi defter tasdik ettirilip
ettirilmeyeceği hususlarında görüş talep edilmektedir.
Şube'nin tanımını yapan 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanununun 9 uncu
maddesinin 2 nci fıkrasına göre, Bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın
çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu
ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları
bu Kanunun uygulanması bakımından şube sayılır.
Öte yandan, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nu 42 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, merkezleri Türkiye
dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye'deki şubeleri, kendi memleket kanunlarının ticaret unvanı hakkındaki
hükümleri mahfuz kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu gibi şubeler için ikametgâhı Türkiye'de
bulunan tam salahiyetli bir ticari mümessil tayini mecburidir. Birden fazla şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra
açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur.
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun l inci maddesinde kurumlar vergisinin mükelle eri belirlenmiştir. Buna
göre sermaye şirketleri, kooperati er, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakı ara ait iktisadi işletmeler ve iş
ortaklıkları kurumlar vergisi mükelle olmaktadırlar. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Tam ve Dar Mükelle yet" başlıklı 3
üncü maddesinde ise; "Dar Mükelle yet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan kanuni ve iş merkezinin her
ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler. " hükmü yer
almaktadır.
Aynı Kanunun 3 üncü maddesine göre, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun, Türkiye'de işyeri olan
veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden
elde edilen kazançlar ticari kazanç olarak vergiye tabidir. Bu maddede geçen işyeri kavramı Vergi Usul Kanunu'nun 156
ncı maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane,
muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık
tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya
mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer olarak tanımlanmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Defter Tutma" bölümünün "Maksat" başlıklı 171 inci maddesinde,
mükelle erin bu kanuna göre tutmaları gereken defterleri vergi uygulaması bakımından;
1-Mükelle n vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;
2-Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek;
3-Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4-Mükelle n vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
5-Mükelle n hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (emanet
mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek
maksatlarını taşıyacak şekilde tutacakları hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ...'da mukim bir teşebbüsün İstanbul'da açmış olduğu "şube"
Türkiye'deki işyeri olduğundan dar mükelle yet şartları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle şirketinizin dar mükelle yet
esasında kurumlar vergisi mükelle yetinin tesis edilmesi, dolayısıyla Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen defter tutma,
defterleri tasdik ettirme, belge düzenleme ve bunların saklanması ve ibrazı gibi ödevlerin eksiksiz yerine getirilmesi
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*)
Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh
edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.