Defterlerdeki bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılması faaliyeti için yapılan ödemeden dolayı gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hk..
Özelge: Defterlerdeki bilgilerin bilgisayar ortamına
aktarılması faaliyeti için yapılan ödemeden dolayı gelir
vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hk..
Sayı:
62030549-GVK 37-2286
Tarih:
25/07/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : 62030549-GVK 37-2286 25/07/2012
Konu : Defterlerdeki bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılması
faaliyeti için yapılan ödemeden dolayı gelir vergisi kesintisi
yapılıp yapılmayacağı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sandığınızın 1965 yılından 2006 yılına kadar kalamoza
defterlerine yazılan (Toplam 100 kalamoza) prime tabi istihkaklarını bilgisayar ortamına aktarılması
işini ........ Vergi Dairesi Müdürlüğünün ......... vergi kimlik numaralı mükellefi ......... şahıs firmasına
verdiğinizi, adı geçen firmanın 6 ay süre ile 5-6 kişi istihdam ederek işlemi 2011 Aralık ayında
bitirdiği ve anlaşma tutarı ........-TL.+KDV fatura tanzim edilerek ödemenin yapıldığını belirterek,
söz konusu faaliyetin serbest meslek kazancı hükümlerine göre değerlendirerek stopaj kesintisi
yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız
görüşü aşağıda açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65'inci maddesinde,
"Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya
ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk
altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."
hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 66'ncı maddesinde ise
"Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır.
Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak
uğraşılması bu vasfı değiştirmez."
hükmü yer almaktadır.
Öte yandan aynı Kanun'un 37'nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan
kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
Ticari faaliyet, bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama
niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin
"ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir.
Ancak, bir faaliyetin "ticari faaliyet" sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı
gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte
değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Aynı Kanun'un 94'üncü maddesinde ise tevkifat yapacaklar ile tevkifata tabi ödemeler
sayılmış olup ticari kazançlar tevkifata tabi ödemeler arasında yer almamıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, anılan işin ticari faaliyet kapsamında
değerlendirilmesinden dolayı tarafınızca yapılan ödemeden tevkifat yapılmaması ve bu faaliyetten
elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde
vergiye tabi tutulması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.