Depolama ve terminal alanı olarak kullanılan gayrimenkullerin kısmi bölünmeye konu edilip edilemeyeceği hk.
Özelge: Depolama ve terminal alanı olarak kullanılan
gayrimenkullerin kısmi bölünmeye konu edilip
edilemeyeceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK/19-3-123
Tarih:
30/05/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK/19-3-123 30/05/2012
Konu : Depolama ve terminal alanı olarak kullanılan
gayrimenkullerin kısmi bölünmeye konu edilip
edilemeyeceği.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin taşımacılık ve lojistik hizmetler alanında
faaliyet gösterdiği belirtilerek, şirketiniz aktifinde kayıtlı bulunan ve esas faaliyetlerinizde
depolama ve terminal alanı olarak kullanılan taşınmazların Kurumlar Vergisi Kanununun 19/3-b
maddesi kapsamında mevcut veya yeni kurulacak bir şirkete ayni sermaye olarak konulmak
suretiyle kısmi bölünme yoluyla devredilip devredilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü
talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Devir, bölünme ve hisse değişimi" başlıklı 19 uncu
maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde; "Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin
veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin
bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da
sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî
sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu
Kanunun uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin
devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif
kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık
edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin
ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve iştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan
şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak
hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin "19.2.2.1. Üretim ve
hizmet işletmelerinin ayni sermaye olarak konulması" başlıklı bölümünde; "Üretim veya hizmet
işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve
pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmi bölünme sonucu hem bölünen işletmenin
hem de bölünme sonucunda varlıkları devralan işletmenin faaliyetine devam etmesi esastır. Bu
kapsamda, söz konusu işletmelerin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı
için gerekli taşınmaz, her türlü tesis, makine ve teçhizat, alet, edevat, taşıtlar, gayrimaddi haklar ile
hammadde, mamul, yarı mamul mallar gibi aktif kıymetler ile ilgili pasif kıymetlerin tümünün
devredilmesi zorunludur..." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin "19.2.2.1.2. Üretim ve hizmet işletmelerine bağlı taşınmazların durumu"
başlıklı bölümünde ise; üretim ve hizmet işletmeleri ile fiziki veya teknik bütünlük arz eden ve bu
işletmelerden ayrılması mümkün olmayan binalar, arsa ve arazilerin de bu işletmelere dahil
taşınmazlar olarak kabul edileceği ifade edilmiştir. Anılan düzenlemelerle getirilen kısmi bölünme müessesesinin temel amacı, şirketlerin
yeniden yapılanma yoluyla verimlilik ve karlılıklarını artırmalarına imkan sağlamak olup, kısmi
bölünme bir üretim tesisinin veya hizmet işletmesinin parça parça elden çıkarılması sonucunu
doğurmaması gerekmektedir. Dolayısıyla üretim tesisi ve hizmet işletmelerinin devrinde, işletme
bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün
devredilmesi zorunludur.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin aktifinde kayıtlı bulunan ve depolama ve
terminal alanı olarak kullanılan taşınmazların, taşımacılık ve lojistik faaliyetlerinizi sona
erdirmeyecek şekilde 5520 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ve Tebliğde yapılan açıklamalar
çerçevesinde kısmi bölünmeye konu edilmesi mümkündür.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.