Dernek şubelerine ayrı vergi kimlik numarası verilip verilmeyeceği hk.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

Sayı : B.07.1.GİB.4.06.18.02-32008-8456-22 04/01/2012

Konu : Dernek şubelerine ayrı vergi kimlik

numarası verilip verilmeyeceği hk.

İlgide kayıtlı özelge talebinizde; Dernekler Kanununun 2 nci maddesi ile ... Derneği Tüzüğünün 50 nci maddesi

uyarınca tüzel kişiliği bulunmayan şubelerinizin müstakil vergi mükellefi olup ayrı vergi numarası almalarının zorunlu

olup olmadığı hakkında bilgi verilmesi istenilmektedir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4108 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişik 8 inci maddesinin

son fıkrasında; "Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu

hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek

ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye

Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü yer almaktadır.

Konuyla ilgili olarak yayımlanan 240 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "2- Tek Vergi Numarası

Uygulamasında Vergi Mükelleflerince Uyulması Zorunlu Hususlar" başlıklı bölümünde; "... Vergi dairelerinde kayıtlı her

gerçek ve tüzel kişiye tek vergi numarası verilecek olup, mükelleflerin merkez ve şubeleri aynı vergi numarasını

kullanacaklardır. Şubelerin başka vergi dairesi yetki alanı içerisinde olması durumu değiştirmeyecektir. Bankalar bu

uygulamanın dışında tutulmuşlardır. ..." açıklaması yer almaktadır.

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, dernek veya vakıflara

ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticari, sınai ve zirai

işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu hükümlerine yer

verilmiştir.

Aynı Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da her mükellefin vergiye tâbi kazancının tamamı için bir

beyanname vereceği, ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi

işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı beyanname

verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Konu ile ilgili olarak 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi

Genel Tebliğinin "14.1. Beyannamenin verilmesi" başlıklı bölümünde,

"Her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname verecektir. Mükelleflerin şubeleri, ajanlıkları,

alım-satım büro ve mağazaları, imalathaneleri veyahut kendilerine doğrudan doğruya bağlı sair işyerleri için bağımsız

muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmesi söz konusu olmayacaktır.

Ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait tüzel kişiliği bulunmayan

iktisadi işletmelerin her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek veya vakıflar tarafından ayrı

beyanname verilmesi gerekecektir. Bu nedenle, söz konusu kuruluşlara ait iktisadi işletmelerin her biri için ayrı kurumlar

vergisi mükellefiyeti tesis ettirilecektir.

İktisadi işletmelerin ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi

-Faaliyetlerinin bağımsız ve farklı olması ve/veya

-Farklı işyerlerinin bulunması halinde

ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirilmesi gerekmektedir."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre söz konusu derneğin merkez ve şubelerinde aynı vergi kimlik numarasını

kullanması gerekmekte olup, derneğin merkez ve şubelerinde iktisadi işletme oluşturacak ve vergi mükellefiyetini

gerektirecek bir faaliyetinin bulunması halinde ise her bir iktisadi işletme için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis

ettirilmesi ve kurumlar vergisi beyannamelerinin de ayrı ayrı verilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh

edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.