DİİB kapsamında KDV'de tecil-terkin sistemi çerçevesinde rapor düzenlenmesi.

Özelge: DİİB kapsamında KDV'de tecil-terkin sistemi
çerçevesinde rapor düzenlenmesi.
Sayı: 
39044742-130-1921
Tarih: 
22/07/2014
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 39044742-130-1921 22/07/2014
Konu : DİİB kapsamında KDV'de tecil-terkin sistemi çerçevesinde  
rapor düzenlenmesi.
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, firmanızın 22/07/2012 tarihinde almış olduğu bir
dahilde işleme izin belgesi bulunduğu, bahse konu belge kapsamında ilk yurt içi alışınızın
22/08/2012 tarihinde gerçekleştiği, yine bahse konu belge kapsamında ilk ihracatınızın Eylül ayı
içerisinde gerçekleştiği, bu belge kapsamında yapılan alışlardan doğan tecil edilen KDV nin terkin
edilmesi için henüz YMM raporu düzenlenmediği, bu açıklamalar ışığında Yeminli Mali Müşavirin
bu belgeyle ilgili mülga 120 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (3.1.) bölümüne göre
belge bazında tecil terkin uygulaması kapsamında yapılan tüm alışları kapsayacak şekilde tek bir
rapor mu yoksa belge kapsamında yapılan tüm alışlar için ihraç edildikleri her döneme ayrı ayrı
rapor mu düzenleyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 17 nci maddesinde; "Dâhilde
işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak
maddelerin 31/12/2015 tarihine kadar tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci
maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları
itibariyle işlem yaptırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi
olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen süreler esas alınır. İhracatın şartlara
uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
            Madde hükmünde verilen yetkiye istinaden yayımlanan 16/4/2001 tarih ve 2001/2325 sayılı
BKK ile dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak
maddelerin dahilde işleme izin belgesine (DİİB) sahip mükelleflere tesliminde sektörel ayrım
yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem
yapılabileceği karara bağlanmıştır.
            Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin "II/A-9.5. Tecil-
Terkin Uygulaması" başlıklı bölümünde;
            -3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında satın alınan maddelerle imal edilen
malların süresi içinde ihraç edildiğinin Tebliğin bu bölümünde sayılan belgelere ek olarak yeminli
mali müşavirlerce düzenlenecek bir raporla tespit edileceği, bu raporun alıcı tarafından, tecil-terkin
kapsamındaki alışlarına ilişkin olarak düzenlenebileceği gibi, satıcı tarafından bu kapsamdaki
satışlarına ilişkin olarak da düzenlenebileceği,
            -Söz konusu raporlarda, imalat kayıtlarındaki bilgiler esas alınarak üretim analizi ve
randıman hesapları yapılacağı, satıcı nezdinde düzenlenecek raporlarda, alıcılardan alınan bilgilere
dayanılarak işlem yapılabileceği,            -Düzenlenecek raporlarda; DİİB'in tarih ve sayısı, belgenin geçerlik süresi, ihracata ilişkin
gümrük beyannamelerinin tarih ve sayısı, fiili ihracat tarihleri, ihraç edilen malların cinsi, miktarı
ve tutarı, ihracatın süresi içinde yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkin bilgilere yer verileceği ve
rapora ilgili mevzuat uyarınca gümrük beyannamesinin veya beyannamelerdeki bilgileri içeren liste
ya da gümrük beyannamesi yerine geçen belgenin örneğinin ekleneceği,
            -Alıcı nezdinde düzenlenen raporda, ihraç edilen malların üretiminde kullanılan maddelerin
satıcılar itibarıyla ayrı ayrı olmak üzere cins, miktar ve tutarının da yer alması gerektiği, satıcı
nezdinde düzenlenen raporun ise DİİB kapsamındaki tüm satışları kapsayabileceği gibi sadece
belirli alıcılara yapılan satışlara ilişkin de düzenlenebileceği, bu durumda satıcı nezdinde DİİB
kapsamındaki alışlarına yönelik rapor düzenlenmeyen alıcılar nezdinde düzenlenen raporların
dikkate alınacağı,
            -Bu raporların ihracatın yapıldığı her dönem için ayrı ayrı düzenlenmesine gerek olmadığı,
her bir belge bazında tecil-terkin uygulaması kapsamında yapılan tüm alışları kapsayacak şekilde
tek bir raporun da düzenlenebileceği,
            -Satıcı veya alıcılar nezdinde düzenlenmiş olan söz konusu raporun satıcı tarafından bağlı
olduğu vergi dairesine ibrazı suretiyle tecil edilen verginin terkininin sağlanacağı,
            belirtilmiştir.
            Buna göre; gerek 01/09/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mülga 120 Seri No.lu
KDV Genel Tebliği, gerekse 01/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinde
yer alan açıklamalar uyarınca KDV Kanununun geçici 17 nci maddesi çerçevesinde gerçekleştirilen
tecil-terkin kapsamındaki teslimler nedeniyle düzenlenecek raporların, ihracatın yapıldığı her
dönem için ayrı ayrı düzenlenmesine gerek bulunmamakta olup her bir belge bazında tecil-terkin
uygulaması kapsamında yapılan tüm alışları kapsayacak şekilde tek bir rapor düzenlenmesi
mümkün bulunmaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.