Dövizli mal alımlarının değerlemesi

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 Sayı :B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK-280-6 02/01/2012

 Konu :Dövizli mal alımlarının değerlemesi

            İlgide kayıtlı dilekçelerinizde;

            1- Yurtiçi rmalardan yapacağınız dövizli mal alımlarında tara arca düzenlenmiş alım  sözleşmesinde, ilgili mal

 alımlarına ait satış faturasında uygulanacak döviz kurunun T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru olarak belirlendiği, söz

 konusu fatura  bedelinin  döviz cinsi ve avans olarak ödendiği  belirtilerek şirketinizce yapılacak  ödeme işleminin 

kayıtlara geçirilirken uygulanacak döviz kurunun T.C. Merkez Bankası döviz satış veya alış kurundan hangisi olacağı,

            2- Yurtdışı rmalardan ithal etmiş olduğunuz mallara ilişkin düzenlenen gümrük beyannamesinde yer alan mal

 bedelinin T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplandığı belirtilerek ilgili mal bedeli ile ithalatta ödenen

 vergilerin kayıtlara geçirilirken uygulanacak döviz kurunun ne olması gerektiği,   

            3-  Yurtiçi rmalardan yapacağınız dövizli mal alımlarında tara arca düzenlenmiş alım  sözleşmesinde kur

 belirtilmediği hallerde, faturanın T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden düzenlenmiş olması durumunda, döviz

 bazında yapılan ödemenin  kayıtlara intikalinde hangi döviz kurunun uygulanacağı hususlarında Başkanlığımızın görüşü

 talep edilmektedir.

            Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; "  Fatura, satılan emtia veya yapılan iş

 karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye

 verilen ticari vesikadır. "  hükmü yer almaktadır.

            Aynı Kanunun 215 inci maddesinde; " 1- Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması

 zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi

 matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.

            2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para

 birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı

 gösterilme şartı aranmaz."  hükmü yer almaktadır.

            Yine, aynı Kanunun 280 inci maddesinde; " Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe

 muvazaa olduğu anlaşılırsa  bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır.

            Yabancı paranın borsa rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur.

            Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya  senetsiz  alacaklar ve borçlar hakkında da caridir... "  hükmü

 bulunmaktadır.

            Ayrıca, 404 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; " 130 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 217

 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere değerleme günü itibariyle Bakanlığımızca kur ilan edilmediği

 durumlarda  T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak

değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun),

 döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanacağı tabiidir."  açıklamasına yer verilmiştir.

            Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük  Kanununun 30 uncu maddesinde;  " Eşyanın gümrük vergisine esas alınacak

 kıymetinin Türk Lirası olarak beyanı zorunludur. Fatura veya diğer belgelerde yazılı yabancı paralar, gümrük

 yükümlülüğünün başladığı tarihte  yürürlükte olan T.C. Merkez Bankası  döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına

 çevrilir. "  hükmü yer almaktadır.

            Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun " Gümrük Makbuzu " başlıklı 47 nci maddesinde ise ithal

 sırasında alınan Katma Değer Vergisinin gümrük makbuzunda ayrıca gösterileceği belirtilmiştir.

            Yine, aynı Kanunun " Döviz ile yapılan işlemler"  başlıklı 26 ncı maddesinde; bedelin döviz ile hesaplanması halinde

 dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği hükme bağlanmıştır.

 Kanunun 10 uncu maddesinde ise vergiyi doğuran olayın meydana gelmesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca,

 teslim yapılmadan veya hizmet tamamlanmadan mal veya hizmetin karşılığı olarak yapılan avans ödemelerinde fatura

 düzenlenmesi halinde vergiyi doğuran olay meydana gelecektir.

            105 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "Kur Farkları" başlıklı bölümünde ise;

          " Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi

 doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine  ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade

 farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak  vergilendirilmesi gerekmektedir.

            Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı

 için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu

 işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanacaktır.

            Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından

 satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir."

açıklaması bulunmaktadır.

            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre;

            1- Yurtiçi rmalardan yapacağınız dövize endeksli mal alımlarına istinaden düzenlenen sözleşmede döviz kurunun

 tara arca belirlenmesi halinde,   (avans olarak yapılan ödemelerde dahil)  düzenlenecek satış faturalarında  Türk Lirası

 karşılığının gösterilmesi şartıyla, sözleşmede belirlenen  döviz kuru üzerinden ilgili bedelin Türk Lirasına  çevrilerek defter

 kayıtlarına geçirilmesi,

            2- Mal ithalatında, mal bedeli ile mal bedeli üzerinden Gümrük Makbuzu üzerinde hesaplanan Gümrük Vergisi ve

 KDV'nin hesaplanmasında 4458 sayılı Gümrük Kanununun 30 uncu maddesinde belirtilen T.C. Merkez Bankası döviz satış

 kuru  geçerli olacağından, mal bedeli ve söz konusu vergilerin T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk

 Lirasına çevrilerek defter kayıtlarına geçirilmesi,

            3- Yurtiçi rmalardan yapacağınız dövize endeksli  mal alımlarına istinaden tara arca mal alım sözleşmesinde

 döviz  kurunun  belirlenmemiş olması   ve satış faturasında mal bedelinin  T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden

 hesaplanması durumlarında, ödeme için tara arca döviz kuru belirlenmediğinden düzenlenecek satış faturalarındaki

 bedelin T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek  defter kayıtlarına geçirilmesi,  ayrıca fatura

 düzenleme tarihinden, ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar lehinize oluşan kur farkları için şirketinizce satıcıya, aleyhinize

 oluşan kur farkları için ise satıcı tarafından adınıza fatura düzenlenerek, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler

 için geçerli olan oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

              Bilgi edinilmesini rica ederim.

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.