E-Fatura E-Defter Uygulaması hk.

E-Fatura E-Defter Uygulaması hk.
Sayı: 
26468226-105[ÖZG-2-2016]-64773
Tarih: 
22/10/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
TRABZON VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 26468226-105[ÖZG-2-2016]-64773 22.10.2018
Konu : E-Fatura E-Defter Uygulaması  
            İlgide kayıtlı özelge talep formunun tetkikinden, gerçek usulde vergi mükellefiyetinizin
yanında …. adi ortaklığının %40 hisseli ortağı olduğunuz, bu ortaklığın 31/12/2014 tarihinde sona
erdiği, 2014 yılında şahsi işinizden dolayı yıllık brüt satış tutarınızın 771.621,13 TL olduğu, adi
ortaklığın toplam brüt satış hasılatının ise 11.898.221,29 TL. olduğu belirtilerek şahsi
mükellefiyetinizden dolayı e-Defter tutma ve e-Fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğunuzun
bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu anlaşılmaktadır.
 
            Bilindiği üzere; 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 242 nci maddesinin 2 numaralı
fıkrası ile Maliye Bakanlığı; elektronik defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi,
iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve
düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve
düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil
olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye
Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları
Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz
bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik
imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkili kılınmıştır.
 
            Ayrıca söz konusu fıkrada, Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve
belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli
olduğu; Maliye Bakanlığının, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara
ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
             Anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde,
Maliye Bakanlığının, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film,
mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması
hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların
kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması
zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme
bağlanmıştır.
 
Bu çerçevede, Vergi Usul Kanununun Maliye Bakanlığına tanıdığı yetkilere istinaden, yaygın
olarak kullanılan belgelerden biri olan "fatura" belgesinin elektronik belge olarak düzenlenmesi,
elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esaslara 397, 416, 421,
424, 447, 448, 454, 461 ve 475  Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yer verilmiştir.
 Ayrıca, e-Fatura ve e-Defter uygulamalarına zorunlulu olarak dahil olması gereken
mükellefleri belirlemeye yönelik olarak yayınlanan 454 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğinin "2.Elektronik Defter ve Elektronik Fatura Kullanma Zorunluluğu Getirilen
Mükellefler" başlıklı bölümünde:
 
"421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile zorunluluk getirilen mükelleflere ilave
olarak aşağıda sayılan mükelleflere elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçme
zorunluluğu getirilmiştir.
 
 a) 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan
mükellefler.
 
 b) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların
imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'ndan lisans
alan mükellefler. Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu bent
kapsamında değerlendirilmeyecektir.
 
 c) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden
mükellefler.(a) bendindeki şartı, 2014 hesap döneminde sağlayan mükellefler 1/1/2016 tarihinden itibaren,
2015 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ise ilgili hesap dönemine ilişkin
gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından
itibaren, (b) ve (c) bentlerinde sayılanlardan bu Tebliğin yayım tarihinden önce lisans alan veya
mükellefiyet tesis ettirenler 1/1/2016 tarihinden itibaren, bu Tebliğin yayım tarihinden sonra lisans
alan veya mükellefiyet tesis ettirenler ise, lisans aldıkları ya da mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi
izleyen hesap döneminin başından itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına
geçmek zorundadır. Bununla birlikte, lisans ya da mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi
arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin
başından itibaren elektronik defter tutabilecekler ve e-Fatura uygulamasına geçebileceklerdir."
açıklamalarına yer verilmiştir.
 İlgili Tebliğde bahsi geçen "brüt satış hasılatı"nın  tespitinde işletmenin ana faaliyet konusuna
giren tüm hasılat unsurlarının, hesap adı farkı gözetmeksizin dikkate alınması, dolayısıyla
mükelleflerin ana faaliyet konusuyla ilgili hasılatlarını izlediği hesaplardaki tutarlar toplamının ilgili
Tebliğde belirlenen brüt satış hasılatına ilişkin belirlenen sınırı (10 milyon TL) aşması koşulu göz
önüne alınmalıdır.
 
Ayrıca bilindiği üzere; "adi ortaklıklar" 11.1.2011 tarihli 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun
620-645 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 620 nci maddesinde adi ortaklık,
iki veya daha fazla kişinin, bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve
mallarını birleştirmesi olarak tanımlanmıştır. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi vergi
mevzuatımız açısından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir.
Ortakların payına düşen kazanç, ortaklar açısından ayrı ayrı beyan edilmesi gereken kazançlardır.
Adi ortaklıkların, vergi kesintileri (stopaj) ve katma değer vergisi  yönünden ortaklık adına
mükellefiyeti bulunmakta olup, söz konusu bu vergiler yönünden ortaklık adına beyanname
verilmesi ve ortaklık kazancının tespitini sağlamak bakımından ortaklık adına kanuni defterlerin
tutulması gerekmektedir. 
 
 Adi ortaklık tarafından elde edilen gelirler ile giderlerin duruma göre maliyet veya gider
olarak dikkate alınmak suretiyle adi ortaklıkta oluşan "kazanç" ortaklık adına tutulan defterler
üzerinden belirlenmekte ve oluşan kâr veya zarar ortaklık hisseleri oranında ortaklar tarafından
kendi kazançlarına dahil edilmektedir. Bu bağlamda, ortaklık kazancı ortaklık adına tutulan
defterlere göre tespit edildikten sonra her bir ortak tarafından kendi payına düşen kâr veya zararı,
ortak tarafından şahsi olarak (ortağın kendi adına ve kendi şahsi faaliyetinden dolayı olan kısmı
için) verilen geçici vergi beyannameleri ile yıllık gelir/kurumlar vergisi beyannamelerine ve ortağın
şahsi defter kayıtlarına dahil edilmesi gerekmektedir.
    Ancak, 454 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de açıklandığı üzere, e-Fatura
ve     e-Defter uygulamalarına geçiş zorunluluğunun bulunup bulunmadığının tespitinde "kazanç"
kavramı yerine "brüt satış hasılatı" kavramına yer verilmiştir. Ortakların adi ortaklıktan elde edilen
kazançlarının şahsi kazançları ile konsolide edilerek beyan edilmesi gerektiği açık olup, ortaklığın
brüt satış hasılatının ise ortaklara ortaklık payları nispetinde dağıtılması ve ortakların hasılatının
tespitinde dikkate alınması gerektiğine ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.
 
Yapılan açıklamalar çerçevesinde defter tutmak mükellefiyeti yönünden adi ortaklık ve
ortakların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmekte olup, adi ortaklığın 2014 yılı brüt satış hasılatının
454 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlen haddi (10 milyon TL) yi aşmış olması
nedeniyle adi ortaklığın e-Defter uygulamasına geçme zorunluluğunun başlangıcı 1.1.2016 tarihidir.
Ancak belirtilen bu tarihten önce de adi ortaklığın sona ermiş olması durumunda adi ortaklığın
defter tutma yükümlülüğü de ortadan kalkmış olduğundan adi ortaklığın e-Defter uygulamasına
geçme zorunluluğu hususu da söz konusu olmayacaktır. Şahsi işletmenizin (… işletmesi) 2014 yılı
brüt satış hasılatının da 454 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenen haddin (10
milyon TL) altında kalmış olması (771.621,13 TL)  nedeniyle 1.1.2016 tarihi itibariyle e-Defter
uygulamasına şahsi işletmeniz açısından geçme zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Ancak söz
konusu hususların 2014 yılını izleyen diğer yıllarda da takip edilmesi ve mezkur Tebliğle belirlen
haddin aşılması halinde, ilgili yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği hesap
dönemini izleyen hesap dönemi başından itibaren e-Fatura ve e-Defter uygulamasına dahil olma
zorunluluğu söz konusu olabilecektir.          
  
                Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.