Eğitim hizmeti verilecek kişilerden kredi kartı vasıtası ile alınan avans ödemelerinin KDV ye tabi olup olmadığı, söz konusu hizmetten firma personeli
Özelge: Eğitim hizmeti verilecek kişilerden kredi kartı
vasıtası ile alınan avans ödemelerinin KDV ye tabi olup
olmadığı, söz konusu hizmetten firma personelinin de
yararlanması durumunda verilen hizmetin KDV ye tabi olup
olmadığı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4:2010-14001-05-737
Tarih:
06/12/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4:2010-14001-05-737 06/12/2010
Konu : Kredi kartı ile yapılan avans ödemelerinde ve personele
verilen mesleki eğitimde
İlgide kayıtlı dilekçelerinizde, kurumunuzca verilen eğitim hizmetinin ifasından önce, karşılığında
tahsilat makbuzu düzenlenerek hizmeti alacak kişilerden kredi kartı vasıtasıyla alınan avans
mahiyetindeki ödemeler ile mevzuatınız hükümleri kapsamında üçüncü şahıslara bedel karşılığında
güvenlik hizmetleri ve teknolojileri gibi konularda verilen eğitim hizmetlerinden, mesleki yeterlilik
kazandırmak amacı ile şirketinizde güvenlik personeli olarak görevlendirilen personelin de
faydalandığı belirtilerek, personelin aldığı bu hizmetin katma değer vergisine (KDV) tabi olup
olmadığı sorulmaktadır.
KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanunda yer alan düzenlemelere göre, kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığı ve ticari kazanç
gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Kurum kazancının hesap
dönemleri itibariyle tespit edilerek, dönemler itibariyle gerçekleşmiş gelir ve giderlerin safi kurum
kazancının tespitinde dikkate alınması gerekir. Gelir ve giderler tahakkuk esasına göre
muhasebeleştirilerek hasılat, gelir ve karlar aynı döneme ait maliyet, gider ve zararla karşılaştırılır.
Tahakkuk; gelirin ve giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Tahakkuk
esasında, geliri doğuran muamelelerin eksiksiz olarak tekemmül etmiş olması, gelirin elde edilmiş
sayılması için yeterlidir. Ticari faaliyet içerisinde satılan mal veya yapılan bir hizmet bedeli
taraflarca belirlenip fatura kesildiğinde gelir veya gider tahakkuk etmiş kabul edilir.
Bu hükümler uyarınca şirketiniz tarafından verilen eğitim hizmetinde, hizmetin tamamlanma
tarihinde gelir tahakkuk ederek hukuken talep edilebilir duruma geldiğinden, söz konusu faaliyet
sonucu elde edilen gelirin bu tarih itibariyle kurum kazancına dahil edilmesi gerekmekte olup,
hizmet bedelinin kredi kartı ile ödenmesinin veya ödenmemesinin bir önemi bulunmamaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun,1/1 inci maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler
olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak,
temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt
etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
5 inci maddesinde, vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer
şahısların karşılıksız yararlandırılmasının hizmet sayıldığı,
10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler
verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri
belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği,
27/1 inci maddesinde, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet
gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın, işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya
emsal ücreti olduğu
hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 42 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlığımızca şekil ve muhteviyatı
belirlenen 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Sonuç Hesapları" kulakçığının "Diğer Bilgiler" bölümünde
yer alan "Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin KDV Dahil Karşılığını Teşkil Eden
Bedel" satırına kredi kartı ile tahsilatı yapılan mal ve hizmet bedelleri yazılmaktadır.
1 No.lu KDV Beyannamesinin bu satırında istenen bilgi, verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili
olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Bu satırda yer alan tutarların Beyannamenin "Sonuç
Hesapları" kulakçığındaki "Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel" ile uyum
göstermemesi ve vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, kredi kartı ile yapılan
tahsilâtların, avans ödemelerine ait olduğu "izah" gerekçesi olarak belirtilebilecektir.
Buna göre,
1. Hizmetin ifasından önce hizmet bedeline mahsuben kredi kartı ile yapılan avans niteliğindeki
ödemeler, bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından KDV ye tabi olmayacaktır. Ancak
alınan avanslar için fatura düzenlenmesi halinde, Kanunun 10/b maddesi gereği vergiyi doğuran
olay meydana geleceğinden, faturada gösterilen bedel üzerinden KDV hesaplanacaktır.
Avans mahiyetindeki söz konusu tahsilatın, yapıldığı dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Kredi
Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin KDV Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel" satırında
gösterilmesi gerekmektedir.
Ancak, bu satırda yer alan tutarların vergiye tabi KDV matrahıyla uyum göstermemesi ve bu
hususun vergi dairesince sorulması durumunda, farklılığın avans mahiyetindeki tahsilâttan
kaynaklandığının izah gerekçesi olarak belirtilmesi mümkün bulunmakta olup, izahın yeterli
görülmemesi halinde hakkınızda gerekli yasal işlemlerin tesisi yoluna gidilebileceği tabiidir.
2. Üçüncü şahıslara bedel karşılığında verilen hizmetten personelinizin de yararlanması halinde,
Kanunun 5 ve 27/1 inci maddeleri hükümleri gereği, yararlanılan hizmet için emsal bedeli
üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü V.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.