Elde edilen gelirin alım miktarına bağlı olarak değişen oranlarda bir bölümünün şirkete üye olan gruplara aktarılması hk.
Özelge: Elde edilen gelirin alım miktarına bağlı olarak
değişen oranlarda bir bölümünün şirkete üye olan gruplara
aktarılması hk.
Sayı:
62030549-KVK 6-218
Tarih:
18/02/2013
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : 62030549-KVK 6-218 18/02/2013
Konu : Elde edilen gelirin alım miktarına bağlı olarak değişen
oranlarda bir bölümünün şirkete üye olan gruplara
aktarılması
İlgide kayıtlı özelge talep formunda ve ek dilekçenizde;
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, Şirketinizin
... sektöründe imalatçı-ihracatçı olarak faaliyet gösteren firma ve temsilcilerinin bir araya gelerek
oluşturdukları geniş tabanlı bir satın alma organizasyonu olduğu, Şirketiniz ortakları olan dernekler
ve birliklerin üyelerinin yapılan sözleşmelerle bir defaya mahsus olmak üzere alınacak üyelik bedeli
karşılığında Şirketiniz organizasyonuna üye yapılması ve bunların üyelik sistemi dahilinde ortak
satın alma sisteminden faydalanmasının hedeflendiği,
-Söz konusu firmalardan tahsil edilen üyelik bedeli ile bu firmaların organizasyona mal ve
hizmet temin eden tedarikçi olarak katılan firmalardan yapmış oldukları alışların belli zaman
aralıklarıyla raporlanarak tespit edilen alış tutarları üzerinden belli bir yüzde olarak elde edilen
komisyonların faaliyetinize ilişkin kazancınızı oluşturduğu,
-Şirketinizin koordine edeceği sisteme üye olacak firmaların satın almalarını, satın alma
sisteminiz üzerinden yapmaları sonucu elde edilecek gelirlerden bir bölümünün motivasyon ve
destek için ilgili dernek ve birliklere aktarılmasının düşünüldüğü, organizasyondan faydalanan
Şirket ortaklarınızdan üyelik aidatı veya satış bedeli üzerinden komisyon alınmadığı belirtilerek,
Şirketinizin ve Şirketinize üye dernekler ve birliklerin arasında yapılan protokoller gereği bu
dernek ve birliklere ödenen primlerin vergilendirilmesi hakkında bilgi talep edildiği anlaşılmakta
olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Verginin konusu" başlıklı 1'inci maddesinin
birinci fıkrasının (ç) bendinde, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazançlarının
kurumlar vergisine tabi olduğu, 2'nci maddesinin beşinci fıkrasında; dernek veya vakıflara ait veya
bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî,
sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadî
işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı fıkrasında ise iktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya
vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş
görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine
ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal
veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş
amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadî niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un "Safi kurum kazancı" başlıklı 6'ncı maddesinde; "(1) Kurumlar vergisi,
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
(2) Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci
maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40'ıncı maddesinde; safi
kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci bendinde;
ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın
tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmü yer almaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı"
başlıklı 13'üncü maddesinde;
"(1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel
veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen
transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat
işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve
benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak
değerlendirilir.
(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu
gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı
olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder.
Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy
hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk
vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı
sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar
Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili
kişilerle yapılmış sayılır.
(3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında
uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat
veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat
veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak
saklanması zorunludur." hükmü yer almaktadır.
Konuya ilişkin olarak 18 Kasım 2007 tarihli ve 26704 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1
seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ'de
ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.
03/04/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri numaralı Kurumlar
Vergisi Genel Tebliği'nin "Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler" başlıklı 2.4. no.lu
bölümünde;
"...
Kurumlar Vergisi Kanununun l inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmüne göre,
dernek veya vakıflar (tüzel kişiliği itibarıyla) kurumlar vergisinin konusu dışında olup bunlara ait
iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır.
...
İktisadi işletmenin belirlenmesinde Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirlenen
koşullar dikkate alınacak olup işletmelerin belirgin özellikleri bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari,sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir. Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari
faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde
bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir. Kanun, bu gibi halleri
tek tek saymak yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm
iktisadi faaliyetleri kapsama almıştır.
...
Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet
arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem
nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla
birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık
unsurunun varlığı kabul edilir.
Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline
kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde
kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek
bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir..." açıklamalarına yer
verilmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; Şirketiniz ortağı birlik ve derneklerin üyelerinin
Şirketinizce oluşturulan satın alma organizasyonuna üye olmaları sonucu alınan üyelik bedeli ile
yine ortağınız dernek ve birliklerin üyelerinin emtia alışlarını Şirketiniz satın alma sistemi
üzerinden yapmaları nedeniyle, mal ve hizmet tedarikçisi firmalardan elde edeceğiniz komisyon
gelirinin Şirketiniz tarafından kurum kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmekte olup
Şirketiniz ortağı birlik ve derneklerin üyelerinin ortak satın alma sisteminiz üzerinden yapacağı
alımlar sonucu Şirketiniz tarafından elde edilen komisyon gelirinden bir bölümünün, alım miktarına
bağlı olarak değişen oranlarda Şirket ortağınız dernek ve birliklere prim olarak ödenmesi halinde
bu tutarların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinin birinci bendi uyarınca safı
kazancınızın tespitinde genel gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, Şirketiniz tarafından ortağınız dernek ve birliklere ödenen primler, bir
organizasyona bağlı ticari faaliyet olarak değerlendirilecek olup bu faaliyet dolayısıyla dernek ve
birliğe ait iktisadi işletme oluşacağından bu iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefiyetinin
tesisi gerekmektedir.
Ayrıca, Şirketiniz ortakları ile yapılan mal ve hizmet alım ya da satım işlemlerinde
uygulanan fiyat veya bedelin (prim, komisyon vb.) Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13'üncü maddesi
gereğince emsallere uygun olması gerekmektedir.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229'uncu maddesinde; faturanın, satılan emtia veya
yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan
tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, aynı Kanun'un 231'inci maddesinin beşinci fıkrasında; faturanın, malın
teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu
süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmektedir.
Bu hükümlere göre, Şirketiniz tarafından yapılan bu işlemler için yedi gün içerisinde fatura
düzenlenmesi gerekmektedir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
Katma Değer Vergisi Kanunu'nun;
- 1/1'inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zırai ve serbest meslek faaliyetikapsamındaki teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
- 2/1'inci maddesinde, teslimin bir mal üzerinde tasarruf hakkının malik veya onu adına
hareket edenlerce, alıcı veya onun adına hareket edenlere devredilmesi olduğu,
- 4'üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan
işlemler olduğu; bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak,
temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt
etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir
hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı bir işlem olduğu, hizmet veya teslim hükümlerine
göre ayrı ayrı vergilendirileceği,
- 20'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde KDV matrahının, bu
işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; 2'nci fıkrasında ise, bedel deyiminin, malı teslim alan
veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her
ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve
para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,
hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümlere göre, Şirketinizin oluşturduğu ortak satın alma sistemi kapsamında mal alan
firmaların üye oldukları dernek veya birliğe, üye aidatları ile gelirlerinizin bir kısmının aktarılması,
bu kuruluşlar tarafından Şirketinize verilen müşteri bulma hizmetinin karşılığı olup, yukarıdaki
hükümler çerçevesinde ve genel (% 18) oranda KDV ye tabidir.
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti
tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya
herhangi bir surette ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal
vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan madde hükmünde açıklandığı üzere, ivazsız intikaller veraset ve intikal vergisinin
konusuna girmekte, ivazlı intikaller ise bu vergiye tabi olmamaktadır.
İvazlarına göre hukuki muameleler "ivazlı hukuki muameleler" ve "ivazsız hukuki
muameleler" biçiminde bir ayrıma tabi tutulabilirler. Bir kimsenin edindiği istifadeye karşı bir
yükümlülük altına girmediği muameleler ivazsız hukuki muamelelerdir. Edinilen istifadeye karşı bir
yükümlülük altına girilen hukuki muameleler ise ivazlı hukuki muamelelerdir.
Bu itibarla, Şirketinize üye olan dernek ve birliklerin emtia alışlarını anılan Şirketin satın
alma sistemi üzerinden yapmaları sonucu Şirketiniz tarafından elde edilen gelirden bu kuruluşlara
verilen primler ivazlı intikal kapsamında olduğundan veraset ve intikal vergisinin konusuna
girmemektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiillerinizdolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.