Elektrik piyasası dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından önceden belirlenmiş olan gelir tavanının üzerinde yada altında elde ettikleri gelirin dönemsel

Özelge: Elektrik piyasası dağıtım şirketlerinin EPDK
tarafından önceden belirlenmiş olan gelir tavanının
üzerinde yada altında elde ettikleri gelirin dönemsellik
ilkesi gereğince hangi dönemde beyan edileceği hk.
Sayı: 
95462982-105[VUK.ÖZLG-12-67]-211
Tarih: 
02/08/2013
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 95462982-105[VUK.ÖZLG-12-67]-211 02/08/2013
Konu : Elektrik piyasası dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından  
önceden belirlenmiş olan gelir tavanının üzerinde yada
altında elde ettikleri gelirin dönemsellik ilkesi gereğince
hangi dönemde beyan edileceği
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile eki dilekçenizden;  şirketinizin tarife dönemleri
itibariyle beşer yıllık öngörülen gelirlerinin EPDK tarafından onaylanarak kurul kararı ile yürürlüğe
girdiği, Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlenmesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar
ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliği kapsamında, ilgili yılda dağıtım sistemi kullanım
gelirini belirlenenden fazla toplayan şirketlerin fazla topladığı tutarların, iki yıl sonrası için
belirlenen gelir tavanından düşüldüğü yani, iki yıl sonrasına ait geliri toplamış kabul edildiği ve
EPDK tarafından iki yıl sonrasının geliri kabul edilen söz konusu tutara faiz uygulanarak, bu faizin
de iki yıl sonrasının gelirinden mahsup edildiği belirtilerek, elde edilen gelir ya da gider farkının
ilgili olduğu hesap dönemi ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği hususunda  görüş talep edildiği
anlaşılmıştır.
             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde kurumlar vergisi mükellefleri
sayılmış olup, bu kurumların kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu; kurum kazancının ise
gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu hüküm altına alınmıştır. Anılan
Kanunun 6 ncı maddesinde de kurumlar vergisinin birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap
dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının
tespitinde de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı belirtilmiştir.
             Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise "Bilanço esasına göre ticari kazanç,
teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet
farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
            1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmü yer almaktadır.
             Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki
temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla
kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının
ve işlemden kaynaklanan alacağının veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir.Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
             Söz konusu  EPDK düzenlemesi ile  elektrik dağıtım şirketlerinin beş yıl için öngörülen
toplam gelir tutarını aşmamaları amaçlanmaktadır. Buna göre, EPDK'nın belirlemiş olduğu gelir
tavanına göre fazla elde edilen kazanç, EPDK tarafından miktar olarak ileriki yıllarda elde
edilmesine müsaade edilen bir kazanç olup şirketiniz açısından ise  faaliyet yılı içerisinde elde
edilen bir kazanç olmaktadır. Dolayısıyla bu uygulamada, şirketiniz gelecek yıllara ilişkin geliri
önceden elde etmemekte sadece, EPDK tarafından şirketinize tanınan gelir imkanını iki yıl önce
kullanmaktadır. Bu nedenle de EPDK'nın belirlediği gelir tavanını aşan şirketiniz tarafından gelir
imkanı iki yıl öncesinden kullanıldığı için faiz uygulanmakta ve bu faiz de iki yıl sonrasının gelir
tavanından düşülmektedir.
             Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ilgili hesap döneminde şirketiniz tarafından elde
edilen gelirler ile işle ilgili olarak yapılan giderlerin EPDK'nın gelir tavanı uygulaması ile
ilişkilendirilmeksizin tahakkuk ettikleri dönemde kurum kazancının tespitinde dikkate alınması
gerekmektedir.
             Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.