Faturaların bilgisayar ortamında düzenlenmesinin mevzuata uygun olup olmadığı hk.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı : 11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--1624 02/10/2013

Konu : Faturaların bilgisayar ortamında

düzenlenmesinin mevzuata uygun olup

olmadığı hk.

İlgide kayıtlı yazı ekinde yer alan özelge talep formunuzda, Üniversiteniz ... Başkanlığının ..., ... ve ... şubelerinde

muhtelif şirket ve kurum personeline yönelik yabancı dil eğitimi verdiği, ... ayında ... şubesinin de hizmete gireceği, buna

bağlı olarak el ile düzenlenen faturaların iş kaybına neden olduğu belirtilerek, düzenlediğiniz faturaların elektronik fatura

olarak bilgisayar ortamında düzenlenmesinin mevzuata uygun olup olmadığı ve uygun ise izlenecek yol hakkında

Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.

I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları

vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel

idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve

birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı

fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,

faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve

kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet

bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin

bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 2.3.1.

bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin

2.4. bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Söz konusu Tebliğin 2.4. bölümünde ise; iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliklerinin

bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin

unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde

bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak

yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,

satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş

amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama

amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde

olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir.

İktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için

bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen

hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin (veya

iktisadi kamu kuruluşunun) varlığından söz edilemeyecektir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Üniversiteniz ... Başkanlığının bedel karşılığında vereceği yabancı dil dersleri

sebebiyle iktisadi kamu kuruluşu oluşacağının kabulü ve dolayısıyla söz konusu iktisadi kamu kuruluşu adına kurumlar

vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.

II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN;

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, bu Kanuna göre kullanılan veya bu

Kanunun Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu

bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır; dördüncü fıkrasında ise

Maliye Bakanlığının düzenlenmesi mecburî olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye yetkili olduğu

hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 229 uncu maddesinde, fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı

meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak

tanımlanmış, 230 uncu maddesinde ise faturada bulunması gereken asgari bilgiler sıralanmıştır.

Öte yandan, konuyla ilgili olarak yayımlanan 164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (III.) Bölümünde;

"Genel ve Katma Bütçeli İdarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya

tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin 2'nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık,

iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan

belgeleri düzenleyeceklerdir.

Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine, "Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tâbi Değildir."

ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirteceklerdir." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda sayılan mükelleflerin bu belgeleri Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara

bastırmaları veya 164 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca noterlere tasdik ettirilmeleri şartı

aranmamaktadır. Ancak, bu mükelleflerin kullanacakları belgelerde, Vergi Usul Kanununda düzenlenen asgari bilgilerin

yer alması zorunludur.

Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında

Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların,

kullanacakları belgelere "Kurumlar Vergisinden Muaftır" şerhi koymaları gerektiği 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel

Tebliğinde açıklanmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Üniversiteniz ... Başkanlığının bedel karşılığında vereceği yabancı

dil dersleri sebebiyle iktisadi kamu kuruluşu oluşacağından belge düzenleme mecburiyeti olmakla birlikte belgelerinizi

notere tasdik ettirmeden veya anlaşmalı matbaalar dışındaki matbaalarda bastırarak kullanmanız mümkün olduğundan

faturalarınızı bilgisayar ortamında düzenlemeniz imkan dahilinde olup, bu belgelerde Vergi Usul Kanununun ilgili

hükümlerinde belirtilen bilgilerin yer alması gerekmektedir.

Ancak, kullanacağınız belgelerin üzerine, "Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tâbi Değildir." ibaresini

kaşe ile basmanız veya matbaa baskısı ile belirtmeniz gerektiği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh

edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.