Faydalı ömrünü tamamlamadan ölen sualtı canlılarının vergi kanunları karşısındaki durumu ile bu canlıların yavrularının değerlemesi hk.
Özelge: Faydalı ömrünü tamamlamadan ölen sualtı
canlılarının vergi kanunları karşısındaki durumu ile bu
canlıların yavrularının değerlemesi hk.
Sayı:
11395140-019.01-1949
Tarih:
24/07/2014
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı : 11395140-019.01-1949 24/07/2014
Konu : Faydalı ömrünü tamamlamadan ölen sualtı canlılarının
vergi kanunları karşısındaki durumu ile bu canlıların
yavrularının değerlemesi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ... de kurumunuz aktifine kayıtlı ... ayrı türden
yaklaşık ... adet deniz ve tatlı su canlısı yaşadığı, bunlardan bazılarının çeşitli nedenlerle faydalı
ömürlerini tamamlayamadan öldüğü, bazılarının ise üreme sonucu arttığı belirtilerek, faydalı
ömrünü tamamlayamadan ölen sualtı canlılarının imhasında takdir komisyonu kararı olmaksızın
hıfzıssıhha kurumunca düzenlenecek rapora istinaden kurum kazancının tespitinde gider olarak
dikkate alınıp alınamayacağı, bu canlıların alımında ödenen katma değer vergisinin indirim konusu
yapılıp yapılamayacağı ile üreme sonucundaki artışların hangi değerle kayıtlarınıza intikal
ettirileceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin,
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı,
safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci
maddesinde de, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, Bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin
ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinin (7) numaralı bendinde ise, Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ayrılan amortismanların safı kurum kazancının tespitinde gider olarak
indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, amortismana tabi olan su altı canlılarının ölmesi halinde itfa edilmemiş
bedellerinin, fevkalade amortisman yöntemi uygulanmak suretiyle kurum kazancının tespitinde
gider olarak indirilmesi mümkün olabilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
- 74 üncü maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından
istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmanın takdir komisyonlarının görevleri arasında
bulunduğu,
- 267 nci maddesinde, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit
edilemeyen bir malın emsal bedelinin, ortalama fiyat, maliyet bedeli ve takdir esası olmak üzere üçesasa göre tayin edileceği; ilk iki sıradaki usul ile belli edilemeyen emsal bedelin ilgililerin
müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edileceği
- 273 üncü maddesinde, alet, edavat, mefruşat ve demirbaş eşyanın maliyet bedeli ile
değerleneceği, bunların maliyet bedeline giren giderlerin, satınalma bedelinden gayri komisyon ve
nakliye giderleri gibi özel giderler olduğu, imal edilen alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal
giderlerinin satınalma bedeli yerine geçeceği,
- 277 nci maddesinde, zirai işletmelere dahil hayvanların maliyet bedeli ile değerleneceği,
maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmayan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınacağı, bu
hükmün tatbikinde emsal bedelinin işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için
zirai kazanç komisyonlarınca tespit edilmiş olan ortalama maliyet bedeli olacağı,
- 278 inci maddesinde, yangın, deprem, su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak,
çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir
azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü,
deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği,
- 317 nci maddesinde, amortismana tabi olup yangın, deprem, su basması gibi afetler
neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden; yeni icatlar dolayısıyla teknik verim ve
kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen veya cebri çalışmaya tabi
tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan menkul ve gayrimenkullerle
haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle,
Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen "Fevkalade ekonomik
ve teknik amortisman nispetleri" uygulanacağı
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, amortismana tabi iktisadi kıymetler için fevkalade ekonomik ve teknik
amortisman nispeti tespit edilebilmesi için yukarıda belirtilen şartların gerçekleşmiş olması
gerekmektedir.
Emtia veya demirbaşların imhasında genel uygulama, imhaların takdir komisyonu
nezaretinde yapılmasıdır. Ancak son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk olan ilaç, tıbbi malzeme,
gıda vb. emtia ile demirbaş niteliğinde olup ölmüş olan hayvanların insan sağlığına zararlı
olabileceği ve acilen imha edilmesi mecburiyeti bulunan bu iktisadi kıymetlerin emsal bedellerinin
takdir komisyonlarınca muayyen bir zamanda takdirinin mümkün olamayacağı hususları göz önüne
alınarak; takdir komisyonuna başvurulmaksızın ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de
yer aldığı bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle imha edilebilmesi
Başkanlığımızca benimsenmiştir.
Bu çerçevede imha edilecek emtianın niteliğine göre, ilgili mevzuat gereği görevli olan
bakanlıkların veya yetkili kurumun görevlileri ve bu emtiayı imha etmeye yetkili müessese ile
mükellefin temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde imha işleminin yapılması ve bu
durumun komisyon tarafından tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir.
Söz konusu emtianın yukarıda bahsedilen şekilde teşekkül ettirilen bir komisyon nezdinde
imha edilmesi halinde, emtianın imhası aşamasına mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi
görevlilerinin katılımına gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda izah edilen şekilde ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı
komisyon nezdinde imha işlemine ilişkin olarak düzenlenen tutanağın istenildiğinde ibraz edilmesi
şartıyla muhafaza edilmesi gerekmekte olup, imha işleminin söz konusu tutanağa istinaden
muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, son kullanma tarihi geçmiş/bozuk ürünlerin veya demirbaşların imha edilmesi
işlemine ilgili bakanlık yetkililerinin katılımının sağlanamaması ve imhaya ilişkin tespitin bu
komisyon nezdinde tutanağa bağlanamaması durumunda, olayın mutlaka takdir komisyonunaintikalinin sağlanması gerekmekte olup, imha edilen ürünlerin takdir komisyonunca belirlenecek
emsal bedel üzerinden kayıtlara alınarak işlem yapılması gerekecektir.
Ancak, mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetleri için fevkalade ekonomik ve teknik
amortisman nispetleri ayrılabilmesi için söz konusu kıymetlerin hurda değerlerinin tespiti
gerekmekte olup, mükellefler iktisadi kıymetin (kayıtlı değerinden birikmiş amortismanların
düşülmesi sonucu bulunan) net aktif değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu bulunacak olan
tutarı fevkalade ekonomik ve teknik amortisman olarak ayırabilecektir. Bu nedenle, imhaya ilişkin
düzenlenecek olan tutanak vb. belgelerin hurda değer tespiti açısından mutlaka takdir komisyonuna
gönderilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalara göre, şirketinizin demirbaşı olan ölen sualtı canlılarının imhasının
hıfzıssıhha kurumunca rapora bağlanması da göz önüne alındığında, söz konusu imhaya ilişkin
tutanak, rapor vb belgelerin birer örneğinin de yer aldığı bir dilekçe ile takdir komisyonuna
fevkalade teknik amortisman için başvurulması sonucunda, ölen sualtı canlılarının takdir komisyonu
tarafından belirlenecek hurda değerine göre işlem yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, yukarıda yer verilen 277 nci maddede sadece zirai işletmelere dahil hayvanların
değerlemesi yer almakta olup, zirai işletmelere dahil olmayan hayvanların değerlemesinin ise Vergi
Usul Kanununda yer alan genel hükümlere göre yapılması gerekmektedir.
Buna göre, üreme sonucu meydana gelen artışlarda maliyet bedeli bilinebiliyorsa maliyet
bedeli, maliyet bedelinin bilinmemesi ve tespitinin imkansız olması durumunda anılan Kanunun 267
nci maddesindeki hükme göre emsal bedeli esas alınmak suretiyle işletmeye dahil edilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1-a maddesinde, mükelleflerin,
yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine
hüküm olmadıkça kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen
fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler
dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmü yer almıştır.
Öte yandan, aynı Kanunun 30/d maddesinde ise Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre
kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin
mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği
hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümlere göre, ... de kurumun aktifine kayıtlı olan deniz ve tatlı su canlılarından
bazılarının çeşitli nedenlerle faydalı ömürlerini tamamlayamadan ölmesi durumunda faydalı ömrünü
tamamlayamadan ölen sualtı canlılarına ait bedeller Kurumlar Vergisi Kanununa göre kazancın
tespitinde indirimi kabul edilen gider olarak dikkate alındığından bu canlıların alımında yüklenilen
KDV indirim konusu yapılabilecektir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.