Ferdi işletmenin anonim şirkete dönüşmesinin vergi kanunları karşısındaki durumu.

Ferdi işletmenin anonim şirkete dönüşmesinin vergi
kanunları karşısındaki durumu.
Sayı: 
11395140-105[229-2014/VUK-1-18896]-83075
Tarih: 
20/06/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
   
Sayı :11395140-105[229-2014/VUK-1-18896]-83075 20.06.2016
Konu :Ferdi işletmenin anonim şirkete  
dönüşmesinin vergi kanunları
karşısındaki durumu.
        
 
…….
 
İlgi: …..
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, bilanço usulüne göre defter
tutmakta olduğunuzu ve ferdi işletmenizi anonim şirkete dönüştürmek istediğinizi, satışlarınızın
yoğun ve beklemeden yapılması gereken kredi kartı ile fatura tahsilatı, kontör yüklemesi, cihaz ve
diğer ürün satışları, hat satışları ve hat müşteri tanımlamaları gibi işlemler olduğunu belirterek,
yapılacak dönüşüm işlemlerinin zaman alacağından bahisle faaliyetlerinizin nasıl belgelendirileceği,
tescili müteakip şahıs firmanızın pasif mi yoksa anonim şirketin tescil işlemleri sonuçlanıncaya
kadar aktif mi olacağı, belge düzeni ve yazar kasa işlemleri konularında Başkanlığımız görüşünü
istediğiniz anlaşılmıştır.
            I- GELİR VERGİSİ KANUNU AÇISINDAN
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin son fıkrasında, faaliyetine
devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil
amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan
kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı
belirtilmiş, bu maddede geçen "elden çıkarma" deyiminin mal ve hakların satılmasını, bir ivaz
karşılığında devir ve temlikini, trampa edilmesini, takasını, kamulaştırılmasını, devletleştirilmesini,
ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği yine aynı maddenin ikinci fıkrasında
hüküm altına alınmıştır.
            Aynı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, kazancı bilanço
esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle
bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi
işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi
tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması
şarttır.) halinde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı, vergileme yapılmayacağı hükme
bağlanmıştır.
            Mezkur Kanunun 92 nci maddesinde; "Bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart
ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari
kazançlardan ibaret olması halinde, izleyen yılın Şubat ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar,
tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette Türkiye'de vergimuhatabı mevcutsa onun Türkiye'de oturduğu yerin, Türkiye'de vergi muhatabı yoksa işyerinin,
işyeri birden fazla ise bu işyerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yer vergi dairesine verilir veya
taahhütlü olarak posta ile gönderilir." hükmü yer almaktadır.
            Buna göre, devir nedeniyle ferdi işletme sona erdiğinden, devir tarihine kadar olan döneme
ait yıllık gelir vergisi beyannamesi ertesi yılın Mart ayının yirmibeşinci günü akşamına kadar bağlı
olunan vergi dairesine verilecektir.
 
            Öte yandan, söz konusu ferdi işletmenin bilançosunun aktif ve pasifiyle bütün halinde
anonim şirkete devrolunması, devrolunan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen
işletmenin ortaklarının şirketten devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermaye tutarında nama
yazılı ortaklık payı alması durumunda, bu devir nedeniyle değer artışı kazancı hesaplanmayacak ve
vergileme yapılmayacaktır.
            Diğer taraftan, ferdi işletmenin devir (dönüşüm) tarihi itibariyle sonuç hesapları çıkartılarak
ve kapanış işlemleri yapılarak çıkarılan ferdi işletme bilançosu, aktif ve pasifiyle bütün halinde
anonim şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi gereken bilançodur.
            II- VERGİ USUL KANUNU AÇISINDAN
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 161 inci maddesinde işi bırakma, vergiye tabi olmayı
gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi şeklinde tanımlanmıştır.
            Aynı Kanunun 227 nci maddesinde, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan
münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu, 229 uncu maddesinde;
faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek
üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hüküm
altına alınmıştır.
            Öte yandan, 60 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları
Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğde; geçici olarak kullanım dışı
bırakılan veya kullanırken satılmak istenen ödeme kaydedici cihazlarla ilgili (gayri faal hale
getirme, mali hafıza tespiti, devir vb.) işlemlerin, bundan böyle ödeme kaydedici cihaz yetkili
servislerince yapılacağı belirtilmiş ve buna dair usul ve esaslar açıklanmıştır.
            Söz konusu Genel Tebliğin 6/a bölümünde ise; 50 Seri No.lu Genel Tebliğin A/2-a bölümüne
göre yapılacak tespit işlemleri yeniden düzenlenmiş ve söz konusu tespitlerin Tebliğe ekli (EK:2)
No.lu tutanak düzenlenmek suretiyle ödeme kaydedici cihaz yetkili servislerince gerçekleştirileceği
belirtilmiştir.
            Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti
Hakkındaki 1996/1 Seri No.lu İç Genelgesinin Ödeme Kaydedici Cihazların Mali Hafızasının
Değişmesine Gerek Olmayan Haller başlıklı 2/a maddesinde; "Gelir Vergisi Kanununun 81 inci
maddesine uygun olarak ferdi işletmelerin, kollektif şirketlerin ve adi komandit şirketlerin sermaye
şirketlerine dönüşümlerinde; ... devre konu varlıklar arasında yer alacak ödeme kaydedici cihazın
mali hafızasının değiştirilmesi zorunlu bulunmamaktadır." denilmektedir.
            Yukarıda yer alan hükümlere göre, bir şahıs işletmesinin aktif ve pasifiyle bir anonim şirkete
devredilmesi durumunda şahsi sorumluluk altında yürütülen faaliyet son bulacağından şahıs
işletmesi açısından işi bırakma olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
            Diğer taraftan, sermaye şirketi tescil ile tüzel kişilik kazandığından sermaye şirketi tüzel
kişilik kazanıncaya kadar geçecek süredeki faaliyetler şahıs işletmesinin kanuni defter ve belgeleri
üzerinden yürütülecektir. Dolayısıyla, devir bilançosu tarihi ile tescil tarihi arasındaki döneme ait
işlemler şahıs işletmesinin defterlerine kaydedilecektir. Tescil tarihi itibarıyla anonim şirket adına
mükellefiyet tesisi yapılacaktır.            Buna göre,
            - Şahıs işletmenizin anonim şirket olarak tescil edildiği tarihe kadar yapılan işlemlerin şahıs
işletmeniz adına düzenlenecek belgelerle tevsik edilmesi ve şahıs işletmenizin defterlerine intikal
ettirilmesi, tescil tarihinden sonra yapılan işlemlerin ise anonim şirket adına düzenlenecek
belgelerle tevsik edilerek anonim şirkete ait defterlere intikal ettirilmesi,
            - Şahıs işletmeniz bilançosunda kayıtlı aktif ve pasif kıymetlerin, anonim şirketin tescil edilip
hukuken tekemmül ettiği tarih itibarıyla şahıs işletmenizin çıkarılacak bilançosunun kayıtlı değeri
üzerinden yeni oluşan anonim şirkete devredilmesi, bu işlemin düzenlenecek fatura ile tevsik
edilmesi,
            - Dönüşüm, değişiklik ve devir işlemlerinin tamamlanmasından önce ödeme kaydedici
cihazın hafızasında kayıtlı bulunan mali bilgilerin, 60 Seri No.lu Genel Tebliğin 6/a bölümünde
açıklandığı şekilde ilgili ödeme kaydedici cihaz yetkili servislerine tespit ettirilmesi ve vergi
dairesine müracaatla ödeme kaydedici cihazlara ait önceki levhanın iptal ettirilerek yeni levha
çıkarttırılması
            gerekmektedir.
             Ayrıca, şahsi işletmenizin aktif ve pasif değerleri ile birlikte Anonim Şirkete dönüşüm
işleminde şahsi işletmenize ait olup devre konu varlıklar arasında yer alacak ödeme kaydedici
cihazın mali hafızasının değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
 
 
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.