Finansal kiralamaya konu taşıtlar ile taşınmazlara ilişkin vergi ve cezaların gider- KDV durumu

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 Sayı :B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 6-2075 06/07/2012

 Konu :Finansal kiralamaya konu taşıtlar ile

 taşınmazlara ilişkin vergi ve cezaların

 gider- KDV durumu

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile ... Grup Müdürlüğüne verilen ... tarihli dilekçenin tetkikinde, ... Vergi Dairesi

 Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükelle olduğunuz, Şirketinizin 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu

 kapsamında nansal kiralama faaliyetinde bulunduğu,  bu çerçevede nansal kiralama sözleşmeleri ile kiracılarınıza mal

 kiraladığınız ve kira faturaları düzenlediğiniz, nansal kiralama konusu malın sözleşme süresince sigorta primi

 ödemelerinin kiracılara ait olduğu ve Şirketinizce ödenen sigorta primlerinin müşterilerinize yansıtıldığı, ayrıca kiralanan

 malların mülkiyetinin Şirketinize ait olması nedeniyle gayrimenkuller için ödenen emlak vergileri ile motorlu taşıtlar

 vergilerinin sözleşme kapsamında kiracılara yansıtıldığı, öte yandan motorlu taşıtların plakasına kesilen tra k para

 cezaları ile köprü veya otoyol kaçak geçiş cezaları gibi kiracıların kusurundan kaynaklanan para cezalarının da kiracılara

 yansıtıldığı belirtilerek, sözü edilen poliçeler, vergiler ve para cezalarının faturaya dayalı olmaması nedeniyle kiracılara

 hangi belge ile yansıtılacağı, bunların fatura ile yansıtılması halinde düzenlenecek yansıtma faturasında ayrıca KDV

 hesaplanıp hesaplanmayacağı, KDV hesaplanması gerekiyorsa hesaplanacak KDV oranının ne olması gerektiği, kiracılara

 yansıtılan motorlu taşıtlar vergileri ile para cezalarının gider olarak kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılıp

 yapılamayacağı konularında özelge talep edildiği anlaşılmış olup, konuyla ilgili Başkanlığımız görüşleri aşağıdaki gibidir.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelle erin bir

 hesap dönemi içinde elde ettikleri sa kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da

 sa kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme

 bağlanmış olup aynı Kanun'un "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11/1-d bendinde, Kurumlar Vergisi Kanununa göre

 hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme

 Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile Vergi Usul

 Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizlerinin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılmayacağı

 hükmüne yer verilmiş olup, Gelir Vergisi Kanunu'nun 90'ıncı maddesinde de benzeri hükümlere yer verilmiştir.       

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazancın tari nin yapıldığı 37'nci maddesinde her türlü ticari ve sınai

 faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un "İndirilecek giderler" başlıklı

 40'ıncı maddesinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler ile işletme ile ilgili olmak

 şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların sa

 kazancın tespit edilmesi sırasında gider olarak indirim konusu yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı Kanun'un "Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler" başlıklı 41'inci maddesinde, her türlü para cezaları ve vergi

 cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar,

 cezai mahiyette tazminat sayılmaz.) gider olarak indirilmesinin kabul olunamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

            197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun "Gider Kaydedilmeme Hali" başlıklı 14'üncü maddesinde ise, bu

 Kanuna bağlı (I-Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile Motosikletler) ve (IV-Uçak ve helikopterler) sayılı

 tarifelerde yer alan taşıtlardan, ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan

 işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç, alınan vergi ve cezalar ile gecikme zamlarının gelir ve kurumlar

 vergilerinin matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

            3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 17'nci maddesinde,  kiralayan şirketin, mülkiyeti kendisine ait olan

 nansal kiralama konusu malı sözleşme süresince sigorta ettirmek zorunda olduğu ve sigorta primlerinin ödenmesinin

 kiracıya ait olduğu hükmüne yer verilmiştir.

            Bu hükümlere göre, nansal kiralama faaliyetiniz çerçevesinde kiralanan gayrimenkuller için ödenen emlak

 vergileri ile kiralanan mallar için ödenen sigorta primlerinin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması

 mümkün olup söz konusu ödemelerin sözleşmeye istinaden kiracılara yansıtılması halinde bu tutarların kurum

 kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınacağı tabiidir.

            Öte yandan, faaliyet konusu münhasıran taşıtların kiralanması olmayan nansal kiralama şirketinizin ödemiş

 olduğu motorlu taşıtlar vergisi ile kiracıların kusurlarından kaynaklanan muhtelif cezalara ilişkin ödemeler kurum

 kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınamayacaktır. Ancak söz konusu ödemelerin kiracılara yansıtılması

 durumunda kiracılar tarafından Şirketinize yapılacak ödemelerin kurum kazancınıza dahil edilmesi gerekmektedir.

   VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

            213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227'nci maddesinde; "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre

 tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmüne yer

 verilmiş olup, aynı Kanun'un 229'uncu maddesinde; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin

 borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır."

 hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu Kanun'un, 231/5'inci maddesinde ise; "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı

 tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş

 sayılır." hükmü yer almaktadır.

            Diğer taraftan, vergi mevzuatımızda bankalar dışındaki mükelle er tarafından yapılan masra arın dekont ile

 aktarılmasına müsaade eden yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, nansal kiralama faaliyeti ile iştigal eden Şirketinizin 3226 sayılı Finansal Kiralama

 Kanunu veya kiracı ile yapılan sözleşme gereğince yapmak zorunda kaldığı masra arın ( nansal kiralamaya konu malın

 sigorta prim bedelleri, Emlak Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemeleri ile muhatabın kiracı olması dolayısıyla kesilen

 para cezalarına ilişkin ödemeler) ilgili rmalara (kiracılara) yansıtılması işleminin bir masraf aktarımı olması dolayısıyla,

 Şirketiniz tarafından ilgili rmalara (kiracılara) fatura düzenlenmesi  gerekmektedir.

            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

            - 1/1 inci maddesinde ticari, sınaı, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim

 ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

          - 20 nci maddesinde, teslim ve hizmet işlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu; bedel

 deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan ya da bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında

 her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil

 edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,

            hüküm altına alınmıştır.

            Buna göre, nansal kiralamaya konu mallara ait, sigorta prim bedelleri, emlak ve motorlu taşıtlar vergileri ve tra k

 para cezaları ile köprü veya otoyol kaçak geçiş cezaları bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden bu

 tutarların birebir kiracıya yansıtılması işleminde KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu aktarma

işleminde masraf tutarını aşan bir bedel tahsil edilmesi halinde, aşan kısım üzerinden genel oranda (%18) KDV

 hesaplanacaktır.

 Bilgi edinilmesini rica ederim.

 (*)    

Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.