Firma çalışanının vefatı dolayısıyla varislerine kıdem tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerde Veraset ve İntikal Vergisi hk.
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
B.07.1.GİB.4.99.16.02-VİVK-1-39
Özelge Tarihi
07.02.2012
Firma çalışanının vefatı dolayısıyla varislerine kıdem
tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında
yapılan ödemelerde Veraset ve İntikal Vergisi hk.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı :B.07.1.GİB.4.99.16.02-VİVK-1-39 07/02/2012
Konu:Firma çalışanının vefatı dolayısıyla varislerine kıdem tazminatı, ölüm
yardımı ve ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerde Veraset ve
İntikal Vergisi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketiniz personelinin ölümü nedeniyle
mirasçılarına kıdem tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında ödeme
yapılacağı belirtilerek, bu ödemelerin vergiye tabi olup olmadığı hususundaki
Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61 inci maddesinde,
1
"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı
verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat,
zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında
ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın
belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..."
denilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 23 üncü maddesinde istisna kapsamında yer alan
ücret ödemeleri sayılmış olup, Kanunun 25 inci maddesinin 7 nci bendinde, "1475 ve 854
sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı
Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan
miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz);"nın gelir
vergisinden istisna edileceği belirtilmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesinde,
"Kıdem tazminatı: Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde
gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik
veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının(A)bendinin (a) ve (b)
alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici
81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve
prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi
arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin
işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için
işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan
süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı,
kanuni mirasçılarına ödenir."
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre, söz konusu ödemelerin yukarıda bahsedilen şartlar dahilinde
2
yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun 25 inci maddesinin 7 numaralı bendi
uyarınca gelir vergisinden istisna edilmesi fazlasının ise ücret hükümlerine göre vergiye
tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerin
Gelir Vergisi Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer alan ve istisna kapsamında
değerlendirilen ödemelerden olması halinde söz konusu ücret ödemesi istisna
kapsamında değerlendirilecek, aksi halde Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94 ve 103 üncü
maddeleri hükümleri çerçevesinde vergilendirilecektir.
Diğer taraftan, gelir vergisinin konusuna giren ödemeler karşılıksız olsa dahi
veraset ve intikal vergisine tabi tutulmamaktadır. Ancak, varislere yapılan ölüm yardımı
ödemeleri Gelir Vergisi Kanunu'nun konusuna girmemektedir.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendinde, "Amme idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi
müesseseler ve amme menfaatlerine hadim cemiyetlerden veya emekli
sandıklarından (Veya bu mahiyetteki kurumlardan) dul ve yetimlere bağlanan
aylıklarla bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri ile dul ve yetim evlenme
ikramiyeleri ve hizmet müddetlerini doldurmamış bulunanların dul ve yetimlerine aylık
yerine toptan yapılan ödemeler ve harp malulleriyle şehit yetimlerine tekel
bey'iyelerinden ödenen paralar." veraset ve intikal vergisinden istisna edilmiştir.
7338 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde; "Amme idare ve müesseseleri, bankalar,
bankerler, kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri, sair şirket ve müesseseler, mahkemeler
ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren herhangi bir muamele
dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvelemirde verginin ödenmiş olduğuna dair
vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talebederler.
Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla
intikallerde yüzde beş, ivazsız intikallerde yüzde onbeş oranında vergi karşılığı olarak
tevkifat yaptıktan sonra, bakiyesini verebilirler. Tevkifatı yapanlar, tevkif ettikleri parayı
en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti bağlı
bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
Tevkifat yapmadan para ve senet verenlerle tevkif ettikleri parayı yukarıda
belirtilen süre içinde mal sandığına yatırmayanlardan (Hakimler hariç), tevkif etmeye
ve yatırmaya mecbur oldukları paralar Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Tevkifatı yapan
ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, tevkif
etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paraların %10'u oranında ayrıca ceza tahsil
olunur." denilmektedir.
Buna göre, şirketiniz tarafından yapılan ve yukarıda gelir vergisinden istisna
olduğu belirtilen ödemeler veraset ve intikal vergisine tabi olmayacaktır. Ancak vefat
eden personelinizin mirasçılarına ölüm yardımı adı altında yapılan ve gelir vergisinin
3
konusuna girmeyen ödemelerin, şirketiniz Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılan kurumlardan olmadığından, veraset
ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde;
-Şirketiniz bünyesinde çalışmakta iken vefat eden personelin mirasçılarına,
herhangi bir sözleşmeye veya kanuna dayanılarak ölüm yardımı adı altında bir
ödemenin yapılabilmesi için anılan Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca, mirasçıların
verginin ödendiğine dair vergi dairesinden verilmiş bir belge ibraz etmeleri, böyle bir
belge ibraz edilmediği takdirde, ödenecek tutar üzerinden vergi karşılığı olarak % 5
oranında tevkifat yapıldıktan sonra bakiyesinin ödenmesi,
-Şirketinizde çalışan personelin vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına herhangi bir
sözleşmeye veya kanuna dayanmadan şirketinizce yapılacak ödemeler ivazsız intikal
kapsamına girdiğinden, söz konusu ödemenin mirasçılar tarafından hukuken iktisap
edildiği tarihten itibaren bir ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi ile beyan
edilmesi
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.