Gayrimenkul satışı nedeniyle acılan ticari kazanç mükellefiyetinde indirilecek giderler.
Gayrimenkul satışı nedeniyle acılan ticari kazanç
mükellefiyetinde indirilecek giderler.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[1-2014/38]-692
Tarih:
25/06/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı : 84974990-130[1-2014/38]-692 25/06/2015
Konu : Gayrimenkul satışı nedeniyle açılan
ticari kazanç mükellefiyetinde
indirilecek giderler.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kat karşılığı inşaat sözleşmelerine istinaden sahibi
olduğunuz arsalar karşılığında aldığınız dairelerin satışı dolayısıyla gelir vergisi mükellefiyeti
açtırdığınız belirtilerek, geçmiş dönemlerde bu arsalar için yapmış olduğunuz giderler ve ödemiş
olduğunuz vergi ve harçların indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız
görüşü talep edilmektedir.
A- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve
sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiş olup, aynı
maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle
devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme
bağlanmıştır.
Ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve
kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet
olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç
sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla
birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, şahsi ihtiyaç kapsam ve
sınırlarını aşması gerekmektedir.
Gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari
faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli
olmadığı hallerde ise, faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü
olarak muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir.
Bu itibarla, gayrimenkullerin iktisap tarihinden sonra aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı
kişilere aynı tarihte veya birbirini izleyen tarihlerde satılması durumunda, yapılan satışlar devamlı
olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, bu satışlardan elde
edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesine göre ticari kazanç olarak
vergilendirilmesi gerekmektedir.
Yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespitinde indirilecek giderler bentler
halinde sayılmış olup, söz konusu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın
elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim
konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu hükümden de anlaşılacağı üzere, bir giderin ticari kazançtan indirilebilmesi için
giderin yapılmasıyla gelirin elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir ilişkinin
bulunması gerekmektedir.
Diğer bir ifadeyle, ticari kazanç ticari organizasyon çerçevesinde elde edilen bir gelir
olduğundan, ticari organizasyona bağlı olan ve bu organizasyonun varlığının zorunlu kıldığı giderler
kazançtan indirilebilmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, ticari kazanç mükellefiyetinizin kat karşılığı inşaat
sözleşmelerine istinaden sahibi olduğunuz arsalar karşılığında edindiğiniz dairelerin satışı
dolayısıyla tesis edilmesi nedeniyle, sadece söz konusu dairelerin maliyet bedelleri ile satışı
dolayısıyla yaptığınız harcamaların ticari kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün
bulunmaktadır.
Dolayısıyla, kat karşılığı inşaat sözleşmelerine konu ettiğiniz arsalar ile ilgili olarak
yaptığınız giderlerin (vergi, harç ve faturalı giderler) ticari faaliyetiniz ile ilgili olmaması nedeniyle
kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılamayacağı tabiidir.
B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;
1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesapladıkları
katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak
kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri
vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği,
29/3 maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde
kullanılabileceği,
30/d maddesinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde
indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu
yapılamayacağı,
hükümlerine yer verilmiştir.
Konuyla ilgili olarak 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve
1/5/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.ç) bölümünde;
Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde
indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin mükellefin
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma
değer vergisinin indirim konusu yapılamaması nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmelerine konu
ettiğiniz arsalar ile ilgili olarak ödediğiniz KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.