Gider Pusulası Düzenlemede Üst Sınır.

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 Sayı :B.07.1.GİB.4.41.15.02-VUK-2011/5-2 02/01/2012

 Konu :Gider Pusulası Düzenlemede Üst Sınır.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda; şirketinizin savunma sanayi alanında faaliyette bulunduğunu, genel olarak

 askeri ürünler imal ettiğinizi, işleri ihale ile aldığınızı ve verilen sürede teslim etmek için dışarıdan işgücü temin ettiğinizi,

 elemanlarınızın vası ı olması gerektiğini, bu nedenle başka yerlerde sigortalı çalışan veya emekli olan kişilerle çalıştığınızı,

 elektrik teknisyeni olarak çalışan ........'un halen SGK'lı çalıştığından ödediğiniz tutarlar üzerinden gider pusulası

 düzenlediğinizi, KDV yönünden bir işlem yapmadığınızı belirterek belge düzeninin doğru olup olmadığının ve gider

 pusulası düzenlenmesinde bir üst sınır olup olmadığı yönünde bilgi talep etmiş bulunmaktasınız.

             193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiden Muaf Esnaf" başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ticaret ve

 sanat erbabından maddede yazılı şekil ve suretle çalışanların gelir vergisinden muaf olduğu, söz konusu fıkranın 2

 numaralı bendinde, bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci,

 musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır

 yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabının mua yetten faydalanacağı, anılan maddenin ikinci fıkrasında; ticari, zirai

 veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile maddede sayılan işleri gelir ve kurumlar

 vergisi mükelle erine bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf mua ığından faydalanamayacağı, aynı maddenin son

 fıkrasında ise bu mua ığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulünün olmadığı belirtilmiştir.

             Diğer taraftan, aynı Kanunun 61 inci maddesinde;

             "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile

 sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

             Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı,

 prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak

 şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez."

             hükmü yer almaktadır.

             Öte yandan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar ile

 tevkifata tabi tutulacak ödemeler belirtilmiş, 13 numaralı bendinde;

             "13.Esnaf mua ığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden (2009/14592 sayılı

 Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca)

            ...

             d) Diğer hizmet alımları (a, b ve c alt bentleri hariç olmak üzere mal ve hizmet bedelinin ayrılamaması hali de bu

 kapsamdadır) için % 10, "

             oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması hükme bağlanmıştır.

             Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesinde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde

 tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa

 yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri

 gider pusulasının vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu, bu belgenin, birinci ve ikinci sınıf

 tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edileceği

 hükme bağlanmış olup, gider pusulalarında yer alacak bedele ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır.

             Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz tarafından yaptırılan işlerin, bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak

 işçi - işveren ilişkisi doğuracak şekilde yaptırılması durumunda, yapılan ödemelerin ücret kabul edilerek Gelir Vergisi

 Kanununun 61, 63, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu işin esnaf

 mua ığı kapsamında bulunan kişilere yaptırılması halinde ise, bu kapsamda yapılan ödemeler üzerinden aynı Kanunun

 94/13-d maddesi uyarınca %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

             Ancak söz konusu işin, esnaf mua ığından yararlanmayan ve vergi mükelle olmayan kişilere yaptırılması halinde

 yapacağınız ödeme için gider pusulası düzenlenmesi gerekmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde,

 esnaf mua ığından yararlanmayan ve vergi mükelle yeti bulunmayan şahıslardan yapılan hizmet alımları için tevkifat

 yapılacağına dair hüküm bulunmadığından, gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

             Öte yandan, esnaf mua ığı belgesi alınması zorunluluğu 4444 sayılı Kanunun 14/A-1 inci maddesi ile

 kaldırıldığından vergiden muaf esnafa ilişkin şartları taşıyanlardan anılan belge aranılmaması gerekir.

             3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri

 çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olacağı hükme bağlanmış 17/4-a maddesi ile Gelir

 Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilen mükelle er tarafından yapılan teslim ve

 hizmetler, 17/4-b maddesinde ile de Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler ile aynı

 Kanunun 66 ncı maddesine göre vergiden muaf olan serbest meslek erbabı tarafından yapılan teslim ve hizmetler

 vergiden istisna edilmiştir.

             Buna göre, şirketinize hizmet ifa eden elemanların yapmış olduğu faaliyetler sonucunda elde ettiği gelirlerin, Gelir

 Vergisi Kanununa göre "ücret" olarak değerlendirilmesi halinde bu kişiler tarafından ifa edilen hizmetler KDV nin

 konusuna girmemektedir.

             Ancak, hizmet ifasında bulunan kişiler tarafından yapılan faaliyetlerin "serbest meslek faaliyeti" veya "ticari

 faaliyet" olarak değerlendirilmesi halinde bu faaliyetler genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi olmakla birlikte söz

 konusu faaliyetleri ifa edenlerin Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf veya serbest meslek erbabı olması

 durumunda bu faaliyetler kapsamında ifa edilen hizmetler KDV den istisna tutulacaktır.

             Dolayısıyla, şirketinize hizmet ifasından bulunan gerçek kişilerin yapmış oldukları faaliyetlerin "serbest meslek

 faaliyeti" veya "ticari faaliyet" olarak değerlendirilmesi ve bunları yapanların vergiden muaf esnaf veya serbest meslek

 erbabı olmaması halinde bu kişilerin KDV mükelle yeti tesis ettirerek, şirketinize fatura veya serbest meslek makbuzu

 düzenleyerek elde ettikleri gelirler üzerinden %18 oranında KDV hesaplamaları gerekmektedir.

             Ayrıca söz konusu faaliyetlerin, KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden

 yayımlanan 96 ve 97 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile getirilen ve uygulama esasları bu Tebliğler ile 60 No.lu KDV

 Sirkülerinin (2) numaralı bölümünde açıklanan "işgücü temin hizmetleri" kapsamında yer alması halinde, işlem bedelleri

 üzerinden hesaplanan KDV nin yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde %90 oranında tevkifata tabi tutulacağı tabiidir.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.