Hakedişten Kesilen SGK Primlerinin Kurum Kazancının Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı hk.

Hakedişten Kesilen SGK Primlerinin Kurum Kazancının
Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı hk.
Sayı: 
13334133-010.01-5
Tarih: 
22/02/2017
T.C.
DÜZCE VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
   
 
Sayı :13334133-010.01-5 22.02.2017
Konu :Hakedişten Kesilen SGK Primlerinin  
Kurum Kazancının Tespitinde Gider
Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı
 
 
İlgi :...  tarih ve ... kayıt numaralı özelge talep formunuz.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz tarafından kamu ihalesine konu olan işin
22.08.2011-06.06.2012 tarihleri arasında gerçekleştirildiği ve bu sürelere isabet eden sigorta
primlerinin teşvikten yararlanılarak ödendiği, yapılan işin kamu ihalesi kapsamında olması
nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili kanun gereği söz konusu dönemlere ilişkin primlerin
teşvikten yararlandırılmasının mümkün olmayacağının belirtildiği, sigorta prim farkının ihale
konusu alacaktan 25.07.2014 tarihinde mahsup edildiği, konunun Şirketinizce 2014 yılında yargıya
taşındığı ve alacaklarınızdan mahsup edilen 299.994,67 TL'nin giderlere kaydedilmeyip geçici bir
hesapta takip edildiği, … İş Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli kararı ile davanın reddine karar
verildiği, kararın Yargıtayda temyizi neticesinde de anılan kararın 16.03.2016 tarihinde onanmasına
karar verildiği belirtilerek, geçici hesapta tutulan ve gider yazılmayan 299.994,67 TL sigorta prim
tutarının hangi yılın gideri olarak dikkate alınacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin
bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum
kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde her türlü ticari ve sınai faaliyetlerdendoğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış; 38 inci maddesinde ise;
"Bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." 
hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecek olup, Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde hizmetli ve işçilerin iş
yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderlerinin, tedavi ve ilaç giderlerinin, sigorta
primlerinin ve emekli aidatı ile bu Kanunun 27 nci maddesinde yazılı giderlerin safi kazancın
tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası" ve "dönemsellik" ilkeleri geçerlidir.
Tahakkuk esasında gelir ve giderlerin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri ve
giderleri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan
alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate
alındığında bir gelir unsurunun, dönemsellik ilkesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme
bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate
alınması gerekmektedir.
Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prim Belgeleri
ve Primlerin Ödenmesi" başlıklı ikinci bölümünde sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin çeşitli
hükümlere yer verilmiş olup, anılan bölümün "Primlerin ödenmesi" başlıklı 88 inci maddesinin on
birinci fıkrasında, kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarlarının, gelir vergisi ve kurumlar vergisi
uygulamasında gider yazılamayacağı belirtilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, SGK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için bu
primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmekte olup ait olduğu döneme
bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider olarak kurum kazancının tespitinde dikkate alınması
mümkündür. Dolayısıyla, ihale konusu işe ilişkin alacaklarınızdan mahsup edilmek suretiyle
25.07.2014 tarihinde ödenen sigorta primlerinin 2014 hesap dönemine ait kurum kazancınızın
tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir. 
Bilgi edinilmesini rica ederim. 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.