Haksız rekabet ve markaya tecavüze ilişkin ödenen tazminatın ve arabuluculuk ücretinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hk.

Haksız rekabet ve markaya tecavüze ilişkin ödenen
tazminatın ve arabuluculuk ücretinin indirim konusu
yapılıp yapılmayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.38.15.01-125[11-2016/20-298]-36026
Tarih: 
26/07/2017
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 50426076-125[11-2016/20-298]-36026 26.07.2017
Konu : Haksız rekabet ve markaya tecavüze  
ilişkin ödenen tazminatın ve
arabuluculuk ücretinin indirim
konusu yapılıp yapılmayacağı hk.
         
 
 
 
 
 
   İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketiniz ile …….. arasında 556 sayılı KHK ve Türk Ticaret
Kanunundan doğan haksız rekabet, markaya tecavüz ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olarak
karşılıklı tazminat taleplerinin bulunduğu, ancak; Şirketinizin arabuluculuk müessesesini kullanarak
anlaşma imzaladığı ve söz konusu anlaşmaya istinaden ……..'ne 80.000,00 TL ödendiğinden bahisle,
yapılan arabuluculuk masraflarının ve ödenen 80.000,00 TL'nin kurum kazancının tespitinde
dikkate alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
  
   5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, birinci maddede
yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde de Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç
hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
          
   193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan
genel giderlerin, (3) numaralı bendinde ise işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilam
veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde gider
olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
     Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanununun "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11 inci maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendinde; sözleşmelerde cezai şart olarak konulan tazminatlar hariç olmak
üzere, kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi
ve manevi zarar ile tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemeyeceği
hükme bağlanmıştır.
 
   Bununla beraber, 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kanununun 18 inci maddesinde;
 
   "(1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma
belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.
 
    (2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra
edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa
başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, asıl uyuşmazlık hakkındaki
görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden talep edilebilir. Davanın görülmesi
sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh
verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam
niteliğinde belge sayılır.   
 
   ..."
 
   hükmüne yer verilmiştir.
  
   Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak
yazılabilmesi için işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine istinaden ödenmesi
şarttır. Ancak, işle ilgili olarak ödenen tazminatlar sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı
bulunsa dahi kurumların ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından kaynaklanması
halinde gider olarak dikkate alınamayacaktır.
          
   Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz ile ……… arasında imzalanan anlaşmanın icra
edilebilirliğine ilişkin şerh verilerek ilam niteliğinin sağlanması şartıyla, bu anlaşmaya göre yapılan
arabuluculuk masraflarının ve Şirketiniz tarafından adı geçen şirkete ödenen 80.000,00 TL tazminat
tutarının, işle ilgili olması ve kurumunuzun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının
kusurlarından kaynaklanmamış olması kaydıyla, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınması mümkün bulunmaktadır.
    
   Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
    
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.