Hasılat Paylaşımında KDV Uygulaması
Hasılat Paylaşımında KDV Uygulaması
Sayı:
B.07.1.GİB.4.10.15.01-130[2013-1464]-108
Tarih:
28/11/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
Sayı : 46480499-130[2013-1464]-108 28.11.2016
Konu : Hasılat Paylaşımında KDV Uygulaması
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; belediye sınırlarınız içerisindeki
toplu taşıma işini ihale ettiğiniz, ihaleyi alan …. Kooperatifi ile Belediyeniz arasında 16.04.2013
tarihinde Hasılat Paylaşımına Dayalı Rotasyonlu Şehir İçi Toplu Taşıma Hizmetleri İhale
Sözleşmesi" imzalandığı, söz konusu Sözleşmenin "Ödeme Şekli" başlıklı 7 nci maddesine göre
Belediyenizin 18 ay süreli hasılat paylaşımına dayalı rotasyonlu hatlarda çalışacak olan 24 adet
aracın 1 aylık toplam hasılatının anlaşma yapılacak olan bankadaki hesapta toplanacağı, akıllı kart
dolumlarını yapan bayilere yapmış oldukları aylık dolum bedellerinin her bayi için KDV dahil % 1
oranında, Belediyeye aylık taşıma hasılatının KDV dahil % 11,01 lik oranında pay verileceği, geriye
kalan aylık taşıma hasılatının KDV dahil % 87,99 'luk kısmının ihaleyi alan yüklenicinin ilgili
hesabına her ayın bitiminden sonraki iş gününde yüklenici tarafından kesilen fatura karşılığında
aktarılacağı, hasılat paylaşımına dayalı aylık toplam cironun paylaşımının sevk ve idaresinin
Belediyeniz Mali Hizmetler Müdürlüğü uhdesinde yapılacağı, kartlara dolum yapacak olan bayiler,
Belediyeniz ve taşımacılık faaliyetinde bulunan Kooperatifin kurumlar vergisi ve katma değer
vergisi yönünden yükümlülüklerinin neler olduğu hususunda Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz
anlaşılmaktadır.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi
kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2'nci maddesinin
üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve
kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi
kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği belirtilmiştir.
Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin
özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu,
diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir
organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da
hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veyavakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı,
satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar
edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını
değiştirmeyeceği açıklanmıştır.
Kiralama işlemlerinde iktisadi işletme oluşup oluşmadığı hususu, kuru mülkiyet kiralaması ile
iktisadi işletme mahiyetinde bulunan bir kiralanma olması halinde ayrı ayrı değerlendirmeye tabi
tutulmaktadır.
Kuru mülkiyet kiralaması şeklinde gerçekleştirilen kiralamalar ticari amaçla ya da ticari bir
organizasyon çerçevesinde gerçekleştirilmediği veya devamlı surette belirli bir hacim ve
ehemmiyette olmadığı müddetçe bu kiralama işlemi nedeniyle oluşacak bir iktisadi işletmeden söz
etmek mümkün bulunmamaktadır. Ancak, işletilmeye hazır hale getirilen veya iktisadi bir faaliyetin
icrasına tahsis edilen gayrimenkullerin kiralanması ticari nitelik arz edeceğinden, bu tür
kiralamalarda iktisadi işletmenin oluştuğu kabul edilecektir.
Buna göre, …. Belediyesi tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte
Belediyeye ait toplu taşıma hattının kiralanması işleminin, ticari bir organizasyon çerçevesinde
gerçekleştirildiği, devamlı surette belirli bir hacim ve ehemmiyette olduğu ve işletme hakkının
devrini de içerdiğinden Belediye bünyesinde oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi
mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli
idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere,
üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar
tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya
tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi
olduğu hükmü yer almaktadır.
KDV Kanununun 23 üncü maddesinin (f) bendi hükmünün Bakanlığımıza vermiş olduğu yetkiye
dayanılarak, 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi
Genel Uygulama Tebliğinin (III/A-4.5) bölümünde;
"3065 sayılı Kanunun (23/f) maddesi hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak, belediyeler tarafından
yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında kullanılan biletlerin ve kartların bayiler tarafından satışında,
özel matrah şekline göre vergileme yapılması uygun görülmüştür.
Buna göre, belediyeler ve bağlı işletmeleri tarafından yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında (metro
dahil) kullanılan bilet ve kartların, bu işletmeler dışındaki bayiler tarafından yolculara satışına
ilişkin KDV, bayinin satış bedeli üzerinden iç yüzde oranına göre hesaplanarak belediyelere bağlı
işletmelerce beyan edilir.
Bayiler, bu şekilde bilet veya kart satışları için ayrıca vergi hesaplamazlar. Özel matrah şekline
göre vergilendirilen bilet ve kart satışları dışında KDV'ye tabi başka faaliyetleri olmayan bayilerin
KDV mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre; Belediyeniz ile …. Kooperatifi arasında imzalanan "…. Belediye Başkanlığı Hasılat
Paylaşımına Dayalı Rotasyonlu Şehir İçi Toplu Taşıma Hizmetleri İhale Sözleşmesi" nin tarafları
olan;
- Akıllı kart dolumlarını yapan bayiler tarafından yolculara yapılan satışa ilişkin KDV'nin, bayinin
satış bedeli üzerinden iç yüzde oranına göre hesaplanarak belediyeye bağlı işletme tarafından
beyan edilip ödenmesi,
- Gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olan dolum yapacak bayilerin hasılat paylaşımında
kendilerine düşen pay üzerinden düzenledikleri faturada % 18 oranında KDV hesaplanması ve
beyan edilmesi,
- Taşımacılık işini yapan adı geçen kooperatifin hasılat paylaşımında kendisine düşen pay üzerindendüzenleyeceği faturada % 18 oranında KDV hesaplanması ve beyan edilmesi,
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.