Her bir işlem bazında küçük tutarlı olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hk.

Özelge: Her bir işlem bazında küçük tutarlı olan alacaklar
için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hk.
Sayı: 
11395140-105[323-2012/VUK-1- . . .]-1631
Tarih: 
03/10/2013
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 11395140-105[323-2012/VUK-1- . . .]-1631 03/10/2013
Konu : Her bir işlem bazında küçük tutarlı olan alacaklar için  
şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki sözleşmelerin incelenmesinden;
            - Firmanızın, sms, wap, ussd veya web sistemleri kullanılarak internet üzerinden belli
limitler dahilinde yapılan mal/hizmet alışverişlerinde kullanılan mobil ödeme sisteminde aracılık
hizmeti verdiği,
            - Mobil ödeme sisteminin GSM operatörleri veya ayrı bir şirket tarafından işletilerek
firmanızın kullanımına sunulduğu, anılan sistemde mobil elektronik haberleşme ağı ve üye işyerinde
bulunan GSM operatörü SIM kartını haiz pos cihazları kullanılarak satış yapıldığı,
            - Söz konusu sistemde, satıcı durumundaki sisteme üye işyerlerinden alışveriş yapan GSM
kullanıcılarının (müşterilerin) ödemelerini cep telefonları aracılığıyla yaptığı,
            - Müşterilerin satın aldığı malın/hizmetin faturasının ise satıcı üye işyeri tarafından
müşterilerin adına düzenlendiği,
            - Yapılan ödemelerin GSM operatörlerince söz konusu müşteriler adına düzenlenen telefon
faturalarında "Tahsilata Aracılık Hizmeti" adı altında ayrıca gösterildiği veya ön ödemeli faturasız
hatlarda hat hesabında bulunan tutardan düşüldüğü,
            - GSM operatörlerinin sadece tahsil ettiği "Tahsilata Aracılık Hizmeti" adı altında ayrıca
gösterilen tutarları firmanıza aktardığı, firmanızın da söz konusu tutarları üye işyerlerine aktardığı,
            - GSM operatörlerinin tahsil edemedikleri söz konusu tutarlar ile GSM operatörlerince tahsil
edilerek firmanıza aktarılmış tutarlardan üye işyerine aktarılmayan tutarlar için de GSM
operatörlerinin hiçbir sorumluluk taşımadıkları,
            - GSM operatörlerinin cep telefonları faturalarında kısmen tahsil ettikleri bedel içinden
öncelikle kendi alacaklarını tahsil ettikleri, kalan kısmı ise firmanıza aktardıkları,
            - GSM operatörlerinin firmanıza düzenledikleri aylık tahsilat raporlarında, sistemi kullanan
müşterilerin sayısı ve listesi, sistem ile gerçekleştirilen toplam ödeme tutarı, işlem adedi ve işlem
bazında mal/hizmet bilgisi ile tutarı, tahsilatı yapılamayan müşterilere ilişkin bilgilerin yer aldığı,
            - GSM operatörlerinin temel sorumluluğunun mobil elektronik haberleşme altyapısının
firmanıza kullandırılmasından ve bu sistemde tahsilat şartına bağlı olarak (tahsilat riski tamamen
firmanızda veya üye işyerinde olmak kaydıyla) tahsil edilen bedellerin firmanıza aktarılmasından
ibaret olduğu,            - GSM operatörlerinin, sözleşme kapsamında sunduğu mobil ödeme sisteminde mobil
elektronik haberleşme altyapısının kullandırılması hizmet bedelini aylık olarak fatura
düzenleyeceği, ayrıca ilgili aya ait tahsilatına aracılık edilen bedel esas alınarak işlem türü bazında
belirlenen belli oranlar üzerinden hesaplanacak komisyon tutarı için ise her ayın 15 inde gönderilen
tahsilat raporları dikkate alınarak firmanıza fatura düzenleyeceği, firmanız tarafından fatura
tarihinden itibaren 15 gün içinde GSM operatörlerine ödemeleri yapmanız gerektiği, ödeme
yaptığınıza ilişkin olarak GSM operatörlerine makbuz göndereceğiniz,
            - Üye işyerlerinin müşterilere sattıkları mal/ hizmet karşılığında yapılan mobil ödeme
aracılık hizmeti için üye işyerine fatura düzenleyerek hasılat olarak hesaplarınıza aldığınız,
            - GSM operatörlerinin faturalı hat kullanıcılarından fatura bedellerini zamanında tahsil
edememeleri sonucu "Tahsilata Aracılık Hizmeti" adı altında faturada yer alan mobil ödeme sistemi
kanalıyla yapılan işlemlerin bedellerinin zamanında firmanıza aktarılamadığı,
            - Tahsilatına aracılık edilen mobil ödeme işlemleri ile ilgili olarak, GSM operatörlerince
müşterilerden tahsil edilemediği için tarafınıza ödenemeyen bu tutarların firmanız için finansal
açıdan risk oluşturduğu,
            - GSM operatörleri ile firmanız arasında yapılan mobil ödeme tahsilatına aracılık hizmet
sözleşmelerinde yer alan batık riski (tahsil edilemeyen) tutarlarının, GSM operatörlerinin faturalı
kullanıcılarına ödenmemiş faturaları için yapmış oldukları ödeme emri bildirimleri ile yaptıkları
protestolara rağmen tahsil edilemediği belirtilerek,
            yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen müşteri tarafından
ödenmemiş bulunan, dava ve icra takibine değmeyecek derecede her bir işlem bazında küçük
tutarlı (1,00 - 100 TL arası GSM operatörlerine fatura düzenlenerek gelir yazılan ancak tahsil
edilmemiş) olan bu alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hususunda
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde;
            "Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
            1- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
            2- Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından
ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
            şüpheli alacak sayılır.
            Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte
karşılık ayrılabilir.
            Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda
bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
            Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar
hesabına intikal ettirilir."
            hükmü yer almaktadır.
            Yukarıdaki Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava ve icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan
protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan
dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu
şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân
bulunmamaktadır.            Bir alacağın dava veya icra safhasında olduğunun kabulü için mahkemeye dava veya icra
merciine takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icra merciine yapılan
başvuruların takip edilmesi gerekmektedir.
            Diğer taraftan, şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık
ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için
daha sonraki dönemlerde karşılık ayrılması mümkün olmamaktadır.
            Öte yandan, Vergi Usul Kanununun 323/2 nci maddesine göre karşılık ayrılabilmesi için,
Kanun maddesinde belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup söz konusu alacağın
hem yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından
ödenmemiş olması hem de bu alacağın dava ve icra takibine değmeyecek ölçüde "küçük alacak"
olması gerekir.
            Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların tespiti açısından dava
edilecek alacak için avukatlık ücreti, yargı harcı, notere yapılacak ödemeler ile posta giderleri
toplamı dikkate alınarak tahmini bir dava maliyeti bulunacak ve bu tutar alacakla kıyaslanacaktır.
Tahmini dava maliyetinin alacaktan daha büyük olması halinde, borçlunun noter vasıtasıyla protesto
edilmesi veya borcun (3. kişilere ispat açısından kanaat verici belge olacak şekilde) bir yazı ile
istenmesi ve protestonun ya da yazının muhatabına ulaşmış olması gerekmektedir.
            Bahsi geçen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere "yazı ile isteme" herhangi bir şekil
şartına bağlanmamıştır. Bununla birlikte ilgili kanun metninde borcun istenilmesine ilişkin yazıların
taahhütlü olarak gönderileceği hususunda hüküm bulunmamış olsa da, şüpheli alacak karşılığı
ayırabilmek için "yazı ile borcun bir defadan fazla istenmesi" halinin tarafınızca tevsik edilebilmesi
gerekmektedir.
            Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) bendinde,
vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas
olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her
türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir.
            Yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dava ve icra takibine
değmeyecek derecede küçük alacakların yazı ile istenmesi durumunda,
            • Yazının farklı günlerde muhatabına bir defadan fazla ulaşmış olması,
            • Yazının borçlunun kendisine veya hukuken teslim alabilecek şahıslara tebliğ edilmiş
olması,
            • Yazının kime ve hangi tarihte tebliğ edildiğini tevsik eden evrakın zamanaşımı süresince
muhafaza edilmesi,
            • Mezkur Kanunun 323 üncü maddesinin uygulamasına mahsus olması,
            • Yazıların özel kargo şirketi vasıtasıyla gönderilmesinin posta mevzuatına aykırılık teşkil
etmemesi,
            şartıyla borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede
küçük alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.
            Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, mobil ödeme sisteminde tahsilatına aracılık edilen
bedel içerisinde GSM operatörlerinin ve firmanızın verilen hizmetler karşılığı komisyon tutarları ile
üye işyerinin sattığı mal veya yaptığı hizmet karşılığı tahsil edeceği bedel yer almaktadır.
            Buna göre, şirketinizin sadece üye işyerine verdiği hizmet dolayısıyla alacağı komisyon için
düzenlediği faturada yer alan ve GSM operatörlerince müşterilerden tahsil edilemeyen bedel için
323 üncü maddedeki şartları taşımak kaydıyla, üye işyerlerine yapılacak protestoya veya yazı ile birdefadan fazla istenilmesine rağmen üye işyerleri tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine
değmeyecek derecede küçük alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
            Diğer taraftan, GSM operatörlerince faturalı hat kullanıcılarına ait faturaların zamanında
tahsil edilememesi nedeniyle faturalı kullanıcılarına ödenmemiş faturaları için yapmış oldukları
ödeme emri bildirimleri ile yaptıkları protestolara rağmen tahsil edilemediği raporlarına istinaden
GSM operatörlerine (doğrudan GSM operatörlerine bir hizmet sağlanmadığı ve mal satışı
olmadığından) fatura düzenlenmesi söz konusu olamayacağı gibi bu tutarlar için anılan raporlar
dayanarak gösterilerek şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir.
            Öte yandan, GSM operatörleri ile şirketiniz arasındaki özel sözleşmeler vergi uygulamaları
açısından sadece firmanız ile GSM operatörleri açısından hüküm ifade etmektedir. Bu tür
sözleşmelerin hükümlerinin sözleşmenin tarafı olmayan vergi idaresini bağlaması mümkün
bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.