Hizmet borçlanmasının gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.
Hizmet borçlanmasının gelir vergisi matrahından indirim
konusu yapılıp yapılmayacağı.
Sayı:
11355271-120.04.06[63-2019/33]-30653
Tarih:
05/05/2022
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı : 11355271-120.04.06[63-2019/33]-30653 05.05.2022
Konu : Hizmet borçlanmasının gelir vergisi
matrahından indirim konusu yapılıp
yapılmayacağı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Hava Kuvvetleri Komutanlığında çalıştığınızı, 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası gereğince sivil öğrencilik sürelerinize ait
borçlanma talebinde bulunduğunuzu ve talebinizin SGK tarafından olumlu değerlendirilmesi
neticesinde 23.11.2017 tarihinde borçlanma tutarınızın tamamını peşin olarak ödediğinizi
belirterek, ödeme yaptığınız tutarın gelir vergisi matrahınızdan indirim konusu yapılıp
yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tarifi yapılmış olup, 63 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve
primlerin ücretin safi değerinin tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Konuyla ilgili olarak yayımlanan 111 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Emekli Sandığı Ve
Sosyal Sigorta Kurumlarına Ödenen Borçlanma Aidat ve Primleri" başlıklı bölümünde;
"Belli şartları taşıyan kimselerin sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla, kanunla kurulan ve tüzel
kişiliği haiz Emekli Sandıkları ve Sosyal Sigorta Kurumlarına, ödenen paralara aidat ve prim
denilmekte ve bunlar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesindeki şartlarla, ücretin
gerçek safi tutarının hesabında, gider olarak indirilmektedir.
Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarından, kanunla kurulmuş olanların üyelerine çeşitli
kanunlarla, daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle
ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanınmaktadır.
Bunun için, kanunlarla belli edilen koşullar altında borçlanılan aidat ve primlerin, üyelerce
ödenmesi zorunludur.
Bu ödemeler de Gelir Vergisi Kanununun 63/2 maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğindedir ve
bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması sırasında gider olarak indirilmesi, Gelir
Vergisi Kanununun lafzına ve ruhuna uygun görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
A - Emeklilik aidatı ve sosyal sigorta primlerinin gider olarak indirilmesi kanunen kabul edilmiş
bulunan kurumlara, kanunlarında öngörülen şekilde ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma
aidat ve primlerinin miktarına ve nispetine bakılmaksızın, kesildiği aya ait gelir vergisi matrahının
tespitinde gider olarak nazara alınması;
B - Aidat toptan ödenmişse, ödenen tutara ulaşılıncaya kadar bu miktarın ücretlerin, vergiye tâbi
tutarından indirilmesi;
C - Ücretlerinin gerçek ve safi tutarlarının hesabında gider olarak indirilmek suretiyle vergi dışı
bırakılmış olan aidat ve primlerini, türlü nedenlerle geri alan ve kendilerine toptan ödeme
yapılanların, yeniden iştirakçi durumuna girmeleri nedeniyle ilgili kuruma peşin ya da borçlanma
suretiyle iade ettikleri aidat ve primlerin tekrar gider olarak indirilmemesi, gerekmektedir."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2017 yılında sivil öğrencilik süreleriniz ile ilgili olarak borçlanmak
suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna peşin olarak toptan ödediğiniz aidat ve primlerin, ödeme
belgesinin işverene ibraz edilmek suretiyle, ödemenin yapıldığı 2017 yılının ilgili ayından başlamak
üzere, söz konusu tutarın tamamı indirim konusu yapılana kadar, safi ücretinizin tespitinde gider
olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Dolayısıyla, 2017 yılında toptan ödenen söz konusu primlerin; çalışıyor olmanız nedeniyle ödendiği
yılın ilgili ayından itibaren safi ücretinizin tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması
mümkündür.
Diğer taraftan, söz konusu dönemlerde indirim konusu yapılmayan primlerle ilgili düzeltme
zamanaşımı süresi içerisinde, fazla ve yersiz tahsil edilen vergiler kapsamında çalıştığınız kurum
tarafından gerekli düzeltme ve iade işlemlerinin yapılabileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.