Hizmet ifasından önce fatura düzenlenmesi hk.

Özelge: Hizmet ifasından önce fatura düzenlenmesi hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.10-173
Tarih: 
19/01/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.10-173 19/01/2012
Konu : Hizmet ifasından önce fatura düzenlenmesi  
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, faaliyet konusu tarımsal ürünler alım, satım, peyzaj ve
uygulaması olan firmanızın, müşterilerle yapılan sözleşmeler gereği bakım hizmeti verdiği, hizmet
sözleşmelerinin asgari bir yıllık süreyi kapsadığı ve faturasının defaten düzenlenerek bedelinin
tahsil edildiği belirtilerek, hizmet tesliminden önce düzenlenen faturanın hangi dönemin geliri
olacağı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır. 
            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin
bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum
kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
            Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci
maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, Bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise
farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek
giderler sayılmıştır.
            Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki
temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla
kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının
ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir.
Dönemsellik ilkesinde ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
Ayrıca "Dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre
muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla
karşılaştırmak durumundadırlar.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesinde, gelecek bir hesap dönemine ait
olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan
hasılatın,  mukayyet  değerleri  üzerinden  aktifleştirilmek  suretiyle  değerleneceği;  287  nci
maddesinde ise, gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap
dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirmek
suretiyle değerleneceği hükmüne yer verilmiştir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, müşteriniz olan firmalarla yaptığınız asgari bir yıl süreli
hizmet sözleşmeleri uyarınca firmanızca faturası defaten düzenlenerek bedeli peşin tahsil edilen
hizmet bedellerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 287 nci maddesi hükmü gereğince mukayyetdeğerleri üzerinden pasifleştirilmesi suretiyle değerlenmesi ve ilgili oldukları dönemler itibariyle
gelir olarak kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması gerekir.
           KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
            -1/1 inci maddesinde;  Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
-10 uncu maddesinin, (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde,
malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendinde, malın tesliminden veya hizmetin
yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen
miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle ve (c) bendinde de,
kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan
hallerde, her bir kısmın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana
geleceği,
-20/1 inci maddesinde ise hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel
olduğu,
hüküm altına alınmıştır.
            Buna göre, firmanızca, hizmet tamamlanmadan önce fatura düzenlenmesi halinde KDV
Kanununun 10/b maddesi hükmü uyarınca fatura bedeli üzerinden hesaplanan KDV nin, faturanın
düzenlendiği vergilendirme dönemine ait beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.