İadesi gereken MTV'nin kurum kazancına dahil edilip edilmeyeceği hk.
Özelge: İadesi gereken MTV'nin kurum kazancına dahil
edilip edilmeyeceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.10.15.01-2010/KVK-824-11
Tarih:
26/01/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
İVEDİ
Sayı : B.07.1.GİB.4.10.15.01-2010/KVK-824-11 26/01/2012
Konu : İadesi gereken MTV'nin kurum kazancına dahil
edilip edilmeyeceği
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile aktifinize kayıtlı araçlarınız için 2005-2010 yılları arasında
fazla ödemiş olduğunuz Motorlu Taşıtlar Vergisinin (MTV) iadesini ... Vergi Dairesinden talep
ettiğiniz belirtilerek ilgili yıllarda gider yazılan MTV'nin her yıl için gelir düzeltmesi yapılıp
yapılmayacağı ya da iade alındığı yılda gelir kaydedilip kaydedilemeyeceği hususunda
Başkanlığımızın görüşünü istemektesiniz.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde;
"(1) Kurumlar Vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanır.
(2) Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri
uygulanır."
hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası" ve "dönemsellik" ilkeleri geçerlidir.
Tahakkuk esasında, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri
veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan
alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate
alındığında bir gelir unsurunun, dönemsellik ilkesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme
bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate
alınması gerekmektedir.
Dönemsellik ilkesinin doğal sonucu olarak; bir hasılatın, belli bir döneme ilişkin safi kurumkazancının belirlenmesinde müspet unsur olarak dikkate alınabilmesi için, bu hasılatın söz konusu
döneme ait olması gerekir. Bir gelir unsuru, geçmiş dönemlere veya gelecek dönemlere ait ise,
tahakkukun hangi dönemde olduğuna veya olacağına bakılmaksızın, söz konusu gelirin dönemsellik
ilkesi gereği ilgili bulunduğu dönemde dikkate alınması gerekir.
Buna göre, kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığından ve ticari kazanç gibi tespit
edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir. Tahakkuk ise gelirin miktar ve mahiyet
itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için geliri doğuran işlemin tekemmül etmesi gereklidir.
Konu ile ilgili olarak ... Vergi Dairesi ile yapılan yazışma sonucu, azami toplam ağırlıkları 19.000 kg
olduğu halde MTV'nın II sayılı tarifenin en yüksek dilimi olan 20.001 kg ve yukarı üzerinden MTV'si
hesaplanan çekici araçlar dolayısıyla tahsil edilen vergilere ilişkin düzeltmelerin yapılarak red ve
iade işlemini gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; 2005/2010 yılları arasında ödenmiş olan MTV'den yersiz ve fazla
tahsil edilen kısımların, ... Vergi Dairesi tarafından düzeltmenin yapıldığı dönemde tutar ve mahiyet
itibarıyla kesinleşmiş olduğu kabul edileceğinden, bu dönem itibarıyla kurum kazancının tespitinde
gelir unsuru olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.