İflas ertelemesi nedeniyle atanan kayyıma firma tarafından yapılan aylık ödemelerin Asliye Tic. Mahkemesine yapılmasından dolayı şirketin G.V. ve Damg
İflas ertelemesi nedeniyle atanan kayyıma firma tarafından
yapılan aylık ödemelerin Asliye Tic. Mahkemesine
yapılmasından dolayı şirketin G.V. ve Damga V. hesaplayıp
hesaplamayacağı
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[94-2015/256]-81150
Tarih:
14/09/2015
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir vergileri Grup Müdüdlüğü)
Sayı :62030549-120[94-2015/256]-81150 14/09/2015
Konu :İflas ertelemesi nedeniyle atanan
kayyıma firma tarafından yapılan
aylık ödemelerin Asliye Tic.
Mahkemesine yapılmasından dolayı
şirketin G.V. ve Damga V. hesaplayıp
hesaplamayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin iflas ertelemesi talebinde bulunduğu, bu
nedenle firmanıza kayyım atandığı, atanan bu kayyımlara aylık ödeme yapıldığı, ödemelerin direkt
kayyımlara değil de asliye ticaret mahkemesine yapıldığı belirtilerek bu ödemeler nedeniyle gelir
vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edilmiş olup konu
hakkında Başkanlığımız görüş aşağıda açıklanmıştır.
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı,
safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir
işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile
temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans,
aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş
bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 94 üncü, Kurumlar Vergisi Kanununun ise 15 inci maddesinin birinci
fıkralarında; kamu idare ve kuruluşları, iktisadi kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri,
iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım
fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai
kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, söz konusumaddelerde bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben
yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir ve kurumlar vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları
gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanunun 96 ncı maddesinde,"Vergi tevkifatı, 94 üncü madde kapsamına giren
nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi,
vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda
gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder" denilmiş, 98 inci maddede "94 üncü madde
gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk
ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü
akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar" hükmü yer almıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, firmanızın iflas ertelemesi nedeniyle atanan kayyıma
Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile yapılan aylık ödemelerin ücret ödemesi olarak
değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 61,94,103 ve 104 üncü maddeleri gereğince gelir
vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.
DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda
yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin
kâğıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların damga
vergisini kişilerin ödeyeceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel
ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı
tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/b
fıkrasında, "Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken
bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans
olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına
açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde
nakli veya tediyeyi temin eden kağıtlar" ın nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre Damga Vergisi Kanununun 8 inci maddesi kapsamında resmi daire olan asliye
ticaret mahkemelerine yapılan ödemeler nedeniyle damga vergisi kesintisi yapılmayacak, ancak
ilgili mahkemeler tarafından kişi konumundaki kayyımlara yapılacak ödemeler sırasında düzenlenen
kağıtların Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması ve
verginin ilgili mahkeme tarafından kesinti suretiyle tahsil edilerek ödenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.