İhraç edilen bonolara ilişkin faiz tutarlarının gider yazılıp yazılmayacağı ve tevkifatın hangi kurum tarafından yapılacağı hk.

İhraç edilen bonolara ilişkin faiz tutarlarının gider yazılıp
yazılmayacağı ve tevkifatın hangi kurum tarafından
yapılacağı hk.
Sayı: 
84098128-125[15-2015/9]-5793
Tarih: 
22/02/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
   
Sayı : 84098128-125[15-2015/9]-5793 22.02.2017
Konu : İhraç edilen bonolara ilişkin faiz  
tutarlarının gider yazılıp
yazılmayacağı ve tevkifatın hangi
kurum tarafından yapılacağı.
 
   İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; işlemiş bono faizlerinin geçici vergi dönemleri ya da o
yıla isabet eden kısımlarının gider yazılıp yazılamayacağı ile kupon faiz ödemelerinde gelir vergisi
kesintisinin  hangi  kurum  tarafından  yapılacağı  hususlarında  Başkanlığımız  görüşü  talep
edilmektedir.
 
I- GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde;
kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari
kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde, her
türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş; 38 inci
maddesinin birinci fıkrasında da;
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda vebaşındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde ise, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler sayılmış
olup, maddenin (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılan genel giderlerin, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükmüne yer
verilmiştir.
Diğer taraftan, ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası" ve "dönemsellik esası" olmak üzere
iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle
kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin
miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması
gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin
sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate
alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet veya tutar itibariyle
kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında,
" Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla;
a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış
ve satış bedelleri arasındaki fark,
b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası
halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,
c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri
dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı
olmayan),d)Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden
sağlanan gelirler
Üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yaparlar. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2
nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları
kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre
kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca
belirlenenler için bu oran % 0 olarak uygulanır." hükmü,
(2) numaralı fıkrasında ise,
"Bu Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye
iratlarından (Hazine ve 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından yurt
dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç), ödemeyi yapanlarca, banka veya
aracı kurumlara veya bunlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler hariç, % 15
oranında vergi tevkifatı yapılır. Bankalara veya aracı kurumlara alış bedeli tevsik edilmeksizin
teslim edilmiş olan menkul kıymetlerin gelirlerinin ödenmesinde ise ödeme banka veya aracı
kurumlar aracılığıyla yapılsa dahi tevkifat yapılır. Menkul kıymetin bir banka veya aracı kurum
aracılığıyla alınmış olması halinde tevkifatta, bu işlemdeki itfa bedeli ile alış bedeli arasındaki fark
esas alınır. Bu iratlar üzerinden 94 üncü madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü
maddesi kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz."
hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca, konu ile ilgili olarak yayımlanan 257 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde;
" 2.1.1. Saklamacı kuruluşların tevkifat sorumluluğu
Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan kişi veya kurumlar, satın
aldıkları kıymete ilişkin saklama hizmetini, Takasbank-Merkezi Kayıt Kuruluşu dışında saklama
hizmeti veren saklamacı kuruluşlardan sağlayabilmektedir. Bu kuruluşlar müşterilerinin menkul
kıymet hareketlerinin kaydının tutulması, bunların maliyet ve satış fiyatı bilgileri ile dönemsel
getirilerinin takip ve tahsiline ilişkin işlemlerin yürütülmesini onlardan aldıkları yetki çerçevesinde
ve müşterileri adına yürütmektedirler.
....
Saklamacı kuruluşların taraf olduğu işlemlerde, müşterilere ait menkul kıymetlere ilişkin
maliyet ve fiyat bilgilerinin en sağlıklı şekilde saklamacı kuruluşlar tarafından izlenebiliyor olması
ve aracı kurumların bilgisi dahiline girmeden, bazı tezgah üstü işlemlerin saklamacı kuruluşlar
nezdinde gerçekleşiyor olması nedenleriyle; Geçici 67 nci maddenin (17) numaralı fıkranınBakanlığımıza verdiği yetki çerçevesinde, Takasbank-Merkezi Kayıt Kuruluşu dışındaki saklamacı
kuruluşlardan saklama hizmeti alan yatırımcılar açısından, tevkifatın bu yatırımcıların varlıklarının
bulunduğu saklamacı kuruluşlarca yapılması uygun bulunmuştur.
....
2.1.1.3. Tahsiline aracılık ettikleri gelirler
Saklamacı kurum veya kuruluşların tahsiline aracılık ettikleri gelirler üzerinden, bu Tebliğde
yer alan esaslar çerçevesinde tevkifat yapılacaktır.
Öte yandan, itfa ve/veya kupon ödemesine konu tahvil ve bonolarda, bu menkul kıymetlere
ilişkin itfa gelirlerinin, fiziken veya hesaben nezdinde bulunduran saklamacı kuruma ödenmesi
esnasında, ödemeyi yapanlarca tevkifat yapılmayacaktır. Saklamacı kuruluşlarca, tahsil edilen bu
gelirler üzerinden nihai sahibine ödeme aşamasında tevkifat yapılacaktır.
Ayrıca, Takasbank nezdindeki hesaplarda bulunan tahvil ve bonoların itfa ve kupon
ödemelerinde tahsile aracılık eden başka bir aracı kurum, banka veya saklamacı kuruluşun
bulunmaması durumunda, Geçici 67 nci maddenin 17 numaralı fıkrasının Bakanlığımıza verdiği
yetki çerçevesinde söz konusu menkul kıymetlerle ilgili itfa ve kupon ödemelerindeki tevkifatın
kendisine bildirilen alış maliyeti bilgisi esas alınarak Takasbank tarafından yapılması uygun
bulunmuştur.
....
3. Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye
iratları üzerinden yapılacak tevkifat
Geçici 67'nci maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile tahvil ve bonoların elde
tutulma süreci veya itfası sırasında elde edilen gelirler üzerinden, itfa bedeli veya dönemsel
getirinin tahsiline aracılık eden banka veya aracı kurumlar tarafından tevkifat yapılması
öngörülmüştür. İtfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsilinde banka veya aracı kurum
kullanılmadığı durumlarda elde edilen getiriler üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin düzenleme de
maddenin (2) numaralı fıkrasında yapılmıştır. Söz konusu düzenlemede, banka veya aracı
kurumlara kendi portföylerinde yer alan kıymetler dolayısıyla yapılan ödemeler üzerinden tevkifat
yapılmaması öngörülmüştür.
Bu kapsamda Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı
bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca, banka veya aracı kurumlara veya
bunlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler hariç, % 15 oranında vergi tevkifatı
yapılacaktır.....
Banka veya aracı kurumlar aracılığıyla diğer gerçek ve tüzel kişilere ödenenler, yukarıda da
belirtildiği üzere tevkifatın banka veya aracı kurum aracılığıyla yapılacak olması dolayısıyla tevkifat
kapsamı dışında tutulmuşlardır. Tevkifatın banka veya aracı kurumca gerçekleştirilemediği
durumlarda, ödeme banka veya aracı kurum aracılığıyla yapılsa dahi ihraç edenlerce tevkifat
yapılacaktır.
....
İtfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsilinde banka veya aracı kurum kullanılmadığı
durumlarda elde edilen getiriler üzerinden ödemeyi yapanlarca gerçekleştirilecek tevkifatlar aylık
olarak muhtasar beyanname ile beyan edilecektir.…."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu çerçevede, Şirketiniz tarafından yurtiçinde ihraç edilen bonoları elinde bulunduran
yatırımcılara söz konusu bonoların elde tutulması sürecinde yapılan kupon ödemeleri ve itfa
ödemeleri üzerinden;
- İtfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsiline banka veya aracı kurumların aracılık ettiği
hallerde banka ve aracı kurumlarca,
- Saklamacı kuruluşların taraf olduğu işlemlerde, Takasbank-Merkezi Kayıt Kuruluşu dışındaki
saklamacı kuruluşlardan saklama hizmeti alan yatırımcılar açısından, bu yatırımcıların varlıklarının
bulunduğu saklamacı kuruluşlarca,
- Takasbank nezdindeki hesaplarda bulunan bonolarda, itfa bedeli veya dönemsel getirinin
tahsilinde başka bir aracı kurum, banka veya saklamacı kuruluşun kullanılmadığı durumlarda
Takasbank tarafından
geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrası kapsamında,
- İtfa bedeli veya dönemsel getirinin tahsilinde banka veya aracı kurum kullanılmadığı
durumlarda ise ödemeyi yapan olarak Şirketinizce geçici 67 nci maddenin (2) numaralı fıkrası
kapsamında tevkifat yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, ihraç ettiğiniz bonolara ilişkin faiz tutarlarının, faizlerin tahakkuk ettiği
dönemlerde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
259 uncu maddesinde "Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve
zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.
286 ncı maddesinde "Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri çıkardıkları tahvilleri
itibari değerleriyle değerlemeye mecburdurlar."
287 nci maddesinde "Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari
hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden
pasifleştirilmek suretiyle değerlenir."
hükümlerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, şirketiniz tarafından ihraç edilen borçlanma senetlerinin itibari değerleriyle, söz
konusu borçlanma senetlerine ilişkin faiz giderlerinden değerleme dönemine ilişkin olarak tahakkuk
etmiş ancak ödenmemiş kısımlarının ise değerleme günü itibariyle mukayyet değerleri üzerinden
pasifleştirilmek suretiyle değerlenmesi gerekmektedir.
 Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.