İhtiyati tedbir konulan döviz hesabına kur değerlemesi yapılıp yapılmayacağı ve gelir kaydedilmesi.

İhtiyati tedbir konulan döviz hesabına kur değerlemesi
yapılıp yapılmayacağı ve gelir kaydedilmesi.
Sayı: 
49327596-125[KVK.2015.ÖZ.49]-149000
Tarih: 
06/12/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)
   
Sayı : 49327596-125[KVK.2015.ÖZ.49]-149000 06.12.2016
Konu : İhtiyati tedbir konulan döviz hesabına  
kur değerlemesi yapılıp yapılmayacağı
ve gelir kaydedilmesi.
           
……………
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Başbakanlık Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih
ve … sayılı kararı ile ... A.Ş.'nin bağlı ortaklarından olan ... A.Ş.'deki %99.982 oranındaki hissesinin
4046 Sayılı Kanunun 2/i maddesi çerçevesinde bila bedel hisse devir sözleşmesi ile 10.02.2005
tarihinde ... Belediye Başkanlığına devredildiği, şirketinizin Tapunun …. parsellerde mevcut
488.714 m2 alanlı arsası üzerine, ... . A.Ş. lehine 49 yıllığına Üst Hakkı sözleşmesi ile üst hakkı tesis
edildiği, sözleşmenin 7.1 maddesi gereği taraf şirketçe şirketinize 22.09.2005 tarihinde …+KDV
USD ve 23.08.2006 tarihinde … +KDV USD olmak üzere … USD ödeme yapıldığı, ödeme tarihi
itibariyle faturaların düzenlendiği, beyan edildiği, ancak; üst hakkı sözleşmesinin iptali talebiyle
çeşitli sivil toplum kuruluşları ve muhalefet partileri tarafından … İdare Mahkemesi nezdinde …
iptal davası açıldığı ve süreç sonucunda, Danıştay 10. Dairesinin … tarih ve … sayılı karar düzeltme
talebinin reddi, … İdare Mahkemesi tarafından verilen … tarih ve … sayılı iptal kararıyla
30.01.2012 tarihinde "Üst Hakkı Sözleşmesi"nin iptalinin kesinleştiği, taraf şirketin vekili
tarafından Üst Hakkının iadesi halinde oluşacak zarar ve ziyan kalemlerinin ve imzalanan
sözleşmenin 7.1 maddesine istinaden, ödenen paranın iade edilmesi/ödenmesinin şirketinizden
yazılı olarak talep edildiği, karşılıklı çekilen ihtarnamelerden sonra taraf şirketçe, … Asliye 2.
Ticaret Mahkemesinde … dava açıldığı, ilgili mahkemenin … tarihli kararı ile banka hesaplarına
İhtiyati Haciz konulmasına karar verildiği, yapılan itirazlara rağmen … İcra Müdürlüğü … E. dosya
ile 10.07.2014 tarihinde Vakıflar Bankası …. şubesinde bulunan TL ve USD hesaplarınıza bloke
konulduğu ve halen hesapta … USD olduğu ancak bloke olduğu için kullanamadığınızı ve dava
sonucunda iadesi söz konusu olan bu dövizin, kur farkından oluşan kar sonucu yüksek miktarda
Kurum Geçici Vergi ve Kurumlar Vergisi tahakkuk ettiği, ayrıca gecikme faizinin de işlemeye devam
ettiği belirtilerek şirketiniz tarafından kullanılamayan döviz hesapları için ilgili dava bitene ve
ihtiyati tedbir kalkana kadar kur değerlemesinin yapılmamasının mümkün olup olmadığı,
kullanamadığınız döviz hesapları ile ilgili oluşan kambiyo karının gelir kaydedilip kaydedilmeyeceği
hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin,
mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı,
safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
            Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde; "Bilanço esasına göre ticari kazanç,
teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet
farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:            1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
           Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
            hükmü yer almaktadır.
            Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, safi kazancın
tesbit edilmesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin,
aynı maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde ise işle ilgili olmak şartıyla mukavelenameye
veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatların hasılattan
indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
            Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası"
ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş
olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve
işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu
esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve
tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
            Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 258 inci maddesinde değerleme, vergi
matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olarak tanımlanmış olup,
tanımda geçen iktisadi kıymet Kanunun 186 ncı maddesine göre işletmeye dahil mevcutlar,
alacaklar ve borçları ifade etmektedir. Yine Kanunun 280 inci maddesinde "Yabancı paralar borsa
rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış
bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye
Bakanlığınca tespit olunur. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar
ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu
Kanunun 281 ve 285'inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak
senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar
Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır." denilmektedir.
            Diğer taraftan icra ve iflas hukuku bakımından tatbik edilen haciz ve ihtiyati haciz gibi
uygulamalar, borçlunun alacaklıya olan borcunun ödenmesini ve teminini sağlamak üzere konulmuş
müesseseler olup, haczedilen malın mülkiyetini haiz borçlunun mal üzerindeki tasarruf yetkisini
sınırlandırmaktadır. Tasarruf yetkisi kendi iradesi dışındaki sebepler ile sınırlandırılmış olan borçlu
için ihtiyati tedbir konmuş varlığın işletmeye dahil ve değerlemeye tabi bir kıymet olarak
değerlendirilmesi imkanı bulunmamaktadır.        
            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ihtiyati tedbir kararı alınıp tasarruf
yetkinizin kısıtlanmış olduğu yabancı para cinsinden banka hesabınız için dönem sonlarında kur
değerlemesi yapılmaması, mahkemenin sonuçlanarak ihtiyati tedbir kararının kalkması halinde ise
mahkeme kararına istinaden şirketinizde kalacak olan tutara isabet eden kur farkının, ilgili
mahkeme karar tarihinin içinde bulunduğu hesap dönemine ait kurum kazancınızın tespitinde
dikkate alınması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
  
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.